
The Divan of Yunus Emre (Yunus Emre Divanı) is a work that compiles the poems of Yunus Emre, a key figure in Turkish Sufi literature. Published by Dergâh Publications, this book contains the poems written in the divan style, reflecting the poet's philosophical world, his Sufi understanding, and the unique language that he blended with the Anatolian folk poetry tradition. Subject The book provides a comprehensive presentation of Yunus Emre’s poems, which contain elements of both Sufi and folk lit
EN
Muhammed Samed Acar
TeKöken Arapça v-f-k (وفق) kökünden türeyen tevâfuk (توافق) kelimesi, “birbirine uyma, uyum ve denk gelme” anlamlarına gelir. Kullanım Alanları Günlük dil: Tesadüfen aynı zamana veya duruma denk gelme anlamında kullanılır. Edebiyat: Olaylar arasındaki anlamlı rastlaşma ve uyumları ifade etmek için yer alır. Dinî/Tasavvufî kullanım: Olayların rastgele değil, ilahî bir düzen ve uyum içinde gerçekleştiğini anlatan bir kavram olarak kullanılır. Osmanlı Türkçesi: Uyum, uygunluk ve denk gelme anlamların
TR
Berna Çamur

Yaratılış mitleriyle kıyamet mitleri arasındaki ilişki, çoğu zaman sandığımızdan daha “düzenli” işler. Bir topluluk başlangıcı hangi sembollerle kuruyorsa sonu da o sembollerle getirir. Başlangıçta sahneye çıkanlar, final sahnesinde de görünür. Çünkü mitoloji “yeni bir şey” anlatıyor gibi yaparken bile, belleğin çekirdek motiflerini farklı zamanlara ya da bağlamlara taşıyarak çalışır. Bu yüzden yaratılış mitlerinde ne varsa, kıyamet mitlerinde de onun izi vardır. Türk mitolojik evreninde bu çeki
TR
Duygu Şahinler
TeKöken Tefe’ül, Arapça tefe’ül (تَفَؤُّل) kökünden gelen bir kelime olup “uğur sayma” ya da “bir olayı hayra yorma” anlamlarını taşır. Kullanım Alanları Edebî kullanım: Gelecekten hayır bekleme veya olayları olumlu bir anlamla yorumlama eylemini ifade etmek için kullanılır. Tasavvufî kullanım: Allah’tan gelen işaretleri hayırla yorumlama ve bunları tevekkül anlayışıyla anlamlandırma bağlamında kullanılır. Geleneksel kullanım: Günlük yaşamda rastlantıları uğurlu sayma ya da yaşanan olayları hayra
TR
Mahmut Umut AKAGÜNDÜZ
ZaKöken Zamir kelimesi, Arapça'daki "ḍamīr" (ضمير) sözcüğünden alıntıdır. Bu Arapça kelime, "sır", "benlik, gönül" ve "gramerde gizli özne, adıl" gibi anlamlara gelir. "Ḍamīr" sözcüğü ise Arapça'daki "ḍamara" (ضَمَرَ) fiilinin ("buruştu, büzüştü") sıfatıdır. Kullanım Alanları Dilbilgisi / Gramer: Zamir, cümlede ismin yerine kullanılan kelimedir; şahıs, işaret, dönüşlülük gibi türleri vardır. Edebiyat / Anlatım: Zamirler, anlatımda tekrarları önlemek ve üslubu sadeleştirmek amacıyla kullanılır. Fel
TR
İbrahim Filiz
MaKöken "Mazhar" kelimesi Arapça kökenlidir. "zâhir olmak" anlamına gelen "zuhur" kelimesinden türemiştir. Kullanım Alanları Dinî ve Tasavvufî Metinler: İlâhî lütuf, nur veya hikmete erişen kişiler “mazhar” olarak nitelendirilir. Edebiyat: Mazhar olmak, bir duygunun, ihsanın ya da yüceliğin beden bulduğu hâli ifade eder. Günlük Dil: Övgü, makam, görev, sevgi, ilgi gibi olumlu ya da olumsuz bir duruma ulaşmayı belirtmek için kullanılır. İsim: Erkek çocuklarına verilen bir isimdir; “nimete nail olan
TR
Muhammed Said Alevcan
MiKöken Miftah kelimesi, Arapça f-t-ḥ (فتح) kökünden türeyen miftāḥ (مِفْتَاح) sözcüğünden alınmıştır. “Açmak” anlamındaki fataḥa (فتح) fiiline dayanan bu adlandırma, Arapçada araç ve alet isimleri türeten mifʿāl vezniyle oluşturulmuş olup “açmaya yarayan nesne, anahtar” anlamını ifade eder. Sözcük, Osmanlı Türkçesi yoluyla Türkçeye girmiştir. Türkçede tespit edilen en eski kullanımlarından biri, Seyf-i Sarayî’nin 1391 tarihli Gülistan Tercümesi’nde görülür. Osmanlıca metinlerde kelime مفتاح yazım
TR
Cemile YAKAÇ

Destar; fes, sikke veya kavuk gibi başlıkların üzerine sarılan tülbent ya da ince kumaşlara verilen isimdir. Sözlük anlamı itibarıyla "sarık" veya "başlık" demek olan destar, Osmanlı toplumsal yapısında ve özellikle tasavvuf geleneğinde yalnızca sıradan bir kıyafet unsuru olarak kalmamış; kişinin sosyal statüsünü, ilmi derecesini, tarikat içindeki konumunu ve manevi makamını gösteren güçlü bir sembol hâline gelmiştir. Fiziksel Özellikleri, Yapısı ve Malzemesi Destar yapımında kullanılan temel ma
TR
Kadriye Beyza Kirenci
BiYenilgim için kurduysanız bu meydanı Hakkıyla yenileceğim söylerken Hakk'ı Eğer çevirmişse Şeytan tüm başları yan Diyeceğim ey can, sen de Allah'a dayan Sonra ne tekliğe, ne düşüşe gücenirim Asil bir taht olur tozlu dizlerim Mefhumumdan silinir zafer ve mağlubiyet İnadına kanar, inadına güler bu şahsiyet Her kıyamım işareti olur korkaklığınızın Seyircinin esareti bedelidir kararsızlığının Savurur beni susamış küheylanın dizginleri Siziyse susturandır yalanın zincirleri
TR
Sena Nur Gür
ZaKöken Zahit kelimesi, Arapça'daki "dünyadan vazgeçen, dindar, sofu" anlamlarına gelen "zāhid" (زاهد) sözcüğünden alıntıdır. Bu Arapça kelime ise "vazgeçti, terk etti, kaçındı" anlamlarında kullanılan "zahada" (زهد) fiilinin fāˁil vezninde türetilmiş etken fiil sıfatıdır. Kullanım Alanları Tasavvuf Terminolojisi: Dünya nimetlerinden yüz çevirmiş, nefsine hâkim, zahitâne bir yaşam süren kişi anlamında, takva sahibi olma vurgusuyla kullanılır. İslam Felsefesi ve Ahlak: Nefis terbiyesi, kanaatkârlık
TR
İbrahim Filiz