NuKökenArapça kökenli bir kelimedir. Arapça “uğursuzluk, kötülük getirme” anlamına gelen nuḥūset (ﻧﺤﻮﺳﺖ) kelimesinden Türkçeye geçmiştir.Kullanım AlanıGünlük Konuşma (Halk Ağzı): Nuhuset, özellikle eski Türkçe deyimlerde ve halk arasında, bir kişinin veya olayın uğursuz olduğu düşünülerek kullanılabilir. Kimi zaman inançsal ya da batıl inanışlarla ilişkilidir.Edebiyat ve Tasavvufi Dil: Eski şiir ve mensur metinlerde, kötü talih, keder ve felaket anlatılarında mecaz anlamda kullanılabilir.Eleştirel
TR
Ayşenur Bayraktar

İnsanlık tarihinde uğursuzluk ve kötü talih inancı, sadece basit bir batıl inanç değil; evrendeki düzensizliğin (kaos), tanrıların öfkesinin veya doğaüstü varlıkların müdahalesinin bir tezahürü olarak kabul edilmiştir. Özellikle Mezopotamya ve Anadolu havzasında bu inançlar, yaşamın her alanını düzenleyen karmaşık ritüel sistemlerini (Namburbi gibi) doğurmuştur.1. Mezopotamya’da Kehanet Nesnesi Olarak Doğa: Mantarlar ve HayvanlarEski Mezopotamya’da, özellikle Yeni Asur döneminde, doğadaki her tü
TREmine Ezgi Karagöz
ŞeKökenArapça kökenli bir kelimedir. Arapça şe’āmet (ﺷﺂﻣﺖ) kelimesinden Türkçeye geçmiştir.Kullanım AlanlarıKlasik ve Tasavvufi Edebiyat: Özellikle divan şiiri, eski metinler ve tasavvufi anlatılarda kaderin olumsuz yönü, uğursuzluk veya kötü yazgıyı betimlemek için kullanılır.Halk Kültürü ve Batıl İnanışlar: Bazı kişilere veya olaylara "şeametli" denilerek, onlara uğursuzluk yüklenir. Bu kullanım halk arasında çeşitli inançlarla beslenmiştir.Eleştirel veya Şiirsel Dilde: Alaycı ya da derin anlaml
TR
Ayşenur Bayraktar