MüKöken Müstebit, Arapça istibdād “tek başına hareket etme, başına buyruk olma” anlamındaki kökten türemiştir. Kelime, Arapça badda “ayırmak, tek bırakmak” fiiline dayanan yapıyla ilişkilidir ve “başına buyruk davranan, baskı kuran” anlamını kazanmıştır. Kullanım Alanları Siyaset: Otoriter ve baskıcı yönetim anlayışlarını tanımlamak için kullanılır. Tarih: Geçmişte halk üzerinde zor kullanarak hâkimiyet kuran yöneticileri ifade eder. Edebiyat: Baskı, zulüm ve özgürlük kısıtlaması temalarının işlen
TR
Fatmanur Mavibaş

Faşizm, 20. yüzyılın başında İtalya'da ortaya çıkan, otoriter, milliyetçi, kapitalizm ve komünizm karşıtı bir siyasal ideolojidir. Devleti yücelten, demokratik çoğulculuğu reddeden ve toplumun bütününü tek lider etrafında birleşmiş, hiyerarşik ve organik bir yapı olarak gören faşizm, kitle hareketlerine dayanarak ulusun yeniden doğuşunu (palingenesis) amaçlar. Benito Mussolini İtalya’sında ve Adolf Hitler Almanya’sında iktidara gelen faşizm, bireysel özgürlükleri sınırlayan, muhalefeti bastıran,
TR
Mehmet Salih Çoban
KöKötülüğün Sıradanlığı, 20. yüzyılın önde gelen siyaset bilimcilerinden Hannah Arendt tarafından, Nazi subayı Adolf Eichmann’ın yargılanması sürecindeki gözlemlerine dayanarak kavramsallaştırılan ve kötülüğün kökenini doğaüstü bir canavarlıkta veya şeytanilikte değil, düşünme yetisinin yokluğunda ve sorgulamadan itaat etme ediminde bulan bir siyaset felsefesi terimidir. Tarihsel Bağlam ve Ortaya Çıkışı Kavram, Hannah Arendt’in 1961 yılında Kudüs’te gerçekleştirilen Adolf Eichmann davasını The New
TRYunus Emre Yüce

Adolf Hitler (1889–1945), 20. yüzyılın en etkili ve tartışmalı siyasi figürlerinden biridir. 1933 yılında Almanya Şansölyesi olarak göreve gelen Hitler, ertesi yıl devlet başkanlığı görevini de üstlenerek Almanya’da diktatöryal bir yönetim kurmuştur. Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin (NSDAP) lideri olarak, totaliter bir rejimin inşasında merkezi rol oynamış ve ülkeyi II. Dünya Savaşı’na sürükleyen politikalar geliştirmiştir. Irkçı ve antisemitik ideoloji temelinde şekillenen yönetimi, mi
TR
Meryem Betül Kaya

İnsanlık tarihi boyunca zihinleri meşgul eden "mükemmel toplum" hayali, Platon’un Devlet’inden Thomas More’un Ütopia’sına kadar sayısız esere ilham kaynağı olmuştur. Ancak 20. yüzyılın siyasi travmaları ve teknolojinin ürkütücü yükselişi, bu hayali tersyüz ederek "anti-ütopya" veya daha yaygın adıyla "distopya" türünü doğurmuştur. M. Başak Uysal’ın isabetli tespitiyle; ütopya bir "yeryüzü cenneti" tasarımıyken, anti-ütopya bu tasarımın, mevcut toplumsal değerlerin yitirilmesi durumunda nasıl bir
TR
Bahtiyar Bora ERGÜN

Gündüz Vassaf’ın Cehenneme Övgü: Gündelik Hayatta Totalitarizm adlı eseri, birey ve toplum arasındaki görünmez bağların, günlük yaşamın sıradan anlarında nasıl totaliter bir kontrol mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koymayı hedefleyen bir yapıttır. Birey ve Toplum Vassaf, psikoloji alanındaki bilgisini ve gözlem yeteneğini kullanarak, bireyin toplumla olan ilişkisini anne karnındaki bir bebeğin göbek bağıyla beslenmesine benzetir. Toplumun dayattığı normlar, alışkanlıklar ve gönüllü olarak kabul
TR
Elif Laçin