
Tapureli, Türkiye'nin güneyinde, Mersin iline bağlı Erdemli ilçesi yakınlarında bulunan eski bir yerleşim yeridir. Bu alana günümüzde ören yeri denir. Ören yeri, eskiden insanların yaşadığı, ancak günümüzde harabe (yıkıntı) haline gelmiş yer demektir. Tapureli, çevresindeki arazi yapısının taşlık ve kayalık olmasından dolayı bu adı almıştır. Sen hiç yürümesi zor olan, çok taşlı bir patikada yürüdün mü? İşte bu eski yerleşim yeri de böyle bir yerde kurulmuş. Tapureli, dağlık bir bölgede, deniz se
TR
Nida Üstün

Yada Taşı, Türk kültür tarihinde kar ve yağmur yağdırma gibi hava olaylarını bir nevi büyü yoluyla kontrol etmek amacıyla kullanıldığı bilinen taştır. Yada taşı, Türk lehçelerinde ve İslami kaynaklarda çeşitli isimlerle anılmıştır: Yakutça sata, Kırgızca cay taş, Kazakça jadı taş ve jay taş, Başkurtça balataş ve yeytaş, Uygurca kaştaş, Altayca cada taş ve Tıvaca çat taş şeklinde isimlerle ifade edilmiştir. Arapça İslam kaynaklarında hacerü'l-metar (yağmur taşı), el-câlibü’l-matar; Farsça kaynakl
TR
Yahya B. Keskin

Hava hızı (Airspeed), bir hava aracının, içinden geçtiği hava kütlesine göre olan göreli hızıdır. Bu büyüklük, uçuş emniyeti, performans analizleri, yapısal sınırlar ve navigasyon açısından temel bir parametredir. Hava hızı kavramı, göstergede okunan değer ile gerçek hava kütlesine göre hareket hızı arasındaki korelasyonları dikkate alan çeşitli alt türlere sahiptir. Pitot-Statik Sistemi ve Temel Ölçüm Prensipleri Hava hızı göstergesi (Air Speed Indicator, ASI) pitot-statik sistem aracılığıyla ç
TR
Sümeyye Akkanat Terzioğlu
LaLapis lazuli, genellikle mavi renkte bulunan, metamorfik kayaçlardan oluşan yarı değerli bir taştır. Esas olarak lazurit minerali içerir ve pirit, kalsit, diopsit gibi diğer minerallerle birlikte bulunabilir. Kimyasal olarak sodyum, alüminyum, silisyum ve sülfür içeren bir silikat minerali olan lazurit sayesinde kendine özgü derin mavi rengine sahiptir. Lapis lazuli, tarih boyunca mücevher, süs eşyaları, heykelcilik ve boya üretimi gibi birçok alanda kullanılmıştır. Antik çağlardan günümüze kada
TR
Esmanur Demir

"Ayıkla pirincin taşını" deyimi, bir işin çok karışık ve içinden çıkılmaz bir hale geldiğini anlatmak için kullanılır. Tıpkı pirincin içindeki küçük taşları ayıklamanın zor ve uğraştırıcı bir iş olması gibi, bu deyim de bir sorunun çok zor çözüleceğini ifade eder. (Yapay zeka ile oluşturulmuştur) " image-element-format="right" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2025/08/16/6jAkkynZBH5NEzgt704R00tmUeW2viLB.png"> Nerden Gelir? ⏳ Bu deyimin kökeni hakkında çeşitli hikayeler anlat
TR
Nida Üstün

Yeşim taşı, mineralojik açıdan iki farklı taş grubunu kapsayan, tarih boyunca hem süs eşyası hem de kültürel ve simgesel nesne olarak kullanılan bir değerli taştır. Bu iki grup, kimyasal ve fiziksel özellikleri farklı olan nefrit ve jadeit minerallerinden oluşur. Yeşim, sertliği, dayanıklılığı ve işlenebilirliği nedeniyle özellikle Asya başta olmak üzere birçok kültürde çeşitli kullanım alanları bulmuştur. Mineralojik Yapı ve Fiziksel Özellikler Yeşim, kimyasal bileşimleri ve kristal yapıları ba
TR
Aynur Okçu
OnKöken “Oniks” sözcüğü, Fransızca onyx “agat, mermere benzer yarı şeffaf bir taş” kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Fransızcadaki bu terim, Eski Yunanca ónyks (όνυξ) sözcüğünden alıntıdır. Yunanca ónyks, hem “tırnak (özellikle hayvan veya kuş tırnağı)” hem de bu görünüme benzeyen taşları tanımlamak için kullanılmıştır. Bu bağlamda, taşın saydam ve katmanlı yapısı tırnak görünümüne benzetilmiştir. Kullanım Alanları Mineraloji ve Jeoloji: “Oniks” sözcüğü, bilimsel terminolojide yarı değerli taşlar s
TRAyşe İkbal Özsakın
MoKöken Yunanca molos kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kelimenin kökeni Latince mōlēs kelimesine dayanmaktadır. Kullanım Alanları İnşaat ve Yapı Teknolojisi: İnşaat sırasında veya sonrasında ortaya çıkan döküntüleri, yıkıntı artıklarını ve yapı söküntülerini tanımlamak için kullanılır. “Moloz duvar” terimi, kaba ve işlenmemiş taşlarla örülen duvar türünü belirtmek amacıyla kullanılır. Sıfat Olarak Kullanım: “Moloz duvar”, “moloz yapı” gibi örneklerde olduğu gibi, sözcük nitelediği yapının moloz ma
TRAyşe İkbal Özsakın

Kehribar, halk arasında çoğu zaman “taş” ya da “kaya” olarak nitelendirilse de, esasen bitkisel kökenli organik bir maddedir. Fosilleşmiş reçine olarak tanımlanan kehribar, kozalaklı ağaçların yaralanma ya da savunma amacıyla salgıladığı reçinenin, milyonlarca yıl boyunca oksijensiz ortamda, basınç ve sıcaklık etkisi altında geçirdiği fiziksel ve kimyasal dönüşümler sonucunda oluşur. Bu dönüşüm süreci, reçinenin sertleşmesini ve zamanla taş benzeri bir yapıya kavuşmasını sağlar. Katılaşmadan önc
TR
Samet Şahin
OoKöken Türkçeye, Fransızca oolithe “böbrek taşı, toplu iğne başı biçiminde taş” sözcüğünden geçmiştir. Bu sözcük, Eski Yunanca oón (οόν) “yumurta” ve líthos (λίθος) “taş” sözcüklerinin birleşiminden oluşmaktadır. Kullanım Alanları Jeoloji ve Mineraloji: Oolit dokusuna sahip taşları ve kireçtaşlarını tanımlamak, taşların oluşum süreçlerini incelemek için kullanılır. Paleontoloji ve Sedimantoloji: Fosil yatakları ve tortul tabakaların incelenmesinde oolit yapıları, sedimanın oluşum ortamını anlamay
TR
Ömer Faruk Tuğla