
Wolf-Rayet yıldızı, tayfında helyum, azot, karbon ve oksijen gibi yüksek iyonlaşma düzeyine sahip elementlere ait geniş ve güçlü emisyon çizgileri bulunan; çok yüksek yüzey sıcaklıkları ve yoğun, hızlı yıldız rüzgârlarıyla karakterize edilen bir yıldız sınıfını ifade eder. Bu yıldızlar, özellikle güçlü kütle kaybı süreçleri ve ayırt edici tayfsal özellikleriyle tanımlanır. Tanım ve Genel Nitelikler Wolf–Rayet yıldızları, yüzey etkin sıcaklıkları yaklaşık 30.000 K ve üzeri olan, güçlü ve hızlı yı
TRPelin Demirci

Talyum, simgesi Tl ve atom numarası 81 olan bir metaldir. Gümüşümsü bir görünüme sahip olan talyum, yumuşak ve şekil verilebilir bir elementtir. Doğada nadir bulunur ve bazı minerallerin içinde küçük miktarlarda yer alır. Tarihçesi Talyum 1861 yılında İngiliz kimyager Sir William Crookes tarafından keşfedilmiştir. İsmi Yunanca “yeşil dal” anlamına gelen “thallos” kelimesinden gelir, çünkü talyumun spektrumunda yeşil renkli çizgi görülür. Bu keşif, elementlerin spektrum analiziyle bulunabileceğin
TR
İbrahim Filiz

Gustav Robert Kirchhoff (12 Mart 1824 - 17 Ekim 1887), 19. yüzyıl teorik fizikçilerinden biri olarak modern fiziğin oluşumuna önemli katkılar sağlamıştır. Elektrik devre teorisi, spektroskopi ve termal radyasyon alanlarındaki çalışmaları, günümüzde elektrik mühendisliği, kuantum fiziği ve astrofizik gibi alanlarda halen önemli referanslar arasında yer almaktadır. Erken Yaşamı ve Eğitim Dönemi Königsberg’de hukukçu bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen Kirchhoff, yerel bir gymnasium"Gymnasium", A
TRHamza Abdullah Ova

LC-MS/MS (Liquid Chromatography–Tandem Mass Spectrometry), günümüz analitik kimyasında moleküler düzeyde tanımlama ve nicel analiz gerçekleştiren yüksek hassasiyetli bir tekniktir. Dünya genelinde, özellikle farmasötik analizlerin yaklaşık %70’inde, doping kontrollerinde ise %95 doğrulukla kullanılmaktadır. Türkiye'de DAYTAM, ASÜBTAM ve GRÜMLAB gibi merkezlerde pestisit, toksik madde ve gıda katkı analizlerinde etkin biçimde kullanılmaktadır. Tanım ve Teknolojik Yapı LC-MS/MS sistemi, sıvı kroma
TR
Mürüvvet Doğangün
SpKökeni Latince, spectrum “hayal, görüntü, ışığın kırılmasıyla oluşan gökkuşağı, tayf” sözcüğünden türetilmiş olup bu kelime de yine Latince specere, spect- “bakmak” fiilinden gelmektedir. Kelime, Fransızca'ya "spectroscopie" olarak geçmiş oradan da Türkçeye dahil olmuştur. Kullanım Alanları 1. Kimyasal Bileşiklerin Tanımlanması • Organik ve inorganik bileşiklerin moleküler yapılarının tespiti. 2. Biyokimya ve Proteomik • Proteinlerin, peptitlerin ve nükleik asitlerin analizinde. 3. Farmasötik En
TR
Esma Çalğan

Seyfert galaksileri, ilk olarak 1943 yılında Amerikalı astronom Carl Seyfert tarafından tanımlanan, normal bir sarmal galaksi görünümüne sahip olmalarına rağmen merkezlerinde kuasar benzeri yüksek yüzey parlaklığı barındıran gök cisimleridirNASA/IPAC Extragalactic Database (NED). "Seyfert Galaxies". Erişim 10 Ocak 2026. https://ned.ipac.caltech.edu/level5/Glossary/Essay_seyfert.html. ">【1】 . Aktif galaktik çekirdeklerin (AGN) en yaygın ve en düşük enerjiye sahip sınıfını oluşturan bu galaksil
TRPelin Demirci

Astrofizik, evrenin ve içerisindeki gök cisimlerinin doğasını, kökenini, gelişimini ve geleceğini anlamak amacıyla fizik ve kimya yasalarının astronomiye uygulandığı bir bilim dalıdır. Bu disiplin, , gezegenlerin, galaksilerin, bulutsuların ve diğer kozmik yapıların doğumundan ölümüne kadar olan süreçleri incelemiştir. Astronomi gök cisimlerinin konumlarını, hareketlerini ve parlaklıklarını ölçmeye odaklanırken, astrofizik bu nesnelerin fiziksel özelliklerini ve onları yöneten mekanizmaları açık
TR
Aykut Laçın

Geleneksel MR görüntüleme ile birleştirilmiş MR spektroskopisi, beyin dokusunda bulunan spesifik metabolitleri ölçerek yapısal değişikliklerin dokulardaki biyokimyasal süreçlerle korelasyonunu izleme imkanı verir. Atom çekirdeklerinin manyetik alan altında rezonansa girme özelliklerine dayanmaktadır. MRS, özellikle proton (1H) çekirdeklerinin kullanıldığı bir tekniktir. MRI ile benzer şekilde, vücutta yüksek çözünürlüklü görüntüler elde etmekle birlikte, MRS bir adım daha ileri giderek biyokimya
TR
Caner Sefa Koçyiğit
TaKöken Tayf kelimesi, Türkçeye Arapça ṭayf (طيف) sözcüğünden geçmiş olup köken anlamı “uykuda görülen hayalet, hayal ya da kâbus”tur. Bu sözcük, “uykuda hayalet görmek” anlamındaki Arapça ṭāfa fiilinden türetilmiş olup, faˁl vezninde bir mastardır. Başlangıçta doğaüstü ve düşsel imgeleri ifade ederken, Yeni Osmanlıca dönemde Fransızca spectre (“hayalet, görüntü, ışık tayfı”) sözcüğünün karşılığı olarak bilimsel terminolojiye aktarılmıştır. Böylece tayf hem geleneksel anlamını korumuş hem de fizik
TR
Ayşenur Bayraktar