
Tarihin akışını değiştiren, bozkırın zorlu şartlarında filizlenip devasa imparatorluklara dönüşen kadim bir millet: Türkler. Bugün, ilk Türk devletlerinin askerî dehasından toplumsal yapısına, köklü törelerinden inanç dünyalarındaki derin izlere uzanan büyüleyici bir yolculuğa çıkıyoruz. İşte ham askerî güçten çok daha fazlasını barındıran, Roma’dan Çin’e kadar dünyaya yön vermiş o kadim mirasın köşe taşları... Hunlar ve Askerî Teşkilatlanma: Toprak Namustur! Türk tarihinin ilk teşkilatlı büyük
TR
Mustafa Cem İnci

Bugünlerde nereye baksak aynı manşeti görüyoruz: "Yapay zekâ şu mesleği bitirdi, bu mesleği tehdit ediyor!" Peki, 2026 yılının gerçek verileri bize ne söylüyor? Algoritmalar gerçekten masalarımıza ortak mı oluyor, yoksa bize asistanlık mı yapıyor? Gelin, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve OECD gibi resmi kurumların güncel raporları ışığında, iş dünyasının bu devasa dönüşümüne yakından bakalım. Diplomalar Rafa mı Kalkıyor? Eskiden bir işe girmek için altın anahtarımız diplomalarımızdı. Ancak PwC 2025
TRLara Sancaktar
Gi“Gizlilik güçtür, insanlar bildikleri şeyleri mahveder.” İnsan bazen hayatı boyunca en büyük yaraları düşmanlarından değil, en çok anlattığı insanlardan alır. Çünkü herkes sır taşıyabilecek kadar olgun değildir. Herkes senin heyecanını, planlarını, mutluluğunu ya da kırgınlığını koruyabilecek bir kalbe sahip değildir. Bazı insanlar sadece duymak ister. Anlamak için değil… konuşmak için. Ve insan bunu çoğu zaman iş işten geçtikten sonra fark eder. Eskiden insanlar içindeki her şeyi paylaşınca haf
TR
Zeynepnur Karagülle

Türkiye’nin farklı yörelerinde misket veya bilye olarak da adlandırılan, çocukların el-göz koordinasyonunu ve stratejik düşünme becerilerini geliştiren geleneksel bir çocuk oyunudur. Oyunun temel malzemesi olan küreler; cam, taş, toprak, demir veya kemik gibi çeşitli materyallerden yapılabilir. Yapay zeka ile oluşturulmuştur. " image-element-format="right" image-height="1536" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2026/04/16/LyaaD7H8ptGrOSsgkfMRhWbDC4c9Ifv9.png" image-width="1024"&g
TR
Aleyna Bozarslan

Bugün kaç göreviniz vardı? Kaçını tamamladınız? Ve tamamladıklarınızdan kaçı gerçekten fark oluşturdu? Çoğumuz gün sonunda yorgun ama tatminsiz hissederiz. Liste uzundur, yapılanlar çoktur ama "önemli olan" bir türlü bitmemiştir. Bunun nedeni çoğunlukla tembellik değil, yanlış önceliklendirmedir. Her görevi eşit değerde görmek, zamanı ve enerjiyi en az verimli yerlere harcamak anlamına gelir. İşte tam burada 19. yüzyılda yaşamış bir İtalyan ekonomistin gözlemi devreye girer. Vilfredo Pareto, İta
TR
Ömer Said Aydın

Dokuz Taş Oyunu is a traditional strategy game played by two players, rooted in Turkish folk culture and based on mental skills. The game is typically played using lines drawn on the ground or on a pre-prepared board, with nine stones placed by each player on the intersections of these lines. The objective is to reduce the opponent’s number of stones or render them unable to make a move, according to specific rules. Dokuz Taş Oyunu has been transmitted orally from generation to generation and ha
ENZeynep Aydın

16 Mayıs 1919, sadece bir takvim yaprağı değil; bir imparatorluğun küllerinden, tam bağımsız bir cumhuriyete giden yolun ilk fiziksel adımıdır. İstanbul’un işgal altındaki puslu havasından sıyrılan Bandırma Vapuru, Galata Rıhtımı’ndan demir alırken, aslında koca bir milletin hürriyet umudunu taşıyordu. Bir Görevden Fazlası: 9. Ordu Müfettişliği Mustafa Kemal Paşa’nın elinde resmi bir görev vardı: 9. Ordu Müfettişliği. Kağıt üzerinde görevi bölgedeki asayişi sağlamak ve silahları toplamaktı. Anca
TROsman Hakan Karsavran