TeKöken Arapça kökenli bir kelimedir. Kelimenin kökeni Arapça "dinlendirmek" anlamına gelen tervіḥ kelimesine dayanmaktadır. Teravih kelimesi, tervіḥa kelimesinin çoğul halidir. Kullanım Alanları Fıkıh ve İbadet Literatürü: İslam hukuku metinlerinde ve ilmihallerde; namazın vaktini, rekat sayısını ve cemaatle icra edilme hükümlerini tanımlayan teknik bir terim olarak kullanılır. Sosyal ve Kültür Tarihi Kaynakları: Ramazan geleneklerini, cami merkezli toplumsal hareketliliği ve dini ritüelleri nesn
TR
Emirhan Polat

Teravih, Ramazan ayına özel bir namazdır ve yatsı namazından sonra kılınır. Adı, “rahatlatmak, dinlendirmek” anlamındaki Arapça “tervîha” kelimesinden gelir. Eskiden her dört rekâttan sonra kısa bir dinlenme yapıldığı için bu ad verilmiştir. Bugün bazı yerlerde bu aralar salavat ve zikirle değerlendirilir. İsteyen camide cemaatle, isteyen evde kılabilir. Teravih ne anlama gelir? Teravih sözlükte “dinlenmeler” demektir. Bu, namazda her dört rekâttan sonra kısa bir mola verilmesini anlatır. Zamanl
TR
Melahat Pamuk
Öpme fiili (Ar. takbîl) İslâm kaynaklarında hem âdâb hem fıkhî hükümler bağlamında ele alınmış, ardında yatan merhamet, şefkat, hürmet, dostluk, sevgi, cinsellik vb. niyetlere göre farklı değerlendirmelere tâbi tutulmuştur. Selâmlaşmak, dost ve yakınlara duyulan sevgiyi ifade etmek amacıyla -aralarında evlenme engeli bulunmayan erkek ve kadınlar dışında- kişilerin toplumun örf ve âdetlerindeki şekle uyarak birbirini öpmelerinde sakınca görülmemiş, hatta bazı durumlarda teşvik edilmiştir. Nitekim
TRİslam Ansiklopedisi
1213’te (1798) Hama-Halep yolu üzerinde bulunan Han (Hân-ı Şeyhûn) köyünde doğdu. Hayatı hakkındaki bilgiler, geniş ölçüde torunu Abdülmecîd b. Muhammed’in el-Ḥadâʾiḳu’l-verdiyye adlı eserinde verdiği bilgilere dayanmaktadır. Babasını küçük yaşta kaybeden Muhammed el-Hânî, Rifâî-Keyyâlî şeyhi Muhammed el-Keyyâlî’nin kızı olan annesiyle birlikte Hama’ya gidip öğrenimini burada sürdürdü. Altı yıl kadar Fâris adlı bir zatın sohbetlerine devam ettikten sonra Kādirî şeyhi Muhammed Geylânî’ye intisap
TRİslam Ansiklopedisi

Âdâb-ı muâşeret insanların birbirleriyle güzelce geçinmesini, nazik ve saygılı olmasını sağlayan kuralların adıdır. Bir nevi, günlük hayatta nasıl davranmamız gerektiğini öğreten bir rehber gibidir. Hadi, bunu daha yakından tanıyalım! Âdâb-ı Muâşeret Ne Demek? Âdâb-ı muâşeret, Arapça bir kelime. “Âdâb” kelimesi “edep” yani güzel davranışlar demek, “muâşeret” ise “birlikte iyi geçinme” anlamına geliyor. Yani, bu kurallar bize ailemizle, arkadaşlarımızla, komşularımızla ya da tanımadığımız insanla
TR
Elif Laçin

Destar; fes, sikke veya kavuk gibi başlıkların üzerine sarılan tülbent ya da ince kumaşlara verilen isimdir. Sözlük anlamı itibarıyla "sarık" veya "başlık" demek olan destar, Osmanlı toplumsal yapısında ve özellikle tasavvuf geleneğinde yalnızca sıradan bir kıyafet unsuru olarak kalmamış; kişinin sosyal statüsünü, ilmi derecesini, tarikat içindeki konumunu ve manevi makamını gösteren güçlü bir sembol hâline gelmiştir. Fiziksel Özellikleri, Yapısı ve Malzemesi Destar yapımında kullanılan temel ma
TR
Kadriye Beyza Kirenci
Sözlükte “çağrıda bulunana cevap vermek, bir davete icabet etmek” anlamındaki telbiye fıkıh terimi olarak hac veya umre niyetiyle ihrama giren kimsenin aşağıdaki sözleri söylemesini ifade eder: “Lebbeyk, Allāhümme lebbeyk. Lebbeyk, lâ şerîke leke lebbeyk. İnne’l-hamde ve’n-ni‘mete leke ve’l-mülk, lâ şerîke lek” (Rabbim! Davetine sözüm ve özümle tekrar tekrar icabet ettim, emrine boyun eğdim. Rabbim! Senin davetine icabet boynumun borcudur. Senin eşin ve ortağın yoktur. Rabbim! Bütün varlığımla s
TRİslam Ansiklopedisi