
"Fusûsü’l-hikem", 13. yüzyıl İslam düşünürü Muhyiddin İbnü'l-Arabî tarafından kaleme alınmış olup, tasavvuf felsefesinin temel metinleri arasında yer alır. Eser, her biri bir peygamber ismiyle anılan 27 bölümden oluşmakta ve her bölümde ilgili peygamberin temsil ettiği "hikmet" türü işlenmektedir. Bu hikmetler aracılığıyla İbnü'l-Arabî, varlık, ilim, nübüvvet ve vahiy gibi temel metafizik ve epistemolojik meseleleri ele alır. İşlenen Temalar Varlığın Birliği (Vahdet-i Vücûd): Eserin temel felsef
TRElyesa Köseoğlu
266 (879) yılında İmam Hüseyin b. Ahmed tarafından İsmâiliyye’yi yaymak maksadıyla Kûfe’den Yemen’e gönderilen, daha sonra bu hususta yaptığı başarılı çalışmalardan dolayı “Mansûrü’l-Yemen” unvanını alan İbn Havşeb’in oğlu olup Yemen’de doğmuştur (W. Ivanow’a göre ise İbn Havşeb’in torunu yahut torununun oğlu olmalıdır, bk. Ismaili Literature, s. 21). Hüseyin b. Ahmed’in ölümünden sonra oğlu Ubeydullah el-Mehdî, İbn Havşeb’e bir mektup göndererek kendisinin Ali neslinden gelen meşrû İsmâilî imam
TRİslam Ansiklopedisi
TeKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça “dönüp varmak, dönüp gelmek” anlamındaki evl kökünden türeyen te’vîl (التأويل) “bir şeyin sonucu, bir sözün anlamı, yorum” sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kullanım Alanları Dini/Tefsir Bilimleri: Kur’an ve hadis metinlerinin muhtemel mânâlarını tespit etme, müteşâbih âyetlerin yorumlanması ve tefsir çalışmalarında kullanılır. Fıkıh (Hukukî Yorum): Fıkıh usulünde lafzın zâhir anlamından farklı olarak delile dayanıp başka bir mâna ile anlaşılması (te’vil)
TR
Hüseyin Durmuş