İnKöken Arapça "dişledi, kemirdi, kırptı" manalarına gelen ḳaraḍa (قرض) fiilinden türetilmiştir. Kelime, bu kökün yedinci babı olan infiˁāl vezninde; "aşınma, yıpranma, kırpılma" anlamlarını karşılayan inḳirāḍ (انقراض) sözcüğünden Türkçeye intikal etmiştir. Kelimenin semantik kökeninde yatan "kemirilme" ve "yıpranma" eylemleri, zamanla bir varlığın veya topluluğun tedricen tükenerek yok olması anlamını beslemiştir. Türk literatüründeki tespit edilen en eski kayıtlarına 15. yüzyıl sonunda Neşrî’nin
TR
Emirhan Polat
BaKöken Fransızca "üniversite kabul sınavı" manasındaki baccalauréat kelimesinden aktarılan bu sözcük, tarihsel olarak Geç Latincedeki "genç erkek, şövalyelik mertebesine aday kimse veya bekâr" anlamlarına gelen baccalarius ibaresine dayanmaktadır. Söz konusu terimin asıl kaynağı ise Eski Fransızcada yine "genç adam" anlamıyla kullanılan bacheler kelimesidir. Günümüz İngilizcesindeki "bekâr" ya da "lisans mezunu" karşılığına gelen bachelor sözcüğü ile de aynı ortak kökten türemiştir. Kullanım Alan
TR
Eda TEKİN
TaKöken Tababet kelimesi, Arapçada “hekimlik mesleği, doktorluk” anlamına gelen ṭibāba(t) (طبابة) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, yine Arapçada “tıp, hekimlik” anlamındaki ṭibb (طبّ) sözcüğünden türemiştir. Tarih boyunca tababet, hekimlik sanatı ve mesleğini, hastalıkların teşhis ve tedavisiyle ilgili uygulamaları ifade etmek için kullanılmıştır. Kullanım Alanları Tıp Tarihi: Osmanlı ve İslam dünyasındaki hekimlik uygulamalarını ve sağlık kurumlarını ifade etmek için kullanılır. Edebiya
TR
Berna Çamur
DûKöken Sözcük, Farsça “uzak” anlamındaki dūr ve “düşünen” anlamındaki endiş kelimelerinin birleşiminden türetilmiş olan "dūr-endîş"ten Türkçeye geçmiştir. Anlam olarak “geleceği gören, tedbirli ve ileriye dönük düşünen” kişi anlamını taşır. Kullanım Alanları Edebiyat: Geleceği öngören ve ihtiyatlı karakterlerin nitelendirilmesinde kullanılmıştır. Sosyal ve günlük dil (eskimiş): Planlı ve ölçülü davranan kişiler için kullanılan bir sıfat/isim. Tarihsel metinler: Yönetim ve toplumsal düzen bağlamın
TR
Sevgi Kıraç
TaKöken Türkiye Türkçesi tāb ver- “(metali) ateşte yumuşatmak veya cilalamak” fiilinden türetilmiştir; bu sözcük Farsça tāb veya tāv تاب “hararet, ısı” sözcüğünden alınmıştır. Kullanım Alanları: Edebiyat / Halk Dili: İşleme veya ısı verme süreçlerini tanımlamak için kullanılır. Mecaz / Argo: Kandırmak, ikna etmek veya karşı cinsi etkilemek anlamında; halk hikâyelerinde, günlük konuşmalarda ve sosyal dilde kullanılır.
TR
Ömer Faruk Tuğla
BuKöken "Burç" sözcüğü, Arapça burc (برج) kökenli olup, “kule” ve “Zodyak üzerindeki 12 takımyıldızdan biri” anlamındadır. Aramice-Süryanice burgā (ברגא) ve Eski Yunanca pýrgos (πύργος, “kule”) sözcüklerinden türetilmiştir. Osmanlı Türkçesinde burc ve Yunancadan alınan birgos/bergos eş sıklıkta kullanılmıştır; örnek: Burgaz/Bergos. İlk Türkçe kullanım: Kutadgu Bilig (1069). Kullanım Alanları Mimari / Savunma: Kale surlarında gözetleme ve savunma amacıyla yapılan kuleleri ifade eder. Gökbilim / Ast
TRAyşe İkbal Özsakın
YuKöken Kökü tartışmalı olup, bazı araştırmacılar Türkçe kökenli olmadığını belirtseler de Eski Türkçe yunt “at, at ya da kısrak sürüsü” sözcüğünden geldiği düşünülmektedir. Kullanım Alanları Tarih: Eski Türk toplumlarında “at” veya “kısrak” anlamında kullanılır; özellikle göçebe yaşamı ve süvari kültürünü anlatan kaynaklarda kullanılır. Edebiyat: Destan, koşuk ve halk anlatılarında bozkır yaşamını, at kültürünü ve kahramanlık sahnelerini betimlemek için yer alır.
TR
Ömer Faruk Tuğla

Köken Eski Türkçe yi “dikiş” sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *yig " dikiş?" biçiminde evrilmiş olabilir; ancak BU KESİN BİR BİLGİ DEĞİLDİR.
TR
Furkan Üresin
HuKöken Hunnak kelimesi, Türkçeye Arapçada aynı anlama gelen ḫunnāḳ (ﺧﻨّﺎﻕ) sözcüğünden geçmiştir. Kelime, köken olarak boğazda meydana gelen ve boğulma hissi veren iltihaplanmayı tanımlar. Kullanım Alanları Tıp ve Halk Hekimliği: Eski tıp dilinde ve halk arasında, günümüzde “anjin” veya “tonsilit” olarak bilinen bademcik iltihabını ve buna bağlı boğaz ağrısını ifade etmek için kullanılan yerleşik bir terimdir. Edebi ve Mecazi Anlatım: Edebi metinlerde, karakterlerin yaşadığı fiziksel bir ıstırabı
TR
Tuğba Aygün
SoKöken Sos kelimesi, Fransızca "yemek suyu" anlamına gelen sauce sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu terimin aslı, Eski Fransızca "tuzlu su" manasındaki salse kelimesine dayanmaktadır. Sözcüğün tarihsel kökeni ise Latince "tuz" anlamına gelen sal kökünden türetilen ve "tuzlu" manasını taşıyan salsus sözcüğüne kadar uzanmaktadır. Kullanım Alanları Gastronomi: Yemeklerin üzerine dökülen ya da yanında sunulan tamamlayıcı karışımı ifade etmek için kullanılır. Sunum ve servis: Yemeğin görsel bütünlüğün
TR
ZUŞAN ÖNER