YeYemeniciler Arastası, Karabük’ün Safranbolu ilçesinde, Köprülü Mehmet Paşa Camisi’ne bitişik olarak yer alır. Osmanlı döneminde lonca düzeniyle inşa edilen çarşı, 1661 yılında kurulmuştur. Safranbolu, Gerede-Sinop kervan yolu üzerinde önemli bir konaklama ve ticaret merkeziydi; bu nedenle Yemeniciler Arastası gibi çarşılar, kentin ekonomik yaşamında merkezi rol oynamıştır. Yemeniciler Arastası (Türkiye Kültür Portalı) " image-element-format="right" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/upl
TR
Meltem Saraç
Kelime Farsça’da “günlük” anlamına gelen rûznâmeye küçültme eki ilâvesiyle oluşturulmuştur. Rûznâmeden farklı olarak Osmanlı bürokrasisinde günlük işlemler için tutulan defterlerin genel adı haline gelmiş, ayrıca hazineye bağlı günlük gelir giderlere bakan kalemler için de kullanılmıştır. Resmî bir defter türü olarak rûznâmçe, daha ziyade maliye teşkilâtında hazinedeki işlemlerin gelir ve harcamaların kaydedildiği defterleri ifade eder. Defterdara bağlı olan ve hazinenin bütün işlemlerini yapan
TRİslam Ansiklopedisi
Arapça “idare etme, icra” anlamındaki iyâle kelimesinden gelir. Osmanlılar’da en büyük idarî birim karşılığında bu tabirin resmen kullanılışı XVI. yüzyıl sonlarında olmuştur. III. Murad zamanında (1574-1595) Osmanlı Devleti’nin eyalet adıyla idarî birimlere ayrıldığı görüşü yanlış olmalıdır. Çünkü bu kelimeye o dönemin belgelerinde rastlanmaz. Bunun yerine daima “beylerbeyilik” ve “vilâyet” tabirleri yer almıştır. Ancak vilâyet terimi küçük veya büyük herhangi bir idarî birim için kullanılmıştır
TRİslam Ansiklopedisi
Slavca asıllı olup “miras” anlamına gelen baştina kelimesi, Osmanlı fethi öncesi Bosna’da kralın önemli bir hizmet karşılığı bir şahsa dâimî ve mutlak mülk olarak verdiği arazi parçaları için kullanılmaktaydı. Muhtemelen Bizans döneminde de bu tür arazi parçaları aynı adla mevcuttu. Nitekim sadece Balkanlar’da değil aynı zamanda Fâtih Sultan Mehmed tarafından fethedilen Trabzon ve civarındaki gayri müslim halkın elindeki çiftlikler de tahrir defterlerinde baştina tabiriyle anılmıştı. Bosna’daki
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte paşmak (başmak) “ayakkabı, pabuç” demektir. Bazı Türk toplulukları, Hz. Peygamber’in ayakkabıları için “na‘leyn-i saâdet” yerine “başmak-ı şerif” tabirini kullanmıştır. Ayrıca Türk-İslâm devlet teşkilâtında başmakdâr adıyla bir görevliye de rastlanır (Uzunçarşılı, Medhal, s. 416). Osmanlı resmî belgelerinde paşmak daha çok kadın ayakkabıları için kullanılmış görünmektedir. Camilerde ayakkabı konulan yer anlamına gelen paşmaklık ise Osmanlı maliyesinde terim olarak vâlide ve hanım sultan
TRİslam Ansiklopedisi

Ahilik Haftası, Türkiye’de Ahilik kültürünün tanıtılması, esnaf ve sanatkârlar ile bunların teşkilatlarında yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla her yıl düzenlenen ulusal bir etkinlikler bütünüdür. Ahilik, kökeni Arapça olan ve “kardeşim” anlamına gelen “ahî” kelimesine dayanan ve bazı kaynaklarda Türkçe kökenli “akı” kelimesinden türediği belirtilen bir kültürel ve mesleki sistemdir. “Akı” kelimesi “eli açık, cömert, yiğit” anlamlarını taşır. Anadolu halkının ekonomik ve sosyal
TR
Nursena Güller
Çift terimi, iki öküz tarafından sürülebilen ziraat sahalarının ölçüsünü belirtmek üzere kullanılmış olup çiftlikle aynı mânayı taşır. Osmanlı kanunnâmelerinde çiftlik sahibi köylüyü içine alan bir anlam da kazanmıştır. Bir çiftçi ailesine yetecek genişlikte olan çift veya çiftlik, toprağın verim kabiliyetine göre 60 ilâ 150 dönüm arasında değişen bir arazi parçasını ifade eder. Böyle bir toprağı elinde bulunduran çiftçi işlediği bu toprağa karşılık kanunnâmelerde “çift resmi, çift hakkı, kulluk
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “alâmet, işaret, nişan, iz; sûret; vergi” anlamlarına gelen resim (resm) kelimesi (çoğulu rüsûm/rüsûmât) Osmanlılar’da vergi dışında devlet törenlerini de (resm-i âlî [cuma selâmlığı], resm-i geçit, resm-i küşâd [açılış töreni] vb.) ifade ederdi. Modern kamu maliyesinde devletin verdiği hizmetlere karşılık aldığı vergilere resim denir. Ancak klasik fıkıhta bu anlamıyla kullanılmaz. Osmanlılar’da resim, gerek merkezin doğrudan tahsil ettiği gerekse timara ayrılmış edilmiş yerlerden alına
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “sığır, koyun sürüsü” anlamına gelen raiyye/raiyyet kelimesinin çoğuludur. İslâm dünyasında yönetici konumundaki askerî tabaka ile ulemânın dışındaki vergi mükellefi halkı ifade eden bir terim olmuş, XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti’ne haraç ödeyen gayri müslim tebaa için de kullanılmıştır. “Raâ” fiilinin Kur’ân-ı Kerîm’deki türevlerinin iki anlamı vardır: “Sürüleri otlatmak, hayvanları yaymak” (Tâhâ 20/54; el-Kasas 28/23); “birinin çıkarlarını gözetmek, bakmak, mukayyet olmak, gütmek” (el
TRİslam Ansiklopedisi