CıKökenTürkiye Türkçesi kökenli olan cırtlak sözcüğü, “tiz ve kulak tırmalayıcı ses vermek” anlamındaki cırla- veya cırtla- köklerinden, Türkiye Türkçesi yapım eki -Uk eklenerek türetilmiştir. Bu yapım eki, sözcüğe sıfat anlamı kazandırır.Kullanım AlanlarıSes: Rahatsız edici, tiz ve kulak tırmalayıcı seslerin nitelenmesinde kullanılır.Renk: Göz alıcı, parlak ve kuvvetli renklerin tanımlanmasında yer alır.Meyve ve Sebze: Halk ağzında, olgunluktan çatlamış, ezilebilecek duruma gelmiş meyve ve sebzel
TRAyşe İkbal Özsakın
YaKökenYakınmak, Türkiye Türkçesi kökenli bir dönüşlü fiildir. Sözcük, “yak-” veya “yanık-” kökünden türemiş olup, temel anlamı “(kendine veya kendini) yakmak”tır. Türkiye Türkçesi “yak-” fiiline Yeni Türkçe dilbilgisi eki +In- eklenerek oluşturulmuştur. 20. yüzyılda halk ağızlarında özellikle “kına yakınmak” deyiminden türediği görülür.Kullanım AlanlarıDil ve Edebiyat: Yakınmak, özellikle şikâyet etme, sızlanma anlamında günlük konuşmalarda, edebî eserlerde ve tiyatro metinlerinde sıkça kullanıl
TRAyşe İkbal Özsakın
AyKökenTürkiye Türkçesi kökenli olan “ayrım” sözcüğü, “ayır-” fiiline +Im eki getirilerek türetilmiş bir isimdir. Sözcüğün kökeni tamamen Türkiye Türkçesine dayanmaktadır.Kullanım AlanlarıGenel Dil Kullanımı: Ayırma işi, tefrik anlamında; örneğin “Kuvvetler ayrımı” gibi hukuki ve toplumsal kavramlarda kullanılır.Mantık ve Felsefe: Cinsleri veya türleri birbirinden ayıran ana karakter veya fark anlamında, kavramsal ayrımların ifade edilmesinde kullanılır.Günlük Konuşma: Ayrılma noktası, yol ayrımı
TRAyşe İkbal Özsakın
MaKökenMalak kelimesi, Türkiye Türkçesindeki bala “yavru, küçük” sözcüğünden türetilmiş balak ya da balak → malak biçimiyle evrilmiştir.Kullanım AlanlarıHalk ağzı: Genellikle hayvancılıkla uğraşan bölgelerde, yeni doğmuş manda yavrusunu tanımlamak için kullanılır.Atasözleri ve deyimler içinde: Kimi yörelerde mecaz anlamda, saf ya da sakar davranan kişiler için de kullanılır.Edebî kullanım: Özellikle köy yaşantısını anlatan metinlerde doğrudan manda yavrusu anlamında kullanılır.
TR
Tuğba Aygün
ÇaKökenTürkiye Türkçesi çapa veya çapan ''bahçe kazma aleti'' sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Türkiye Türkçesi çap- ''vurmak, çarpmak'' fiilinden Türkiye Türkçesi ekleri ile türetilmiştir.Kullanım AlanlarıTarım: Toprağı işlemek için kullanılan aleti ve bu aletle yapılan işi ifade eder. "Çiftçi tarlada çapa yaptı."Denizcilik: Gemiyi sabitlemek için kullanılan demiri tanımlamada kullanılır. "Tekneye çapa atıldı."
TR
İbrahim Filiz
EvKökenTürkiye Türkçesi evir- fiilinden türetilmiştir. Bu fiil, "döndürmek" anlamına gelir ve Yeni Türkçe +Im ekiyle evrim şeklinde şekillendirilmiştir. Fransızca évolution kelimesiyle eşdeğerdir.Kullanım AlanlarıBiyoloji: Evrim, canlıların genetik, morfolojik ve davranışsal değişimlerini açıklayan temel teoridir.Felsefe: Evrim fikri, insanın doğa ile olan ilişkisini ve insanlık tarihinin gelişim sürecini anlamaya yardımcı olur.Sosyoloji: İnsan toplumlarının sosyal ve kültürel gelişimini inceley
TR
Ahsen Buyurkan
ÇaKökenÇakıl kelimesi, Türkiye Türkçesi çak- “şaakırtıyla vurmak, sertçe çarpmak” fiilinden, yine Türkiye Türkçesi üretim eki olan -ıl ile türetilmiştir. Kelimenin kökeninde ses taklidine (onomatope) dayalı bir yapı bulunur. Söz konusu çak- kökü, çal-, çat-, çap- gibi “sesli, sert temas” anlamı taşıyan diğer fiillerle biçimsel ve anlamsal benzerlikler gösterir. Bu fiil ailesi, doğada suyun taşlara vurması, taşların birbirine çarpması gibi işitsel gözlemlerle ilişkilidir.Çakıl kelimesinin özgün anl
TR
İbrahim Filiz
DiKökenDipçik kelimesi, Türkiye Türkçesinde "dip" sözcüğünden türetilmiştir. Kelimenin sonuna eklenen Türkiye Türkçesi"+çUk" ekiyle "dip" kelimesinin küçültme veya son kısım anlamını pekiştiren bir yapıya kavuşmuştur.Kullanım AlanlarıAskerî ve Teknik Metinler: Ateşli silahların parçaları tanımlanırken doğrudan teknik anlamıyla kullanılır.Günlük Dil (Deyimsel/Mecaz): “Dipçik gibi” kalıbıyla sağlıklı, dinç, güçlü kişiler veya nesneler anlatılır.Sözlü Kültür ve Argo: Hafif kaba ya da abartılı bir üsl
TR
Ayşenur Bayraktar
GeKöken“Geçerli” kelimesi, Türkiye Türkçesi “geçer” fiil köküne -li sıfat eki getirilerek türetilmiştir. “Geçer” kelimesi burada “yürürlükte olan, geçme yetisi bulunan” anlamındadır. Yapım eki olan -li, fiile sıfat anlamı kazandırarak “geçerli” biçimini oluşturmuştur. Bu yapı, “geçme gücü olan, hükmü yürüyen” anlamında hem hukuki hem de mecazî bağlamlarda kullanılagelmiştir.Kullanım AlanlarıMecaz Anlam Kullanımları:Beğenilen, tutulan, rağbet gören kişi veya düşünce: “Geçerli biri” ya da “geçerli f
TRAyşe İkbal Özsakın
YaKöken“Yatsı” kelimesi, Türkiye Türkçesi yat- fiil köküne +AsI eki getirilerek türetilmiştir. Başlangıçta “yatsıġ” şeklinde olan kelime, zamanla “yatsu” ve ardından “yatsı” biçimini almıştır. Bu kelime, günün son namazı olan “yatsı namazı”nın ve bu vakitte okunan “yatsı ezanı”nın adlandırılmasında kullanılır. Etimolojik olarak, “yatmak” fiiliyle bağlantılıdır; bu da yatsı vaktinin, uykuya geçmeden önceki zaman dilimini ifade etmesini sağlar.Kullanım AlanlarıMecaz Anlam Kullanımları:Yatsıya kadar
TRAyşe İkbal Özsakın