TeKöken Tekfir sözcüğü, Arapça k-f-r (كفر) kökünden türeyen "dini reddetme, inkâr etme" anlamlarındaki kufr كفر sözcüğüyle aynı kökten gelir. Bu kökten türeyen "kefaret verme, birini kâfir sayma, kâfirlikle nitelendirme" anlamlarındaki takfīr (تكفير) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça "küfür" anlamındaki kufr كفر sözcüğünün tafˁīl veznindeki II. masdarıdır. Kullanım Alanları İslam Hukuku ve Kelam: Kişinin inanç durumuyla ilgili hukukî ve itikâdî tartışmalarda, iman ile küfür arasındaki sınırı
TR
ZUŞAN ÖNER
“Kâbe’ye doğru yönelerek namaz kılanlar” anlamındaki ehl-i kıble (ehlü’l-kıble) tamlaması, İslâm literatüründe çeşitli kelâm ekolleri tarafından, kendilerince küfre girmediği kabul edilen ve Kâbe’ye doğru yönelerek namaz kılmanın farz olduğuna inanan (veya bunu bilfiil icra eden) değişik mezheplere bağlı bütün müslüman zümreleri ifade etmek üzere kullanılan bir tabirdir. Kur’an ve hadis metinlerinin İslâm âlimlerince farklı şekillerde yorumlanmasının bir sonucu olarak müslümanlar arasında bazı f
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “boşa gitmek, değerini kaybetmek” anlamına gelen habt kökünden türemiş olup “boşa çıkarmak, silip yok etmek” demektir. Terim olarak bazı davranışların iyi amellerin sevabını yok etmesini ifade eder. Râgıb el-İsfahânî değerini kaybeden amelleri üç gruba ayırır. Birincisi imandan yoksun kimselerin işledikleri amellerdir (el-Furkān 25/23). İkincisi, dünyevî menfaat sağlama amacı taşıdığından Allah rızâsına yönelik olmayan uhrevî amellerdir. Üçüncü grup, sâlih amel niteliği taşımakla birlik
TRİslam Ansiklopedisi