SöKöken Türkiye Türkçesinde kullanılan söve kelimesi, söbek / sübek biçimlerinden gelişmiştir. Bu sözcük, bir yandan “oval” ya da “mil, değirmen veya kapı pimi” anlamlarını taşır; diğer yandan ise söbi (sivri, oval) sözcüğüne dayanır. "Kapı ve pencere kenarlarındaki süs kalıpları" anlamındaki söve, Fransızca seuil “kapı eşiği, kapı ve pencere kenarı” sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kullanım Alanları Şekil ve Biçim Betimlemeleri: Yapı unsurlarının çevresini kuşatan, belirgin sınır çizgisi oluşturan
TR
Ömer Faruk Tuğla

Ebru, içine konan boyalar yüzünde kalacak şekilde kitre ile hazırlanmış, yoğunlaştırılmış bir sıvının üzerindeki renklerin birbiriyle kucaklaşarak kaynaşmasının, kağıda aktarılmasıyla oluşan bir sanat türüdür. Eşsiz eserlerin çıkmasına sebep olan bu sanat türünde; kağıt üzerine çıkan hâre, dalga, damar vb. süslerin yanı sıra, bu işin ustaları büyük bir hüner göstererek tezyînî şekiller, karanfil, lâle gibi çiçekler de yapmışlardır. Ebru Sanatına başlarken. (T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı) " ima
TR
ÇİĞDEM ALPARSLAN
Erzurum il merkezinde yer alan külliye 970 (1562-63) yılında Erzurum Beylerbeyi Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır. Cami, mektep ve hamamdan oluşan külliyeye 1836-1839 yılları arasında bir muvakkithâne ilâve edilmiştir. Külliyenin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde yer alan vakfiyesi 971 (1563-64) tarihlidir. 1694, 1721, 1836-1839, 1851, 1870, 1889, 1962 ve 1971 yıllarında camide onarımlar yapılmıştır. Külliyeyi oluşturan yapılardan mektep ve muvakkithâne günümüze ulaşmamıştır. Kesme taş malz
TRİslam Ansiklopedisi
Göl ile kale arasında kalan düzlüğe Eşrefoğulları Beyliği’nin kurucusu Seyfeddin Süleyman Bey tarafından yaptırılmıştır. Taçkapı üzerinde yer alan kitâbe şeklindeki vakfiyesinden bir han ve çifte hamamla birlikte inşa edilmiş olduğu öğrenilmektedir. Eşrefoğulları’nın hâkimiyetleri altındaki topraklarda bıraktıkları pek çok eser arasında günümüze gelebilen en önemli yapıdır. Selçuklu geleneğine bağlı olarak ulucami tarzında tasarlanan cami Konya Sâhib Ata (1258), Afyon Ulucamii (1272), Sivrihisar
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “çiçek” anlamına gelen şükûfe kelimesi tezhip sanatında, XVIII. yüzyılın birinci yarısında Avrupa resim sanatı etkisiyle ortaya çıkan çiçek minyatürleri için kullanılır. Çiçekçiliğin bir meslek haline geldiği, zevk ve safa dönemi diye adlandırılan Lâle Devri gündelik hayatta, sanat, ilim ve teknik alanlarında yenileşmenin başlangıcı sayılmış, bu değişim süsleme sanatlarında da etkisini göstermiştir. Uzun bir tarihî süreçte farklı üslûplarla gelişen Türk bezeme sanatları XVI. yüzyılda kl
TRİslam Ansiklopedisi

Bünyan El Halısı, Kayseri ilinin Bünyan ilçesinde geleneksel yöntemlerle dokunan ve “mahreç işareti” ile tescillenmiş bir halı türüdür. Türkiye’de halıcılık geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olan Bünyan halısı, teknik özellikleri, kültürel kökeni ve özgün desen yapısıyla öne çıkar. Bünyan’da halıcılık, hem ekonomik bir faaliyet hem de kültürel bir miras olarak yaşatılmaktadır. Tarihçe Bünyan halıcılığının kökenleri, Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya taşıdığı dokumacılık geleneğine dayanı
TR
Melahat Pamuk

Mecidiye Köprüsü, Edirne ili merkez ilçesinde Meriç Nehri üzerinde yer alan ve 1842-1847 yılları arasında Sultan Abdülmecid döneminde inşa edilen taş bir köprüdür. Köprünün bulunduğu yerde daha önce ahşap bir köprünün bulunduğu bilinmektedir. Kesme taş malzeme ile yapılan yapı 12 gözlü olup yaklaşık 261 metre uzunluğunda ve 7 metre genişliğindedir. Edirne kent merkezi ile Karaağaç yönü arasındaki ulaşım hattı üzerinde yer almakta olup farklı dönemlerde “Meriç”, “Mecidiye”, “Sultan Mecid”, “Yeni”
TR
Fatmanur Mavibaş
Sözlükte “birden fazla renkte boyamak, iğne veya özel aletlerle işleme yaparak süslemek” anlamındaki nakş kökünden türeyen nakkāş bu işi meslek edinenlere verilen unvandır. Bu unvan aslında hakkâk, oymacı, tezhip ustası gibi sanatçıları da içermekle birlikte tarihte daha çok “ressam, minyatür ressamı” mânasında kullanılmış, bez ve kumaş üzerine iğneyle işleme yapanlara, motif nakşedenlere de nakşbend denilmiştir. Nakkaş kelimesi, daha çok minyatür ressamları için kullanılmaya başlandığı Emevî so
TRİslam Ansiklopedisi

Tanım Mozaik, isim (Fransızca: Mosaïque) Taş, cam, seramik, ahşap veya metal gibi farklı malzemelerin küçük parçalarının bir araya getirilerek oluşturulduğu görsel desen. Tatlı bisküvi parçaları ve kakao ile hazırlanan bir tür soğuk pasta. İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarının karışımından oluşan ve döşeme yüzeyleri için kullanılan bir malzeme. Farklı dillerden, kültürlerden ve insanlardan oluşan topluluk veya yapı. Köken "Mozaik" kelimesi, Latince musaicum opus (müzlere adanmış iş) ifa
TR
Nazlı Kemerkaya