MüKöken Müstebit, Arapça istibdād “tek başına hareket etme, başına buyruk olma” anlamındaki kökten türemiştir. Kelime, Arapça badda “ayırmak, tek bırakmak” fiiline dayanan yapıyla ilişkilidir ve “başına buyruk davranan, baskı kuran” anlamını kazanmıştır. Kullanım Alanları Siyaset: Otoriter ve baskıcı yönetim anlayışlarını tanımlamak için kullanılır. Tarih: Geçmişte halk üzerinde zor kullanarak hâkimiyet kuran yöneticileri ifade eder. Edebiyat: Baskı, zulüm ve özgürlük kısıtlaması temalarının işlen
TR
Fatmanur Mavibaş
SeKöken “Serdengeçti” kelimesi, “baş” anlamına gelen ser ile “vazgeçmek” anlamındaki geçmek fiilinin birleşiminden doğan “serden geçmek” ifadesine dayanır. Kullanım Alanları Tarih: Osmanlı ordusunda, özellikle yeniçeriler arasında tehlikeli görevler için gönüllü olan askerleri tanımlamak için kullanılmıştır. Günlük dil: Büyük riskleri göze alan cesur ve fedakâr kişiler için mecaz anlamda kullanılabilir.
TR
Gökhan Güller
ZiKöken Arapça kökenli bir kelime olan zimmet (ﺫﻣّﺖ), Arapça √ḏmm köküne dayanmaktadır. Bu kökten türeyen ve “kefalet, garanti; bir borç veya sorumluluğu üstlenme; bir aşiretin koruması altına girme” gibi anlamları barındıran ḏimma(t) (ذِمّة) sözcüğünden dilimize aktarılmıştır. Kelimenin dil bilgisindeki yapısı incelendiğinde ise Arapçada “kınadı, ayıpladı” anlamını taşıyan ḏamma (ذمّ) fiilinin fiˁla(t) veznindeki bir ism-i merresi olduğu görülmektedir. Kullanım Alanları İdari ve Kurumsal Dil: Kam
TRNisa Dal
İhKöken Etimolojik açıdan kelime, Arapça hwt kökünden gelen ve "etrafını çevirme, kuşatma" anlamını taşıyan ihāṭa(t) (إحاطة) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, "çevirdi, çit çekti" manasına gelen Arapça ḥāṭa fiilinin if‘āla(t) veznindeki dördüncü masdarıdır. Kelimenin Türkçedeki en eski kayıtlarından biri 1360 tarihli anonim Danişmend-Nâme eserinde "Kāfirler ol țağ etrafın ihāta idüp țururlardı" ifadesiyle yer almıştır. Kullanım Alanları Fiziksel Kuşatma ve Çevreleme: Askeri terminolojide bir yerin
TR
AYŞE TUBA KESKİL
PıKöken Pırazvana kelimesi, Türkçeye Farsça birāzbān veya birāzvān sözcüğünden geçmiştir. Kelime, Farsça kökenli olup zamanla Türkçenin ses yapısına uyum sağlayarak bugünkü formlarını almıştır. Kullanım Alanları Bıçakçılık ve Silah Yapımı: Kesici aletlerin kritik parçalarından biri olan namlu ile sapın birleştiği noktayı güçlendirmek, sabitlemek ve estetik bir görünüm kazandırmak için kullanılan malzemeyi ifade etmek için kullanılır. El Sanatları: Geleneksel kalemtıraş, kama, kılıç gibi el yapımı
TR
Tuğba Aygün
SeKöken Sergerde kelimesi, Türkçeye Farsça sarkarde (سرکرده) veya ser-kerde sözcüğünden alıntıdır. Bu birleşik kelime, Farsçada “baş” anlamına gelen ser (سر) ile “yapmak, etmek” fiilinden türeyen ve "yapılmış, liderlik etmiş" gibi anlamlara gelen kerde veya gerde (کرده) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. Kelime, köken olarak "başta olan, liderlik yapan" anlamını taşır. Kullanım Alanları Genel Liderlik ve Başkanlık: Eski metinlerde, bir grubun, fikri akımın veya topluluğun lideri, başkanı veya
TR
Tuğba Aygün
İşKöken İştihar kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiştir. Kelime, "meşhur etmek, yaymak" anlamına gelen şöhret sözcüğüyle aynı Arapça kökten türeyen iştihār (إشتهار) sözcüğünden alıntıdır. Kullanım Alanları Tarih ve Biyografi: Tarihî şahsiyetlerin, sanatçıların veya bilim insanlarının yaşadıkları dönemde nasıl ün kazandıklarını, şöhretlerinin nasıl yayıldığını anlatan metinlerde kullanılır. Edebi Eleştiri: Özellikle eski dönem yazarları veya eserleri üzerine yapılan incelemelerde, o yazarın veya ese
TR
Tuğba Aygün
DaKöken Eski Türkçe tamġa “baskı bloku, mühür” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe tam- fiilinden Eski Türkçe +gA ekiyle türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir. Kullanım alanları Tamga, tarih boyunca birçok farklı alanda kullanılmıştır. İlk olarak mühür ve damga işlevi görerek devletlerin, boyların, aşiretlerin ya da kişilerin kimliklerini temsil etmiştir. Hayvancılıkla uğraşan toplumlarda hayvanların kime ait olduğunu belirtmek için özellikle at ve koyunlara damga vurulmuştur. Bu
TR
Muhammed Said Elsalih
Farsça’da “baş” mânasında olup “başkan, reis” anlamına da gelen kelime Türkler tarafından İslâmiyet’ten önce de kullanılmıştır. Nitekim İslâm öncesinde Kıpçak reislerinden bazısının unvanı “ser-cenkşi” idi. Karahanlılar’da “ser-hayl” (kervan ve kafile başı) tabiri geçer. Moğollar’da Cengiz Han ordusunda ileri karakol niteliğindeki mukavemet noktalarına “ser-i pul” denir. Anadolu Selçukluları’nda ordu kumandanına “ser-leşker” (subaşı) adı verilirdi. Serin Arapça’sı olan re’s veya reîs ile de birç
TRİslam Ansiklopedisi
ŞeKöken Şevket kelimesi, Arapça şvk kökünden gelen şavka(t) (شوكة) sözcüğünden türetilmiştir. Şevke(t), Arapça şāka (شاك) “sivri idi, battı” fiilinin faˁla(t) vezninde ism-i merresidir. Başlangıçta "diken" anlamında olan kelime, zamanla mecazi olarak "güç, heybet, savaş azmi" anlamlarını kazanmıştır. Türkçeye "büyüklük, ululuk, haşmet" anlamlarında geçmiştir. Kullanım Alanları Edebiyat: Ululuk ve heybet ifade eden metinlerde. Siyaset ve Tarih: Güçlü hükümdarlar veya devletler için. Sosyal Hayat: İ
TR
Meryem Şentürk Çoban