GöGösterişçi tüketim (İngilizcesiyle conspicuous consumption), bireylerin yalnızca işlevsel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla değil, aynı zamanda sahip oldukları statüyü, prestiji ve ekonomik gücü başkalarına göstermek amacıyla yaptıkları tüketim biçimidir. Bu tür tüketim, bireylerin mal ve hizmetleri yalnızca kullanmak için değil, başkalarının gözünde statü kazanmak ve sosyal beğeni elde etmek amacıyla sergilemeleri ile karakterizedir. Bu kavram ilk kez Thorstein Veblen tarafından 1899 yılında ya
TR
Melike Saraç

Uluslararası güvenlik, uluslararası ilişkiler disiplininin temel alt alanlarından biri olarak, devletler ve diğer aktörlerin güvenliğini konu alan, zaman içerisinde kapsamı genişlemiş ve farklı kuramsal çerçevelerle yeniden yorumlanmış bir kavramdır. Klasik anlamda uluslararası güvenlik, bir devletin dış tehditlere karşı toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve siyasi istikrarını koruma yetisiyle ilişkilendirilmiştir. Ancak özellikle Soğuk Savaş sonrası dönemde bu dar çerçeve sorgulanmış ve güvenlik,
TRMehmet Fatih Argın

Çocukluğumuzun vazgeçilmez çizgi dizilerinden biri olan SüngerBob KarePantolon (SpongeBob SquarePants), yıllardır hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap etmeye devam ediyor. Ne var ki, bu renkli ve absürt evrenin arka planında bazı karanlık teoriler de dolaşıyor. Bunlardan belki de en ilginç ve ürkütücü olanı, Bay Yengeç’in Krabby Patty’lerde gizli gizli yengeç eti kullandığı yönündeki iddia. Bay Yengeç ve Krabby Patty’nin Karanlık Sırrı (Yapay Zeka Tarafından Oluşturulmuştur) " image-element-f
TR
Nurten Yalçın
KaKarl Popper, 20. yüzyılın etkili bilim filozoflarından biri olarak, bilimsel yöntem, teori seçimi, bilim ile bilim dışı arasındaki ayrım, olasılık kuramı, kuantum mekaniği ve sosyal bilimlerin metodolojisi gibi çeşitli konular üzerine önemli katkılarda bulunmuştur. Popper’ın bilim felsefesindeki temel yaklaşımı, bilimsel teorilerin yanlışlanabilir olması gerektiği yönündedir. Ona göre, bir teorinin bilimsel kabul edilebilmesi için gözlemler veya deneyler yoluyla yanlışlanabilir nitelikte olması
TR
Esra Can

Fizikte M-teorisi, doğadaki tüm temel kuvvetleri ve madde biçimlerini tek bir matematiksel çatı altında birleştiren, kuantum mekaniği ile genel görelilik kuramını uyumlu hale getiren on bir boyutlu bir fizik teorisidir. Evrenin en temel yapı taşlarını noktasal parçacıklar yerine titreşen tek boyutlu sicimler ve çok boyutlu zarlar (membranlar) olarak tanımlayan bu kuram, modern fizikte "Her Şeyin Teorisi" için en güçlü aday olarak kabul edilmiştir. Teorinin henüz tam bir matematiksel formülasyonu
TR
Aykut Laçın
DeKöken Türkçe dene- fiilinden gelmektedir. Kullanım Alanları Bilimsel Çalışmalar: Gözlem ve testler ile bilgi edinilen süreçtir. Kişisel Gelişim: Bir kişinin yaşadığı deneyimler, hayatını şekillendirir. Eğitim: Uygulamalı çalışmalarda kullanılan yöntemler ve gözlemlerdir.
TR
Esra Can

Porter’ın Beş Güç Modeli, Harvard Business School profesörü Michael E. Porter tarafından 1979 yılında geliştirilmiş bir rekabet analizi çerçevesidir. Model, bir sektörün yapısını ve o sektörde faaliyet gösteren işletmelerin kârlılık potansiyelini belirleyen dışsal faktörleri sistematik biçimde inceler. Bu faktörler, sektördeki rekabetin yoğunluğunu şekillendiren beş ana kuvvetten oluşur: Yeni girişlerin tehdidi, tedarikçilerin pazarlık gücü, alıcıların pazarlık gücü, ikame ürünlerin tehdidi ve m
TR
Hüseyin Caner Özkan
PiPinokyo paradoksu, klasik Yalancı paradoksu’nun çağdaş bir uyarlamasıdır ve kurgusal karakter Pinokyo’nun burnunun yalnızca yalan söylediğinde uzadığı varsayımına dayanır. Paradoks, Pinokyo’nun “Burnum şu anda uzuyor” (ya da “Burnum birazdan uzayacak”) demesiyle ortaya çıkar. Bu durumda cümlenin doğru ya da yanlış olmasına göre tutarlı bir değerlendirme yapmak imkânsızdır: eğer ifade doğruysa, Pinokyo yalan söylemiyor demektir, dolayısıyla burnu uzamamalıdır. Ancak bu, ifadenin içeriğiyle çelişi
TR
Berk Büyükarslan

Güneş-Dil Teorisi, 1930’lu yıllarda Türk dilinin dünya dilleri arasındaki konumunu ve kökenini açıklamak amacıyla ortaya atılan, tüm dillerin kökeninin Türkçeye dayandığını savunan dilsel bir varsayımdır. Bu teori, Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından 1935 yılından itibaren kurumsallaştırılmış ve Türk Tarih Tezi ile paralel bir doğrultuda, Türk milletinin dünya medeniyetindeki öncü rolünü vurgulama amacı taşımıştır . Teoriye göre, ilk insanın doğadaki en baskın varlık olan güneşe karşı duyduğu hayra
TRTalha Yıldırım
KüGeert Hofstede tarafından geliştirilen Kültürel Boyutlar Kuramı, kültürel farkları anlamak ve ölçmek için kullanılan teorilerden biridir. Hofstede, kültürü; insanların sosyal etkileşimlerini ve iletişimlerini biçimlendiren derin yapıların bir kombinasyonu olarak tanımlar. Kültür, bireylerin yaşam boyunca öğrendiği düşünme, hissetme ve davranma tarzı olarak kabul edilir ve bu tarzlar büyük ölçüde ilk çocukluk yıllarında şekillenir. Kültürel farkların iş yerindeki değerler üzerindeki etkisi, Hofst
TR
Meryem Betül Kaya