TeKöken "Tebliğ" kelimesi Arapça kökenlidir. "Erişmek, ulaşmak" anlamına gelen "buluğ" kelimesinden türemiştir. Kullanım Alanları Hukuk: Karar, dava, bildirim ve ceza gibi belgelerin kişilere resmî yollarla ulaştırılması anlamında teknik bir terimdir. Din: Peygamberlerin vahiy ve ilahi hükümleri insanlara iletme görevini ifade eder. Edebiyat ve Hitabet: Duyguların, düşüncelerin ya da ideallerin karşıya aktarılmasında anlamlı ve bilinçli iletim süreci olarak geçer. Günlük Dil: Bir bilgiyi ciddi, et
TR
Muhammed Said Alevcan
Mekke döneminde nâzil olmuştur. Muhtevasında Hz. Nûh’un Allah elçisi olarak görevlendirilmesinden ve tebliğ faaliyetlerinden söz edildiği için sûre bu adla anılmıştır. Yirmi sekiz âyet olup fâsılaları ا، م، ن harfleridir. Genellikle Mekkî sûrelerde olduğu gibi Nûh sûresinde de tevhid inancına davet, Allah’a karşı saygılı olma ve risâletini benimseyerek Nûh’a itaat etme konuları işlenir. Nûh kavmine yönelik uyarılar Şuarâ sûresinde de yer almaktadır (26/105-120). Bu sûre aynı zamanda Hz. Nûh’un,
TRİslam Ansiklopedisi
Alİnsanın en temel varlık amacı, kendisini yoktan var eden Rabbi’ni tanımaktır. Bu tanıma süreci yalnızca bilgi edinmekten ibaret değil; akıl, kalp ve vicdanın birlikte yol aldığı bir marifet yolculuğudur. Bu yolculukta insana en büyük ipuçlarını sunan varlık, içinde yaşadığı kâinatın kendisidir. Çünkü kâinat, anlam ve maksatla örülmüş, her bir varlığı ilahî isim ve sıfatlara ayna olacak şekilde dizayn edilmiş büyük bir kitap gibidir. Kâinat Kitabının Yazılış Amacı Her kemal ve cemal sahibi, sahip
TR
Şuayip Hamza Adiloğlu
Mekke döneminin ilk yıllarında nâzil olmuştur. Elli iki âyettir. Fâsılaları ة، ل، م، ن، ه harfleridir. ”ل“ harfi yalnız bir yerde (âyet 44) fâsıla olup bunun müstakil âyet sayılmadığına dair rivayete göre sûre elli bir âyettir ve fâsılaları arasında lâm harfi yoktur. Âlûsî bu ikinci görüşe katıldığını belirtmektedir (Rûḥu’l-meʿânî, XXIX, 48). Sûre ismini başındaki “el-hâkka” kelimesinden alır. “Hak, hukuk, hesap, her şeyin ortaya çıkacağı, gerçekleşeceği gün” anlamlarına gelen bu kelime, daha zi
TRİslam Ansiklopedisi
Kur’ân-ı Kerîm, Resûl-i Ekrem’e yaklaşık yirmi üç yıllık bir süre içinde parça parça indirilmiştir. Sözlü olarak vahyedilmesine rağmen Kur’an’da ondan “kitâb” diye söz edilmesi Kur’an’ın hem levh-i mahfûzda yazılı olması hem dünyada yazıya geçirilmesiyle ilgilidir. Nitekim onun başta gelen isimlerinden biri Kur’an, diğeri kitâbdır; her iki kelimenin kökünde “toplamak” anlamı bulunur; ilkinde Kur’an’ın harf ve kelimelerinin sesli, diğerinde yazılı biçimde bir araya getirilmesi söz konusudur (Abdu
TRİslam Ansiklopedisi
NâKöken "Nâzil" kelimesi Arapça kökenlidir. "İnmek" anlamına gelen "nüzul" kelimesinden türemiştir. Kullanım Alanları Dinî Metinler: Kur'ân-ı Kerîm'in ayetleri için kullanılır ("nâzil olan ayetler"). Edebiyat: Ani olaylar, felâketler veya ilahî ilhamların anlatımında tercih edilir. Günlük Dil: Beklenmedik şekilde başa gelen sıkıntıları veya ani olayları tasvir etmek için kullanılır. Hukuk: Ani gelişen durumlar veya sonradan ortaya çıkan olaylar için mecazî kullanımda yer alır.
TR
Muhammed Said Alevcan
Yesrib’de doğdu. Hazrec kabilesinin Neccâroğulları kolundandır. Annesi Suheyle bint Esved’dir. Müslüman olmadan önce okuma yazma öğrendi; Medineli yahudilerle görüşüp Tevrat’ı inceledi ve yeni bir peygamberin geleceğini öğrendi. Birinci Akabe Biatı’nın ardından İslâm’ı tebliğ etmek üzere Medine’ye gönderilen Mus‘ab b. Umeyr vasıtasıyla İslâmiyet’i kabul etti. Ertesi yıl İkinci Akabe Biatı’na katıldı. Hicretten sonra Talha b. Ubeydullah veya Saîd b. Zeyd ile kardeş ilân edildi. Hz. Peygamber’e va
TRİslam Ansiklopedisi
Mekke devrinde muhtemelen Duhân sûresinden sonra ve Ahkāf sûresinden önce nâzil olmuştur. “Hâ-mîm” ile başlayan ve Mushaf’ta ardarda gelen yedi sûrenin altıncısıdır. Kûfeliler’in sayımına göre otuz yedi, diğerlerine göre otuz altı âyettir. Bu fark, sûre başındaki “hâ-mîm” harflerinin müstakil bir âyet sayılıp sayılmamasından ileri gelmektedir. Fâsılaları م، ن harfleridir. Adını, yirmi sekizinci âyette geçen ve “diz çökmüş” veya “bir araya gelmiş” anlamlarına gelen câsiye kelimesinden alır. Ayrıc
TRİslam Ansiklopedisi
Kur’an’da ve Hadiste Nübüvvet. Kur’an’da Allah Teâlâ’nın Hz. Nûh ve İbrâhim ile soylarından gelen bazı kişilere kitap, hüküm ve nübüvvet lutfedip onları nebî ve resul yaptığı, ayrıca İsrâiloğulları’na kitap ve nübüvvet verdiği belirtilir (el-En‘âm 6/83-89; Meryem 19/49-58; el-Ahzâb 33/39-40). Çeşitli âyetlerden anlaşıldığına göre Cenâb-ı Hak, insanlara yaratılıştan itibaren peygamberler vasıtasıyla doğru yolu gösteren vahiyler ve bunları içeren kitaplar indirmiş, ilk peygamber olarak da Hz. Âdem
TRİslam Ansiklopedisi