
Yine bir uçurumun kenarında duruyorum. Arkama dönüp gidebilirim ama gidemiyorum. Atlasam kanatlarım varmış gibi uçacağımı, Geri döndüğümde de o kanatlarımın kırılacağını hissediyorum. Geri döndüren tek bir sebebim var. Atlamak için ise binlercesi. Peki beni bana yenik düşüren o sebep benim her şeyimse Bu dünyada sahip olduğum tek şeyse Beni seven, koruyan ve bağrına basan bir anneyse Kanatlarımın kırılmasına izin mi vermeliyim? Uçmaktan vaz mı geçmeliyim? İçimde sadece durmak bilmeyen bir gürült
TR
Gülşen Arslan
VaKöken Varta kelimesi, Ermenice “vard” (pusuda bekleyen) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Anadolu’nun özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde halk ağzında uzun süre yaşamış ve Osmanlı Türkçesi’nde hem halk anlatılarında hem de askerî terminolojide kullanılmıştır. “Vartaya düşmek” deyimiyle birlikte Türkçede kalıplaşmış hâlde yer edinmiştir. Kullanım Alanları Tarih: Osmanlı ve öncesi dönemlerde, düşmanın dar geçitlerde pusu kurarak saldırıya geçtiği durumları tanımlar. Ağız ve Folklor: Doğu ve İç
TR
Muhammed Said Alevcan