BeBeck umutsuzluk ölçeği (BUÖ), bireyin geleceğe yönelik karamsarlık derecesini ve umutsuzluk düzeyini belirlemek amacıyla geliştirilmiştir. Aaron T. Beck ve arkadaşları tarafından 1974 yılında geliştirilmiş psikometrik bir ölçüm aracıdır. Umutsuzluk kişinin kendisine, dış dünyaya ve geleceğe dair belirsiz ve kötümser bir tepki vermesiyle karakterize edilen olumsuz bir bilişsel ve duygusal yapıdır. Aynı zamanda bir motivasyon eksikliği ve bireysel kontrol kaybının eşlik ettiği, çarpıtılmış bilişse
TRSeher Gökalp
NeKöken Farsça kökenli bir kelimedir. Arapçadaki olumsuzluk eki nā- ile Farsça umīd (“umut”) kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Farsça nā-umīd (نامید), kelimesi nevmit (ﻧﻮﻣﻴﺪ) kelimesine evrilmiştir. Kullanım Alanları Edebî metinlerde: Karamsar ruh hâlini, içsel çöküntüyü ya da beklentisizliği anlatmak için kullanılır. Şiirlerde ve eski edebiyat örneklerinde: Özellikle divan edebiyatı ve Tanzimat sonrası metinlerde duygusal yoğunluğu artırmak için tercih edilir. Tiyatro ve roman karakter beti
TR
Hüseyin Durmuş

Bir sonun başlangıcı gibiydik, ikimiz de. Sen hayatının başlangıç noktasında buldun beni; Ben kalbimin son acısında gördüm seni. Sonra geçtik önümüzden, ikimiz de. Sen yeni başlangıçlar aramayı seçtin; Ben de o başlangıçları bitirmeyi. Her başlangıcın bir sonu vardır, değil mi? Birlikte var olmazlar, olamazlar. Ta ki ayrılana dek, beraber… İşte tam o anda yeni başlangıçlar doğabilir; Yeni hayatlar, güneşler doğar. Mevsimler gelip geçer, Ama aynı son, her başlangıçta olmaz. Her son bir vazgeçişti
TR
Gülşen Arslan
EnSesini hiç duymasam bile yine en sevdiğim olur muydun, Hayallerimin başrolüyken unutulur muydun yine, Kalbimin vazgeçemeyişi normal miydi, İçimdeki kor ateşi söndürsem yine en sevdiğim olur muydun? Sevdiğim, en sevdiğim, Her şeyi unutup seni affedebilir miydim, Sanki yaşananlar kabusmuş gibi gösterebilir miydim, Yine benim en sevdiğim olabilir miydin? Seni her gördüğümde uçuşan kelebekleri susturabilir miydim, Sanki hiç gitmemişsin gibi yapabilir miydim, Sen ve ben biz olabilir miydik yine? Sevd
TRRezzan Polat

Değişkenlik, dünyanın değişmez bir gerçeğidir. Dünyada her an her şeyin hareket etmesi sebebiyle değişimi de beraberinde getirmektedir. Dünyada her an her şey değişiyor da dünyada bulunan ve dünyadan daha derin olan insan değişmiyor olabilir mi? Elbette insan da her an hareket hâlinde olup değişmektedir. Çünkü değişmek kötü bir şey değildir. Değişmek, aslında bir farklılıktır. Yenilenmekle birlikte iyinin, güzelin, hazzın anlaşılması için bir gerekliliktir. Bizler mutluluğu mutsuzluk, rahatlığı
TR
Hilmi Onur Kaya

Ne kadar değişti insanlar artık. Eskiden pembe idiler; tozlanmaya korkuyorlardı. Beyazdılar; kirletmemeye çalışıyorlardı. Sarıydılar; etrafa mutluluk saçıyorlardı. Ve kırmızıydılar; yüzlerinden utanç okunuyordu. Peki ya şimdi ne oldu bu insanlara? Simsiyah oldular; tüm renklerini soğurdular. Artık yüzlerinde o kırmızı renkten eser yok şimdi. Üzerlerine düşen çamuru bile temizlemiyorlar; Aksine, daha da çamura batıyorlar. Umutların yerini intikam almış. Mutluluğun yerine kıskançlık kazanmış. Utan
TR
Gülşen Arslan
FaSaat on ikiye doğru gelirken, vücudunu bir kasıntı sarmış, tavana dimdik gözlerle bakarken buldu kendini. Güçsüz düşüp, savunmaya çalışırken hep olurdu böyle. Gözlerinden alevler çıkacakmış gibi görünürdü de, aslında yanan şey bizzat kalbi olurdu en acımasız haliyle. Sonra iki damla yaş düştü göz yüzünden, iki yıldızdan birinin doğuya birinin batıya doğru süzülüşünü andırıyordu bu kayış, derin bir nefesle birlikte içinden kalbinin ferahlamasını diledi, bir dem soğumasını artık. Bu seferde olmamı
TR
Ayşenur Kamal