
Huşu Ağacı, bireyin ibadet hayatında kalbi bilinç oluşturmasına yönelik tasavvufi temellere dayanan bir farkındalık metnidir. Kitap, “huşu” kavramını yalnızca namaz gibi belirli ibadetlere mahsus bir iç duruş olarak değil, yaşamın tümüne yayılan bir varoluş hâli olarak ele alır. Yazar, huşuyu, insanın Rabbine yönelirken takındığı ciddi, samimi, içten ve tevazu dolu tavrın tezahürü şeklinde tanımlar. Konu Eserde, huşunun doğuştan gelen bir meziyet değil, terbiye ve farkındalık yoluyla inşa edilen
TR
Mesut Akbaba
Sözlükte “işitmek, duymak; birinin arzu ve dileğini kabul etmek, anlamak; duyurmak” mânalarına gelen sem‘, terim olarak “Allah’ın işitilmeye konu teşkil eden her şeyi tam bir yetkinlikle işitmesi” diye tanımlanır. O’nun işitmesi herhangi bir organ veya vasıtaya bağlı değildir (İbnü’l-Esîr, en-Nihâye, “smʿ” md.; Lisânü’l-ʿArab, “smʿ” md.). Sem‘ kavramı, Kur’ân-ı Kerîm’de bu kökten türeyen çeşitli kelimelerle birçok âyette Allah’a nisbet edilmiştir. Bu zengin kullanım söz konusu sıfatın içerdiği a
TRİslam Ansiklopedisi
Adını, Allah’ın Hz. İbrâhim’e Kâbe’nin ziyaret edilmesiyle ilgili emrini ihtiva eden 27. âyetindeki “hac” kelimesinden alır. Âyet sayısı ihtilâflı olmakla birlikte genellikle kabul edilen Kûfeliler’in tesbitine göre yetmiş sekiz olup (Muhammed Tâhir b. Âşûr, XVII, 183) fâsılaları ء، ب، ج، د، ر، ز، ط، ظ، ق، م، ن harfleridir. Sûrenin Mekkî veya Medenî olduğu hususunda ihtilâf edilmiştir. Tamamının veya 19-21, 19-22, 39-41. âyetler dışındaki kısmının Mekke döneminde nâzil olduğuna dair rivayetler y
TRİslam Ansiklopedisi
Mekke döneminde nâzil olmuştur. Muhtevasında Hz. Nûh’un Allah elçisi olarak görevlendirilmesinden ve tebliğ faaliyetlerinden söz edildiği için sûre bu adla anılmıştır. Yirmi sekiz âyet olup fâsılaları ا، م، ن harfleridir. Genellikle Mekkî sûrelerde olduğu gibi Nûh sûresinde de tevhid inancına davet, Allah’a karşı saygılı olma ve risâletini benimseyerek Nûh’a itaat etme konuları işlenir. Nûh kavmine yönelik uyarılar Şuarâ sûresinde de yer almaktadır (26/105-120). Bu sûre aynı zamanda Hz. Nûh’un,
TRİslam Ansiklopedisi
DiPîr Muhammed Nureddin Cerrâhî tarafından 18. yüzyılda irad edilen nutk-i şeriftir. Günümüzde hüseyni makamında sofyan usulünde tekkelerde usul ilahisi olarak okunmaktadır. Kısaca Allah zikrinin insan üzerindeki tesirlerinden bahseder. Dil beytini pâk iden Dervîşi ankâ iden Âlem-i lâhûta giden Mevlâ zikridir zikri Derdine dermân iden Sırrına cevlân iden Ma‘nâda sultân iden Mevlâ zikridir zikri Âşıkların zikri Hû Zikri Hû’dur fikri Hû Vecde gelip diye Hû Mevlâ zikridir zikri Terk ehline karışıp He
TR
Ahmet Dağ
Çok sayıdaki adları arasında, İslâm dininin temel ilkesi olan tevhid inancının veciz bir ifadesi olduğu için verildiği anlaşılan İhlâs ve aynı zamanda sûrenin ilk âyeti olan “Kul hüvallāhü ahad” en çok kullanılanlarıdır. Sûre özellikle Türk sözlü kültüründe “Kul hüvallah”, bunun da kısaltılmışı olan “Kul hü” şeklinde, ayrıca “İhlâs-ı şerif” diye de anılır. Sûreye, Allah’ın birliği inancını öz olarak ifade ettiği için “tevhid”, aynı inancın İslâm’da temel akîdeyi oluşturması sebebiyle “esâs”, sûr
TRİslam Ansiklopedisi
PuPîr Muhammad This is a sacred utterance composed in the 18th century by Nureddin Cerrâhî. Today, it is recited in tekkes in the hüseyni makam and Sofyan usul as a devotional hymn method. In brief, it speaks of the effects of dhikr on the human soul. He who purifies the words of the tongue, Who recognizes the dervish as the true one, Who journeys toward the divine realm World, That is dhikr, true dhikr. He who is the remedy for his suffering, Who is stirred by the mystery within, Who reigns in th
EN
Ahmet Dağ

Geleceğimizde İslam Var, Roger Garaudy’nin 1980’li yıllarda kaleme aldığı, insanlığın geleceğinde İslam medeniyetinin rolünü ele alan bir eseridir. Eserin orijinal adı L’Islam habite notre avenir olup felsefi ve kültürel bir çerçeve içinde İslam’ın modern dünya için taşıdığı anlamı incelemektedir. İçerik ve Konu Eser, insanlığın geleceğini belirleyecek ahlaki ve toplumsal değerlerin, İslam’ın temel ilkeleriyle yeniden tanımlanabileceği düşüncesi üzerine kuruludur. Garaudy, Batı medeniyetinin bil
TR
Ömer Said Aydın
Yıldız falı yıldızların konum ve hareketlerinin bir işaret sistemi oluşturduğuna, bu sayede insan hayatının evrelerinin bilinebileceği iddiasına dayanır. Arapça’da buna ilmü’t-tencîm / ilmü ahkâmi’n-nücûm, Batı dillerinde astroloji, Türkçe’de müneccimlik, yıldız falı ve yıldız bakıcılığı adları verilir. Yıldız falına bakmak üzere yazılmış kitaplara da yıldıznâme denir. Bunlar falcılık tekniğiyle yazılmış bilimsellikten uzak eserlerdir. İnsanlar çok eskiden beri ay, güneş ve yıldızları merak etmi
TRİslam Ansiklopedisi
TeKöken Kelime, Arapça "وَحَّدَ" (vahhada) kökünden türemiştir ve “birlemek” anlamına gelir. Tevhid, “birleme, bir olarak kabul etme” anlamını taşır ve İslam inancının en temel kavramlarından biridir. Kullanım Alanları İslamî İnanç: Müslümanların temel inanç prensibi olup, Kelime-i Tevhid (Lâ ilâhe illallah) ile ifade edilir. İbadet: İbadetlerin yalnızca Allah’a yöneltilmesini içerir. Kelam ve Felsefe: İslam düşüncesinde Allah’ın sıfatları ve varlığıyla ilgili tartışmalarda temel bir kavramdır. İl
TR
İsmail Aykurt