
Köken Arapça h-k-m (ح ك م) kökünden gelen tahkīm (تحكيم) sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Arapça ḥakkema (حكّم) fiilinin ikinci babına ait olup, "yargıç atamak, tahkim etmek veya pekiştirmek" anlamlarını taşıyan fiilin tefˁīl veznindeki masdar biçimidir. Kullanım Alanları Mimari: Binaların, köprülerin, surların, limanların veya tarihi eserlerin yıkılmasını önlemek amacıyla yapılan fiziksel güçlendirme çalışmalarını ifade etmek için kullanılır. Hukuk: Taraflar arasında çıkan her türlü hukuki iht
TRNisa Dal
TeKöken “Teşmil” sözcüğü Arapça şamala fiilinden türetilmiştir; bu fiil “kucaklamak, kapsamak” anlamına gelir. Türkçeye, fiilin II. masdarı olan teşmīl biçimi aracılığıyla geçmiştir ve “kapsamına alma, yayma” anlamında kullanılmıştır. Kullanım Alanları Edebiyat: Roman, hikâye veya deneme gibi metinlerde, bir karakterin davranışlarını, düşüncelerini veya duygularını geniş bir topluluk veya ortam üzerine yayma bağlamında kullanılır. Günlük Dil: Sosyal ve toplumsal bağlamlarda, bir durum, tutum veya
TRAyşe İkbal Özsakın
AvKöken Avrupa sözcüğü, İtalyanca Europa sözcüğünden alınmıştır. Bu sözcük Latince Europa’dan türemiştir ve Eski Yunanca Europḗ (Εὐρώπη, “Batı diyarı”) kökenine dayanmaktadır. Daha derin etimolojik köken Aramice-Süryanice ˁrēbā (ערבא, “gün batımı, Batı”) sözcüğüne uzanır; bu sözcük Akatça erēbu ile eş kökenlidir. Sözcüğün tarihsel kullanımı, Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye (1521) eserinde “iklim-i Evropa” olarak tespit edilmiştir. Kullanım Alanları Coğrafya: Avrupa kıtasını ve coğrafi sınırlarını bel
TRAyşe İkbal Özsakın
ReKöken Fransızca récepteur “alıcı” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Latince aynı anlama gelen receptor sözcüğünden alınmıştır. Latince sözcük, recipere “almak” fiilinden +(t)or ekiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Fizik ve Elektronik: Ses, elektrik veya diğer işaretleri alıp değerlendiren cihazlar (alıcılar, elektronik reseptörler). Telekomünikasyon / Telefon: Telefon ahizesi (âhize, telefon alıcısı).
TRAyşe İkbal Özsakın
ReKöken Restoran kelimesi, Türkçeye Fransızca restaurant “canlandırıcı, güç veren, tonik” sözcüğünden geçmiştir. Bu sözcük, Fransızca restaurer “onarmak, yenilemek” fiilinden gelmekte olup, Paris’te 1765 yılında açılan ilk modern lokanta için kullanılan reklam sözünden alay yoluyla türetilmiştir. İngilizcede 1875 yılı civarında kullanılmaya başlanmıştır. Türkçeye girişi ise muhtemelen 20. yüzyılın başlarını bulmuştur ve ilk zamanlar özellikle trenlerin yemek vagonları için kullanılmıştır. Türkiye’
TRAyşe İkbal Özsakın
MeKöken "Meydan" sözcüğü, Arapça ve Farsça kökenli “maydān میدان” kavramından Türkçeye geçmiştir; temel anlamı “açık yer, alan”dır. Orta Farsça miḏyān veya mayān (“orta”) sözcüğünden alınmış olup, Osmanlıca ve klasik Türkçe metinlerde hem somut alan hem de mecaz anlamlarda kullanılmıştır. Türkçede farklı tarihî dönemlerde, şehir yaşamından askerî uygulamalara ve halk kültürüne kadar geniş bir kullanım yelpazesi kazanmıştır. Kullanım Alanları Şehir ve Açık Alanlar: Kent veya köylerde, açık alanlard
TRAyşe İkbal Özsakın
KuKöken “Kuzey” sözcüğü, Eski Türkçe kuz (“güneş almayan yer, dağın gölge yanı”) kökünden türetilmiştir. Türkiye Türkçesinde +(g)Ay ekiyle kuzay biçimini almış, halk arasında “güneş görmeyen yer” anlamında da kullanılmıştır. Arapça şimâl’in karşılığı olarak kabul edilmiş ve tarih boyunca yön belirleme ve coğrafi adlandırmalarda yaygın biçimde yer bulmuştur. Kullanım Alanları Yön Belirleme: Dört ana yönden biri olarak, yüzünü doğuya dönen bir kişinin sol tarafına düşen yönü ifade eder; denizcilikte
TRAyşe İkbal Özsakın
PiKöken Piyade sözcüğü, Farsçada yaya, yaya askeri ve satrançtaki piyon gibi anlamları karşılayan piyāde (پیاده) kelimesinden alınmıştır. Bu Farsça kelime, kendisinden önce Orta Farsçada aynı manalara sahip olan payādag veya padātag sözcüğünden evrilerek günümüze ulaşmıştır. Kelimenin nihai kökeni, Orta Farsçada "ayak" anlamına gelen pāi veya pād sözcüğüne dayanmaktadır. Kullanım Alanları Askerlik: Yaya olarak savaşan asker sınıfını ve bu sınıfa mensup olan kişiyi ifade etmek amacıyla kullanılır.
TRSeher Gökalp
FaKöken Favori kelimesi, Fransızca "tercih edilen, gözde; yanak sakalı; kazanması beklenen yarışmacı" anlamlarına gelen favori sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca "tercih edilen, gözde" anlamlarına gelen favorito sözcüğüyle eş kökenli olan "favori", Latince "beğenme, alkış" anlamlarına gelen favor fiilinden türemiştir. Bu fiil ise Latince "tarafını tutmak, desteklemek" anlamlarına gelen favere fiilinden +or ekiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Gündelik Dilde: Güncel konuşma dilinde sözlükte geçen
TR
Nida Öztürkmen
HeKöken "Hemdem" kelimesi, Farsçadan Türkçeye geçmiş bir sözcüktür. Bu kelime, Farsça'da “birlikte” anlamına gelen hem- ön eki ile “nefes, soluk” ya da “an, zaman” anlamlarındaki dem kelimesinin birleşmesiyle oluşmuştur. Sözlük anlamı itibarıyla “aynı nefesi paylaşan” ya da “birlikte zaman geçiren” kişi demektir. Zamanla bu anlam, “yakın dost”, “gönüldaş” ve “dert ortağı” gibi duygusal yakınlığı ifade eden anlamlara evrilmiştir. Türkçeye ise Osmanlı döneminde, edebî ve halk dilinde kullanılmak üze
TR
Derya Topçu