FaKökenKökeni kesin olarak bilinmemektedir.Kullanım AlanlarıGiyim: Kadın giysilerinde, özellikle etek ucu, kol ve yaka süslemelerindeki fırfırı ifade etmede kullanılır.Ev tekstili: Perde, yatak örtüsü, masa örtüsü gibi eşyaların kenar süslerindeki fırfırı ifade etmede kullanılır.Mecazi kullanım: Aşırıya kaçan veya gereksiz süs anlamında da kullanılabilir.
TR
Tuğba Aygün
RoKökenRokoko kelimesi, Türkçeye Fransızca “rococo” sözcüğünden geçmiştir. Bu kelime, Fransızcada taş süslemelerini ifade eden rocaille terimiyle bağlantılıdır. 18. yüzyılda Fransa’da gelişen rokoko üslubu, zamanla Avrupa’nın diğer bölgelerine ve farklı sanat disiplinlerine yayılmış, Türkçede de orijinal telaffuz ve biçimiyle yer bulmuştur.Kullanım AlanlarıRokoko; sanat tarihinde özellikle mimarlık, iç dekorasyon, mobilya ve resim alanlarında kullanılan aşırı süslü, kıvrımlı ve zarif detaylarla ka
TR
Ayşenur Bayraktar
SöKökenTürkiye Türkçesinde kullanılan söve kelimesi, söbek / sübek biçimlerinden gelişmiştir. Bu sözcük, bir yandan “oval” ya da “mil, değirmen veya kapı pimi” anlamlarını taşır; diğer yandan ise söbi (sivri, oval) sözcüğüne dayanır. "Kapı ve pencere kenarlarındaki süs kalıpları" anlamındaki söve, Fransızca seuil “kapı eşiği, kapı ve pencere kenarı” sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.Kullanım AlanlarıŞekil ve Biçim Betimlemeleri: Yapı unsurlarının çevresini kuşatan, belirgin sınır çizgisi oluşturan öğ
TR
Ömer Faruk Tuğla
ŞaKökenArapça kökenli bir kelimedir. Şatafat (ﺷﻄﻔﺎﺕ) kelimesi, şaṭaf kelimesine gelen çoğul eki -at ile türemiştir.Kullanım Alanları Günlük konuşma dilinde: Aşırı süslü, dikkat çekici giyim, eşya veya yaşam tarzlarını tanımlarken kullanılır.Gazete ve dergi yazılarında: Gösterişli yaşamlar veya abartılı dekorasyonlar anlatılırken yer bulur.Edebî metinlerde ve romanlarda: Karakterlerin zenginlik ya da kibir göstergesi olarak şatafatlı giysi, ev veya düğün tasvirlerinde geçer.Mimari anlatımlarda: Sar
TR
Hatice Kayalı

Yazma eser kültürü, yalnızca yazıya dökülmüş metinlerden ibaret olmayıp bu eserlerin ortaya çıkmasından korunmasına kadar geniş bir süreci kapsayan bir ekosistemi ifade eder. Bu süreçte, metinlerin oluşturulması, yazılması, süslenmesi, ciltlenmesi ve korunması gibi her aşama, farklı uzmanlık alanlarını ve meslek gruplarını gerektirir. Yazma eserlerin üretiminde yer alan bu zanaatkârlar ve sanatçılar, sadece pratik bir işlevi yerine getirmekle kalmamış, aynı zamanda yazma eserlerin estetik ve san
TR
Burak Enes

Yatağan, Osmanlı İmparatorluğu'nda 16. yüzyıldan 19. yüzyılın sonlarına kadar yaygın olarak kullanılmış, kendine özgü formuyla hem kılıçtan hem de paladan ayrılan, tek kenarı keskin, kısa ve hafif eğri bir yakın dövüş silahıdır. Genellikle bir saldırı silahı olmasının yanı sıra, sahibinin sosyal statüsünü ve zenginliğini gösteren bir simge olarak da önem taşımıştır. Hem kesme hem de delme kabiliyetine sahip olan bu silah, özellikle Yeniçeriler tarafından kullanılmasıyla bilinir. Tarihsel Gelişim
TRYunus Emre Yüce

Anadolu Selçuklu mimarisi, 11. yüzyıldan 13. yüzyıla uzanan süreçte, özellikle 1071 Malazgirt Zaferi sonrasında Türklerin Anadolu’ya yerleşmeye başlamasıyla şekillenen, İslami ve yerel unsurların sentezine dayalı özgün bir mimari üsluptur. Bu mimari, yalnızca işlevsel yapılar inşa etmeyi değil, aynı zamanda derin anlam katmanları taşıyan sembolik ve kozmolojik bir anlatıyı da içerir. Selçuklu yapıları, dini, kamusal ve savunma amaçlı yapılarda ortak bir estetik dil geliştirmiştir. Bu dil, Orta A
TR
Esra Özkafa
ZeKöken"Zerrin" kelimesi Farsça kökenlidir. Farsçada "altın" anlamına gelen "zer" kelimesine "-în" ekinin getirilmesi sonucu oluşan "zerîn - zerrîn" kelimelerinden evrilmiştir.Kullanım AlanlarıEdebiyat: Betimlemelerde altın gibi ışıldayan nesneleri, doğa unsurlarını veya fiziksel güzelliği vurgulamak için kullanılır.Sanat ve Estetik: Altınla süslenmiş kumaş, kıyafet veya yapı öğelerini tanımlamakta tercih edilir.
TR
Muhammed Said Alevcan
YaKöken“Yaldız” kelimesi, Eski Türkçe yaldır- (parlamak) fiilinden türemiştir ve yulduz (yıldız, parıltı) kelimesiyle eş kökenlidir.Kullanım AlanlarıAkademik: Sanat tarihi, geleneksel el sanatları, restorasyon ve dekoratif tasarım alanlarında kullanılır. Altın veya altın görünümlü süsleme tekniği olarak incelenir. Mimari bezemelerde, minyatürlerde ve kitap süslemelerinde sıkça yer alır.Kültürel: Edebiyat, halk şiiri, mimari ve geleneksel sanatlarda zenginlik, gösteriş, dış güzellik anlamlarında me
TR
İbrahim Filiz
AsKökenTürkçede "aslan" ve "ağzı" kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Aslanağzı, bu bitkinin çiçeklerinin şekli ve havuz kenarlarında aslan figürlü süs taşlarıyla ilişkilendirilmiştir.Kullanım AlanlarıBotanik: Aslanağzı, bahçelerde veya parklarda estetik amacıyla yetiştirilen bir bitkidir.Süsleme Sanatı: Aslanağzı, özellikle heykel ve su takılarıyla yapılan süslemelerde kullanılır.Mecaz: Aslanağzı, bir şeyin güzel ama kokuşuz, aldatıcı gibi anlamlar taşımak için de mecaz olarak kullanılabilir.
TR
Ahsen Buyurkan