MüKöken Arapça ˀ-y-d (أيد) kökünden türetilen, "kuvvetlendirmek, teyit etmek, desteklemek" anlamındaki ayyada (أيد) fiilinin mufaˁˁil vezninde ikinci bab etken fiil sıfatı olan mu’ayyid (مؤيّد) kelimesinden Türkçeye intikal etmiştir. Kelime anlamı itibarıyla "doğrulayan, güç veren, pekiştiren" demektir. Tarihsel süreçte Türkçede, bir kuralın otoritesini ve uygulanabilirliğini sağlayan "yaptırma gücü" anlamını kazanarak terimleşmiştir. Kullanım Alanları Hukuk: Kamu düzenini sağlayan normatif kurall
TR
Emirhan Polat

Toplumun bazı gerçeklerini yazdığınızda ya da sinemaya uyarladığınızda, özellikle eleştirilen şeylerin birer parçası olan insanlar, hikâyede yanlış veya tabu olarak görebileceği unsurlar bulabiliyor. Ancak aslında bunlar, hayatın olağan akışında var olan ve kabullenmemiz gereken çıplak gerçekliklerdir. Toplumdaki yerleşik tabular veya muhafazakâr ahlak anlayışları ise bakış açılarımızı daraltarak sinematografik algımızı kör ediyor. Sam Mendes’in 1999 tarihli başyapıtı American Beauty (Amerikan G
TR
Aleyna Aysima ŞAHİN

Mohammed Aamir Hussain Khan, 14 Mart 1965 tarihinde Mumbai, Hindistan’da doğmuştur. Hint sinema endüstrisinde oyuncu, yapımcı ve yönetmen olarak faaliyet göstermektedir. Kariyerine çocuk oyuncu olarak başlamış ve yetişkin dönemde sinema alanında çok yönlü bir üretim pratiği geliştirmiştir. Filmografisinde özellikle eğitim sistemi, toplumsal yapı, bireysel gelişim, aile ilişkileri ve kültürel normlar temaları ön plana çıkmaktadır. Khan’ın yer aldığı yapımlar, hem ana akım sinema hem de eğitim ve
TRSeren Yanık

Bir toplantıda, bir sınıfta, bir sokakta hayatımın bir noktasında şunu hissettim: "Bir şeyler yanlış ama kimse ses çıkarmıyor, belki ben yanlış anlıyorum." Ve sustum. Sonradan öğrendim ki o odadaki neredeyse herkes aynı şeyi hissediyormuş. Herkes birbirinin sessizliğinden "bu normal olmalı" sonucunu çıkarmış. Hepimiz birbirimizi kandırmışız. Bu deneyim bana şunu öğretti: Sessizlik, onay değildir. Ama biz onu öyle okuruz. Çünkü insan, belirsizlik anında çevresine bakar. Etraftaki yüzler sakinse b
TR
Nida Üstün
MiMisafirlik kültürü, bireylerin veya toplulukların, gelen kişilere geçici konaklama, yiyecek-içecek sunma ve sosyal destek sağlama biçimlerini kapsar. İslam kültüründe misafir ağırlama, yalnızca bir nezaket davranışı değil, dinî kaynaklarda vurgulanan sosyal bir sorumluluk olarak değerlendirilir. Bu bağlamda misafirlik, bireylerin ahlaki ve toplumsal yükümlülükleriyle ilişkilendirilir. Tarihî Arka Plan İslam öncesi Arap toplumlarında misafirlik, kabile dayanışması ve onur anlayışı çerçevesinde ön
TR
Elanur HAN

Türkiye'de kadın futbolcular sahada tarih yazarken, tribünlerin alkışları çoğu zaman madalyonun sadece bir yüzünü aydınlatıyor. Işıkların değmediği yerde, soyunma odası koridorlarında ve transfer görüşmelerinde, kazanılması gereken çok daha çetin bir savaş var: Kendin olma savaşı. "İdeal" Futbolcu Kalıbı: Performans Değil, Görünüm mü Öncelik? Türkiye'deki kadın futbolu camiasında, yetenek ve performanstan önce gelen, sahanın kenarında fısıldanan yazısız bir kural var: İdeal sporcu tanımı. Bu tan
TRSalihanur Yaman

Damgalama (Stigma); bir bireyi ya da grubu, toplumun normatif kalıplarından ayıran algılanabilir özellikleri nedeniyle onaylamama, onları bir stereotip oluşturacak şekilde istenmeyen niteliklerle yaftalama ya da onlara karşı ayrımcılık yapma anlamına gelmektedir.【1】 Sosyal teorisyen Erving Goffman stigmayı, “bireye daha az değer verme davranışı, bu etiketi taşıyan insanların daha az istenebilir ve neredeyse insan gibi idrak edilmemesi” şeklinde tanımlamaktadır. 【2】 Toplumun bireyleri belirli gru
TR
Kadriye Beyza Kirenci
MüKöken Müstehcen kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir sözcüktür. Arapçada "çirkin, ayıp veya yakışıksız bulunan" anlamlarına gelen mustehcen sözcüğünden alıntıdır. Kullanım Alanları Toplumsal Ahlak ve Gündelik Dil: Toplumun genel kabul görmüş edep, terbiye ve ar duygularına uygun düşmeyen; açıkça sergilenmemesi gereken her türlü söz, yayın, görsel veya davranış biçimini nitelendirmek amacıyla kullanılır. Yayın ve Medya Hukuku: Kitle iletişim araçlarında, basılı eserlerde veya dijital mecralard
TR
Ayberk Purutçuoğlu

İnsanlık tarihi boyunca kıyafetler yalnızca bedenimizi örten parçalar olmadı. Bazen bir statüyü, bazen bir inancı, bazen de ait olunan toplumu sessizce anlatan görünmez bir dil hâline geldiler. İnsanlar konuşmadan önce bile kıyafetleri üzerinden birbirleri hakkında fikir yürütmeye başladı. Çünkü giyim, çoğu zaman bireyin kendini ifade etme biçimlerinden biri oldu. Geçmiş toplumlara bakıldığında kıyafetlerin yalnızca estetik bir tercih olmadığı açıkça görülmektedir. Özellikle Osmanlı toplumunda g
TRSudenaz Inesi

Ruj etkisi, ekonomik durgunluk veya kriz dönemlerinde tüketicilerin özellikle kadınların, genel harcamalarını azaltmalarına karşın kozmetik ve kişisel bakım ürünleri gibi çekicilik artırıcı, göreli olarak düşük maliyetli ürünlere yönelmesini ifade eden bir tüketici davranışıdır. Kavram, ekonomik sıkıntı zamanlarında yüksek maliyetli lüks ürünlerin yerine daha küçük harcamalarla ruh halini iyileştirme eğiliminin güçlenmesine dayanır. Araştırmalar, kriz dönemlerinde elektronik, mobilya veya hobi ü
TR
Zeynep Duvar