
Yapı elemanları, bir binanın taşıyıcı sistemini, mekânsal düzenini, çevresel etkilere karşı performansını ve görsel niteliğini tanımlayan temel bileşenlerdir. Bu nedenle her elemanın doğru tasarlanması, uygun malzeme ve boyutlarla belirlenmesi ve standartlara uygun biçimde uygulanması, yapının bütünlüğü ve işlevsel güvenliği açısından belirleyici öneme sahiptir. Mimarlık ve inşaat mühendisliği disiplinleri, yapı elemanlarının malzeme özellikleri, taşıma kapasitesi, ısı–ses yalıtım performansı, n
TR
Ömer Said Aydın

Tufanbeyli kuru fasulyesi, Adana ilinin Tufanbeyli ilçesinde yetiştirilen, Phaseolus vulgaris L. ve Phaseolus coccineus türlerine ait yerel bir kuru fasulye çeşididir. Battal tip olarak sınıflandırılan bu fasulye, beyaz renkli, böbrek şeklinde, ovalimsi-yassı taneleriyle ayırt edilir. Yüksek rakımlı (1300–1400 m), killi-tınlı toprak yapısı ve bölgenin özgün iklim koşullarıyla şekillenen bu ürün, yerel tohumlardan elde edilir. Coğrafi ve Ekolojik Özellikler Tufanbeyli ilçesi; 1300–1400 metre rakı
TR
Sabiha Meyra Şahinler
KaKöken Kelime, Eski Türkçe kaz- “kazmak” fiilinden, Türkiye Türkçesi +mA fiil ismi ekiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Tarım ve inşaat sektöründe toprak işlemede kullanılır. Arkeoloji ve jeoloji alanlarında kazı aleti olarak değerlendirilir. Argo kullanımda kaba ya da görgüsüz insanları küçümseyici biçimde tanımlamak için kullanılır. Kültürel ve sanatsal metinlerde, “kazma yazı” gibi deyimleşmiş kullanımlarda yer alır.
TR
Ahmet Eren
Farsça bâd (rüzgâr) ve Arapça hevâ (hava) kelimelerinden meydana gelen bir tamlama olan bâd-ı hevâ zamanla konuşma dilinde bedavaya (karşılıksız) dönüşmüştür. Kelime bir Osmanlı maliye terimi olarak ne zaman tahakkuk edip tahsil edileceği belli olmayan (zuhurata bağlı) bazı resimleri ifade etmek için kullanılmıştır. Ayrıca bunun yerine tahrir defterlerinde aynı anlama gelen Arapça tayyârât kelimesine de rastlanır. Bâd-ı hevâ kapsamı içine giren resimlerin kaynağı örftür. Ancak verasetle ilgili v
TRİslam Ansiklopedisi
GuKöken İspanyolca’nın Peru lehçesinde "kuş gübresi" manasına gelen guano sözcüğünden dilimize aktarılmıştır. Bu terimin temel kaynağı ise İnka dili olan Quechua lügatindeki "dışkı" anlamını taşıyan huanu kelimesidir. Kullanım Alanları Ziraat: Toprağın verimini artırmak amacıyla kullanılan yüksek mineralli doğal gübreleri tanımlamak için kullanılır. Kimya: Maddenin içeriğindeki yoğun azot ve fosfat bileşenlerini, bu bileşenlerin kimyasal analizlerini belirtmek amacıyla kullanılır. Jeoloji: Kıyı bö
TR
ZUŞAN ÖNER

Köken Eski Türkçe suvılgan veya suvışgan ''bağırsak kurdu, solucan'' sözcüğüden verilmiştir. Eski Türkçe suvış, ''ıslanmak, cıvıklaşmak'' fiilinden Eski Türkçe eki alarak türetilmiştir. Bu fiil Eski Türkçe suv ''su'' fiilinden Eski Türkçe eki alarak türetilmiştir. Kullanım Alanları Zooloji ve Biyoloji: Omurgasız hayvanlar içinde yer alan, segmentli ya da segmentli olmayan, genellikle toprakta veya su ortamında yaşayan organizmalardır. Özellikle annelidler (halkalı solucanlar) akademik incelemele
TR
İbrahim Filiz

Can suyu, bitkisel üretimde fide veya fidanların yeni bir yere dikilmesini takiben, kök sistemlerinin toprağa daha hızlı ve sağlıklı adapte olabilmesi için yapılan ilk sulama işlemine verilen addır. Bu uygulama, bitkinin canlılığını koruması, nakil stresini azaltması ve köklerin su ile teması sayesinde besin maddelerini alabilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. “Can suyu” terimi tarım, bahçecilik, peyzaj ve ormancılık uygulamalarında ortak bir kavramdır. Literatürde bu uygulama, özellikle
TRElyesa Köseoğlu
Slavca asıllı olup “miras” anlamına gelen baştina kelimesi, Osmanlı fethi öncesi Bosna’da kralın önemli bir hizmet karşılığı bir şahsa dâimî ve mutlak mülk olarak verdiği arazi parçaları için kullanılmaktaydı. Muhtemelen Bizans döneminde de bu tür arazi parçaları aynı adla mevcuttu. Nitekim sadece Balkanlar’da değil aynı zamanda Fâtih Sultan Mehmed tarafından fethedilen Trabzon ve civarındaki gayri müslim halkın elindeki çiftlikler de tahrir defterlerinde baştina tabiriyle anılmıştı. Bosna’daki
TRİslam Ansiklopedisi

Kalecik karası üzümü, Ankara’nın kendine has iklimi ve kalsiyum zengini toprak yapısıyla bütünleşmiş, hem botanik özellikleri hem de yüksek aroma kalitesiyle öne çıkan, coğrafi işaretli ve asil bir üzüm türüdür. Kalecik karası üzümünün ayırt edici özellikleri hem bitkisel hem de ürüne ait özellikler olarak incelenmektedir. Bu üzüm türü, "kara kalecik" adıyla da bilinir ve genellikle erdişi çiçek yapısına sahiptir. Olgun yaprağı mat görünümlü, büyükçe ve beş dilimli olup, alt yüzü yoğun keçe tüyl
TR
Kasım Emre Anıl

E1 Yerleşim Planı, Batı Şeria’nın doğusunda, Doğu Kudüs ile Ma’ale Adumim yerleşimi arasında kalan bölgede yeni yerleşim birimleri ve çeşitli altyapı projeleri inşa edilmesini öngören bir yerleşim projesidir. Plan, coğrafi olarak Doğu Kudüs’ün doğusundan başlayarak Ma’ale Adumim’e uzanan koridoru kapsamaktadır. Bu bölge, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararları uyarınca işgal altındaki Filistin topraklarının parçası olarak kabul edilmektedir. Proje, uluslararası hukukta işgal altındak
TR
Edanur Karakoç