TaTapestry, geleneksel dokuma teknikleri kullanılarak yapılan resimsel dokumalara verilen addır. Geleneksel halı ve kilim dokumacılığından farklı olarak işlevsel bir ürün sunmamakta, dekoratif duvar halıları sınıfına girmektedir. Tarihçe İnsanlık tarihinin en eski üretim alanlarından biri olan dokuma, yolculuğuna işlevsel bir üretim pratiği olarak başlamış olsa da zamanla estetik bir ifade aracına dönüşmüştür. Bu dönüşümün en önemli örneği olan tapestry sanatı, yalnızca teknik ustalığın temsili ol
TR
Nagihan Eren

Zincirli Han, İstanbul Kapalıçarşı’nın karakteristik yapılarından biri olup Osmanlı dönemi ticaret yaşamının örneklerinden birini oluşturur. 1708 yılında inşa edilen han, dışarıya doğrudan bağlantısı olmayan tek avlulu ve iki katlı bir iç han niteliği taşır. Zemin katta dükkânlar, üst katlarda atölyeler, konaklama yerleri bulunur ve bu düzen günümüzde de korunmaktadır. Moloz taş ve tuğla kemerleri, tarihi taş zemini, kiremit tonlarındaki duvarları ve yeşil panjurlarıyla özgün mimari kimliğini bü
TR
Yusuf Bilal Akkaya

Geleneksel Ahlat taş işçiliği, Türkiye’nin Bitlis iline bağlı Ahlat ilçesinde, Nemrut Dağı eteklerinden çıkarılan volkanik taşların geleneksel bilgi, yöntem ve beceriler kullanılarak işlenmesi, süslenmesi ve yapı ile sanat eserlerine dönüştürülmesini kapsayan bir kültürel miras olarak tanımlanmaktadır. 2009 yılından itibaren Türkiye Somut Olmayan Kültürel Miras (SOKÜM) Ulusal Envanteri’nde 20221.003.05/13 envanter numarası ile kayıtlı olan bu unsur, doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamaları,
TR
Nursena Güller

Sıra gecesi, özellikle Şanlıurfa şehri ile tanınan, insanların bir araya gelerek müzik, sohbet ve ikramlarla zenginleşen geleneksel bir toplanma biçimidir. Bu buluşmalar, adını bir düzen içinde, sırayla her hafta farklı bir grup üyesinin evinde yapılmasından alır. Arkadaş gruplarının bir araya geldiği bu geceler, aslında bir eğlenceden çok daha fazlasıdır. Sıra geceleri, insanların birbirini daha iyi tanıdığı, dostlukların pekiştiği ve toplumsal kuralların öğrenildiği bir okul gibidir. Bu gelene
TR
Kasım Emre Anıl

Boynuz Kulağı Geçmek "Boynuz kulağı geçer" deyimi, birinin öğrencisinin, çırağının veya çocuğunun, ustasından veya ebeveyninden daha başarılı, yetenekli veya bilgili duruma gelmesini anlatmak için kullanılır. Haydi, bu deyimin nereden geldiğine ve nasıl kullanıldığına bir bakalım. Nerden Gelir? Bu deyimin kökeni, Anadolu'da sıkça görülen çobanlık ve hayvan yetiştiriciliği geleneğine dayanır. Hayvanların büyüme ve gelişme süreçleri gözlemlenirken, genç hayvanın boynuzlarının, anne veya babasının
TR
Nida Üstün

Zeki Ökten, 4 Ağustos 1941’de İstanbul’da doğdu. Çocukluk ve gençlik yılları, Türkiye’de sinema üretiminin hızlandığı, Yeşilçam düzeninin belirginleştiği bir döneme denk geldi. Bu ortam, onun kariyerinin ilerleyen aşamalarında dâhil olacağı mesleki alanın toplumsal ve kültürel çerçevesini oluşturdu. Ökten’in lise eğitimi Haydarpaşa Lisesi’nde geçti. Bu dönemde tiyatro çalışmalarına ilgi duydu ve sahne pratiğine temas etti. Tiyatro deneyimi, ilerleyen yıllarda oyuncu yönetimi, ritim ve dramatik y
TR
Hamza Aktay