
Hafta içi benim için ofis ve konak arasında gidip gelen, hiç bitmeyecekmiş gibi hissettiren bir tempoyla geçiyor. İkisinin de kendine has bir çekimi var; farklı ortamlarda bulunmayı seviyorum ama Çarşamba gelince sanki haftanın tüm yoğunluğu o güne toplanıyor. Hem yorucu hem de yoğunluğunu sevdiğim bir gün benim için. Yine böyle bir Çarşamba gününde, konağa İslam Medeniyeti dersimiz için gitmiştim. O gün konumuz İslam tarihiydi. Dersin sonlarına doğru, saygıdeğer hocamız Fatih Hoca, anlattığımız
TR
Azra Karaca

Katı' sanatı, kâğıt veya deri üzerine çizilen yazı ve motiflerin, keskin uçlu aletlerle oyularak veya kesilerek bir başka zemin üzerine yapıştırılmasıyla oluşturulan geleneksel bir süsleme sanatıdır. Türkçede "kâğıt oyma" olarak da bilinen bu sanat, Arapça'da "kat’ı" olarak adlandırılmıştır. Osmanlı döneminde de bu terim kullanılmıştır. Katı' sanatı, geleneksel Türk sanatları arasında önemli bir yere sahiptir ve özellikle yazma eserlerin ciltlerinde estetik bir değer katması için kullanılmıştır.
TR
Nida Öztürkmen

Ahmet Yakupoğlu, 1920 yılında Kütahya’nın Saray Mahallesi’nde dünyaya geldi ve 2016’da vefat etti. Ressam, tezhip sanatçısı ve ney çalan bir müzisyen olarak tanınan bu çok yönlü sanatçı, erken eğitimini Derviş Paşa İlkokulu’nda aldı. 1945’te akademik eğitimini tamamlamasını takiben, neyi tarzıyla icra etmeyi öğrendiği hocaları arasında Halil Dikmen, Nurullah Kılınç ve Süleyman Erguner yer aldı. Sanatsal Katkılar ve Eserleri Yakupoğlu, Paris’te de sergi açabilecek bir kapasiteye sahip olmasına ra
TR
Yahya B. Keskin

Yazma eser kültürü, yalnızca yazıya dökülmüş metinlerden ibaret olmayıp bu eserlerin ortaya çıkmasından korunmasına kadar geniş bir süreci kapsayan bir ekosistemi ifade eder. Bu süreçte, metinlerin oluşturulması, yazılması, süslenmesi, ciltlenmesi ve korunması gibi her aşama, farklı uzmanlık alanlarını ve meslek gruplarını gerektirir. Yazma eserlerin üretiminde yer alan bu zanaatkârlar ve sanatçılar, sadece pratik bir işlevi yerine getirmekle kalmamış, aynı zamanda yazma eserlerin estetik ve san
TR
Burak Enes

Manuscript work culture refers to an ecosystem encompassing not only written texts but also the entire process from their creation to their preservation. Throughout this process, the production, writing, decoration, binding, and preservation of manuscripts such as required every stage stage to involve different areas of expertise and professional groups. These craftsmen and artists involved in manuscript production did not merely fulfill a practical function; they also contributed significantly
EN
Burak Enes

Manuscript work culture refers to an ecosystem that encompasses not only written texts but also the entire process from their creation to their preservation. Throughout this process, the production, writing, decoration, binding, and protection of texts each require different areas of expertise and professional groups. The artisans and artists involved in the production of manuscript works did not merely fulfill a practical function; they also made significant contributions to the aesthetic and a
EN
Burak Enes

Tezhip: the art of decorating books, writings, and illustrations with gold, colored pigments, and intricate patterns. During the Ottoman period, tezhip was used to enhance the beauty of handwritten manuscripts. A person who practices tezhip is called a müzehhip. Special materials are used to create tezhip: Ink: Used to define and highlight the designs. Gold: Used to achieve a bright and elegant appearance. Pigments: Colors such as blue, red, and green are applied. Brushes: Special fine brushes a
EN
Meryem Şentürk Çoban

Minyatür, çok küçük boyutlarda yapılan, ince ince işlenmiş renkli resimlerin adıdır. Bu sanat, eski zamanlarda kitapları süslemek için kullanılırdı. Peki, minyatür nasıl bir sanattır ve nasıl ortaya çıktı? Haydi, öğrenelim! Minyatür Nedir? Minyatür, küçük ama çok detaylı resimlerdir. Bu resimler, genellikle el yazması kitaplardaki yazıları açıklamak ya da güzelleştirmek için yapılırdı. Minyatür kelimesi, Latince’de “kırmızı ile boyamak” anlamına gelen bir kelimeden gelir. Çünkü eskiden bu resiml
TR
Elif Laçin

Osmanlı Devleti’nde çiçekler, sosyal hayatın, sanatın ve günlük iletişimin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Özellikle 16. yüzyıldan itibaren saray çevresinde ve halk arasında gelişen çiçek sevgisi, estetik bir değer olmanın ötesine geçerek derin sembolik anlamlar kazanmıştır. Çiçekler; kitap sanatlarından mimariye, tekstilden mezar taşlarına kadar geniş bir alanda motif olarak kullanılırken aynı zamanda "Selam" adı verilen gizli bir sembolik dilin de temelini oluşturmuştur. Kitap Sanatlarında Çiçe
TR
Yağmur Binici
ZiKöken Zincifre kelimesi, Türkçeye Arapça ve Farsçada “kızıl renkli bir mineral ve bundan elde edilen boya, civa sülfit” anlamlarına gelen zancafr veya zincifr (زنجفر) gibi biçimlerde bulunan sözcükten gelmektedir. Bu kelimenin daha eski kökeninin, aynı anlama gelen Aramice-Süryanice zngūprā (זנגופרא) kelimesine, oradan da Fenike diline kadar uzandığı düşünülmektedir. Kullanım Alanları Pigment ve Boya Üretimi: Tarih boyunca, parlak ve kalıcı kırmızı rengi nedeniyle resim, tezhip (süsleme sanatı)
TR
Tuğba Aygün