SpSpace-Based Solar Power (SBSP) is the concept of capturing solar energy in outer space and transmitting it wirelessly to Earth for conversion into electricity. The system involves placing large solar power satellites in a high Earth orbit, where they can receive intense, unfiltered sunlight nearly 24 hours a day. This constant solar exposure avoids the limitations of terrestrial solar power, such as nighttime cycles, cloud cover, and atmospheric absorption. The collected energy is converted into
EN
Muhammed Hasan

Phoebe, Satürn’ün bilinen dış uydularının en büyüğüdür ve gezegenden ortalama 12.952.000 kilometre mesafede bulunmaktadır. Satürn’ün ekvator düzlemine göre 175 derecelik bir eğime sahip olan yörüngesi "ters yönlü" (retrograde) bir yapıdadır; bu durum Phoebe'nin Satürn ve diğer iç uyduların dönüş yönünün aksine hareket ettiği anlamına gelmektedir. Phoebe, Güneş etrafında dönen nesnelerin toplandığı Kuiper Kuşağı'ndan gelerek Satürn'ün kütleçekimine kapılmış bir Centaur nesnesi olarak sınıflandırı
TRPelin Demirci

Centaurus A, NGC 5128 olarak da bilinen ve gökyüzündeki en yakın aktif radyo galaksilerinden biri olan bir eliptik galaksidir. Galaksinin merkezi, koyu bir toz bandıyla örtülüdür; bu bant, görünür ışığı engeller ve merkezi yıldız ve gaz yapılarının doğrudan incelemesini sınırlar. Koyu toz bandı, genç yıldız kümeleri ve yoğun gaz bulutlarını barındırır. Galaksinin merkezinde yaklaşık 100 milyon güneş kütlesine sahip süper kütleli bir kara delik bulunur ve bu kara delik, galaksinin aktif çekirdeği
TR
Ümit Aydın

Galaktik Halo Yapıları, galaksilerin disk ve merkez kısımlarını çevreleyen, geniş çaplı ve küresel dağılım gösteren yıldız ve gaz unsurlarından oluşan yapılardır. Bu yapılar galaksinin görünür sınırlarının ötesine uzanır ve hem yıldız popülasyonlarını hem de sıcak, seyrek ve çoğu zaman kümeli gaz ortamlarını içerir. Elde edilen veriler, galaktik haloların galaksi evrimi, madde dolaşımı ve galaksiler arası karşılıklı etki süreçleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu göstermektedir. Galaktik Halonun
TR
Ümit Aydın

Enceladus, Satürn gezegeninin doğal uydularından biridir. Yapılan gözlemler ve analizler, bu gök cisminin buzla kaplı yüzeyinin altında sıvı su barındıran bir iç yapıya sahip olabileceğini göstermiştir. Güney kutup bölgesinden uzaya püsküren su buharı ve buz parçacıkları, Enceladus’un jeolojik olarak etkin bir uydu olduğunu ortaya koymuş ve bilimsel araştırmaların odağı hâline gelmesini sağlamıştır. Fiziksel ve Yörüngesel Özellikler Enceladus, Satürn’ün orta boyutlu uyduları arasında yer almakta
TR
Hediye Kocadeniz

Kosmos 482, Sovyetler Birliği tarafından Venüs’e gönderilmek üzere geliştirilen ancak görevi tamamlayamayan bir uzay aracıdır. Soğuk Savaş döneminde fırlatılan araç, görev sırasında yaşanan teknik sorunlar nedeniyle hedef gezegene ulaşamamış, bunun yerine Dünya yörüngesinde kalmıştır. Yaklaşık yarım yüzyıl süren yörünge yolculuğunun ardından yeniden Dünya atmosferine giriş süreci, bilim insanları ve uzay ajansları tarafından yakından izlenmiştir. Görevin Kökeni ve Amacı Kosmos 482, Sovyetler Bir
TREsmanur Aykut

Güneş Sistemi dışındaki bir yıldız sisteminden geldiği tespit edilen ilk nesne olan 'Oumuamua, 19 Ekim 2017 tarihinde Hawaii Üniversitesi'ne bağlı Pan-STARRS1 teleskobu tarafından keşfedilmiştir. Bilimsel literatürde 1I/2017 U1 olarak kaydedilen bu gök cisminin ismi, Hawaii dilinde "uzaktan gelen ilk ulak" anlamını taşımıştır. Güneş Sistemi'ne hiperbolik bir yörünge ile giriş yapan nesne, sergilediği fiziksel ve devinimsel özellikler bakımından hem asteroit hem de kuyruklu yıldız karakteristikle
TR
Aykut Laçın

Iapetus, Satürn gezegeninin doğal uydularından biridir. Yüksek eğimli yörüngesi, yüzeyinin iki belirgin yarımküreye ayrılmasıyla ortaya çıkan keskin parlaklık farkı ve ekvatoru boyunca uzanan sıra dışı sırt yapısı ile tanımlanır. Satürn sistemindeki büyük uydular arasında, yüzey morfolojisi ve yörünge özellikleri bakımından ayırt edici bir konuma sahiptir. Keşif ve İsimlendirme Keşif Tarihi ve Gözlem Iapetus, Satürn’ün uydularının sistematik olarak tanımlanmaya başlandığı erken dönem astronomi ç
TRPelin Demirci

Güneş Sistemi dışındaki yıldızların çevresinde dolanan gezegenler, yani ötegezegenler, modern astronominin en hızlı gelişen araştırma alanlarından birini oluşturur. İlk keşiflerin 1990’ların başında yapılmasıyla birlikte bu alan kısa sürede gözlemsel tekniklerin, istatistiksel analizlerin ve gezegen oluşum kuramlarının sınandığı bir araştırma disiplinine dönüşmüştür. Güncel teleskoplar sayesinde binlerce ötegezegen doğrulanmış, bunların çeşitliliği gezegen bilimini yeniden şekillendirmiştir. Keş
TR
Ömer Said Aydın

RASAT, TÜBİTAK UZAY Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (UZAY) tarafından tasarlanıp üretilmiş tamamen millî imkânlarla geliştirilen ilk yer gözlem uydusudur. Uydu, Türkiye’nin uzay araştırmaları alanında teknoloji transferinden bağımsız hareket etme ve dışa bağımlılığı azaltma hedefleriyle ilişkilendirilmektedir. RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’nın Yasny Fırlatma Üssü’nden Denepr fırlatma aracıyla uzaya gönderilmiş; fırlatmadan 969 saniye sonra 687 km yükseklikteki güneş eşzamanlı yörüngesine baş
TR
Melike Erol