NaKöken Nâhoş, Farsça nā-χoş “hoş olmayan” biçiminden alınmış bir sözcüktür. Yapısında “değil, olmayan” anlamı katan nā- eki ile “hoş, güzel” anlamındaki χoş kelimesi birleşmiştir. Bu birleşim, “hoş olmayan” anlamını karşılayan bir yapı oluşturur. Kullanım Alanları Günlük Yaşam: Hoşa gitmeyen durum, olay veya nesneleri ifade etmek için kullanılır. Edebiyat: Rahatsızlık, uyumsuzluk ve olumsuz duyguları anlatan betimlemelerde yer alır. Sosyal İletişim: Bir ortamın veya davranışın rahatsız edici yönü
TR
Fatmanur Mavibaş
AhKöken Ahkâm kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir sözcüktür. Arapçada "yargı, hüküm" anlamına gelen ḥukm kelimesinin çoğuludur. Kullanım Alanları Hukuki ve İdari Bağlam: Kanun metinlerinde, resmi sözleşmelerde, uluslararası antlaşmalarda veya kurumsal mevzuatlarda; belirli bir konuyu, işleyişi, yasal zorunluluğu veya yaptırımı oluşturan maddelerin, kuralların ve emredici kararların bütününü ifade etmek amacıyla kullanılır. Gündelik Dil ve Mecaz Bağlamı: Toplumsal yaşamda ve günlük konuşma dili
TR
Ayberk Purutçuoğlu
EşKöken Eşraf, Arapça ş-r-f (شرف) kökünden gelen aşrāf (أشراف) sözcüğünün çoğul biçiminden Türkçeye geçmiştir. Kelime, Arapçada “şerefli, soylu kimse” anlamındaki şarīf sözcüğünün çoğuludur ve “şerefli kişiler, ileri gelenler” anlamını taşır. Kullanım Alanları Toplumsal Yapı: Bir yerleşim yerinde sözü geçen, saygın ve etkili kişileri ifade etmek için kullanılır. Tarihî Metinler: Osmanlı ve klasik metinlerde yerel yönetimde etkili olan ileri gelen sınıfı belirtir. Siyaset ve İdare: Bölgesel karar a
TR
Fatmanur Mavibaş
LaKöken Lafügüzaf kelimesi, Farsça lāf (لاف) "söz, özellikle anlamsız söz" ile guzāf (گزاف) "boş söz, saçma" sözcüklerinin birleşmesinden oluşan lāf ü guzāf tamlamasından Türkçeye geçmiştir. Kullanım Alanları Günlük kullanım: Boş, gereksiz veya yersiz konuşmaları nitelemek için kullanılır. Edebî kullanım: Klasik ve modern Türk edebiyatında, anlam bakımından değersiz veya gereksiz sözleri ifade etmek amacıyla kullanılır. Mecazî kullanım: Bir konuşmanın, tartışmanın veya sözün önemsiz ve sonuçsuz ol
TR
İremsu Ümit
KeKöken Kerevet sözcüğü, Yunanca "şilte, yatak, döşek" anlamlarına gelen kreváti κρεβάτι sözcüğünden alınmıştır. Kreváti κρεβάτι sözcüğü ise Eski Yunanca aynı anlamdaki krábbatos κράββaτος sözcüğünden evrilmiştir. Kullanım Alanları Edebiyat: Halk hikayelerinde, masalların sonunda "onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine" şeklinde mecaz anlamda kullanılmaktadır. Gündelik Dil: Güncel konuşma dilinde sıklıkla kullanılmamakla beraber, üzerinde oturulan veya yatılan, yerden yüksek geleneksel tahta
TR
Nida Öztürkmen
ÇaKöken Farsça çābuk “tez, hızlı” sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük Orta Farsça çābuk veya çāpuk biçimlerinden türemiştir. Orta Farsça sözcük Eski Türkçe çap- “tez gitmek, (at) dört nala sürmek” fiilinden evrildiği düşünülmektedir. Kullanım Alanları Günlük Dil: Hızlı yapılan eylemleri ifade etmek için yaygın olarak kullanılır. Edebiyat: Olayların veya karakterlerin hızlı hareketlerini tasvir etmek amacıyla tercih edilir.
TR
Ömer Faruk Tuğla
YuKöken Kökü tartışmalı olup, bazı araştırmacılar Türkçe kökenli olmadığını belirtseler de Eski Türkçe yunt “at, at ya da kısrak sürüsü” sözcüğünden geldiği düşünülmektedir. Kullanım Alanları Tarih: Eski Türk toplumlarında “at” veya “kısrak” anlamında kullanılır; özellikle göçebe yaşamı ve süvari kültürünü anlatan kaynaklarda kullanılır. Edebiyat: Destan, koşuk ve halk anlatılarında bozkır yaşamını, at kültürünü ve kahramanlık sahnelerini betimlemek için yer alır.
TR
Ömer Faruk Tuğla
KuKöken “Kuzey” sözcüğü, Eski Türkçe kuz (“güneş almayan yer, dağın gölge yanı”) kökünden türetilmiştir. Türkiye Türkçesinde +(g)Ay ekiyle kuzay biçimini almış, halk arasında “güneş görmeyen yer” anlamında da kullanılmıştır. Arapça şimâl’in karşılığı olarak kabul edilmiş ve tarih boyunca yön belirleme ve coğrafi adlandırmalarda yaygın biçimde yer bulmuştur. Kullanım Alanları Yön Belirleme: Dört ana yönden biri olarak, yüzünü doğuya dönen bir kişinin sol tarafına düşen yönü ifade eder; denizcilikte
TRAyşe İkbal Özsakın
ŞeKöken Şen kelimesinin kökeni, Ermenicede “meskûn, mâmur” ve “köy” gibi anlamlara gelen şén (շէն) sözcüğüne dayanır. Ermenice bu kelimenin de kökeninin, “yerleşmek, ikamet etmek” anlamındaki Avestaca şi- veya şiti- fiiline dayanan Farsça bir kökten geldiği düşünülmektedir; ancak bu kesin değildir. Kelime, "yerleşik ve gelişmiş yer" anlamından, bu tür yerlerin canlılığını ve neşesini ifade ederek günümüzdeki "sevinçli, neşeli" anlamına evrilmiştir. Kullanım Alanları Kişi ve Durum Nitelemesi: Bir i
TR
Tuğba Aygün
İşKöken İştihar kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiştir. Kelime, "meşhur etmek, yaymak" anlamına gelen şöhret sözcüğüyle aynı Arapça kökten türeyen iştihār (إشتهار) sözcüğünden alıntıdır. Kullanım Alanları Tarih ve Biyografi: Tarihî şahsiyetlerin, sanatçıların veya bilim insanlarının yaşadıkları dönemde nasıl ün kazandıklarını, şöhretlerinin nasıl yayıldığını anlatan metinlerde kullanılır. Edebi Eleştiri: Özellikle eski dönem yazarları veya eserleri üzerine yapılan incelemelerde, o yazarın veya ese
TR
Tuğba Aygün