
Bayram yeri, Türkiye’nin pek çok yöresinde, özellikle Ramazan ve Kurban Bayramlarında, sosyal, kültürel ve ritüelistik işlevler üstlenen geleneksel bir mekândır. Bu alanlar, toplu bayramlaşmaların yapıldığı, oyunların oynandığı, yemeklerin paylaşıldığı, ziyaretlerin gerçekleştiği ve kuşaklararası kültür aktarımının yapıldığı toplumsal buluşma noktalarıdır.Adem Koç, Kültürel Mekânsızlık Bağlamında Kaybolmaya Yüz Tutmuş Bir Gelenek: Bayram Yeri ve Mihalgazi Örneği, Türkbilig 38, 2019, s. 81. ">
TR
Duygu Şahinler
KıKöken Kıraathane kelimesi, Arapça ve Farsça kökenli iki kelimenin Türkçede bir araya gelmesiyle oluşmuş birleşik bir sözcüktür. Kelimenin ilk unsuru olan kıraat, Arapçada "okuma, yüksek sesle okuma" anlamına gelen ḳirā’et sözcüğüdür. İkinci unsuru olan hane ise Farsçada "ev, bina, yer" anlamına gelen ḫāne kelimesidir. Bu iki yapının birleşmesiyle meydana gelen kelime, sözlük anlamı itibarıyla "okuma evi, okuma yeri" demektir. Kelimenin Türk dilindeki ilk yazılı kullanımları, Tanzimat dönemine, ö
TR
Ayberk Purutçuoğlu
ÜçÜçüncü mekân, kent sosyoloğu Ray Oldenburg tarafından 1980'lerde ortaya atılan ve bireylerin yaşamlarındaki birincil mekân (ev) ve ikincil mekân (iş/okul) dışında kalan, düzenli, gönüllü ve gayriresmî toplanmalara ev sahipliği yapan kamusal alanları tanımlayan sosyolojik bir kavramdır. Oldenburg'a göre bu mekânlar, modern kent yaşamının getirdiği bireysel yalnızlaşma, komşuluk ilişkilerinin zayıflaması ve gündelik hayatın rutinlerine karşı bir denge unsuru olarak işlev görür. Kafeler, barlar, pa
TRYunus Emre Yüce

Gençlik suçları, hukuki olarak çocuk ya da genç kategorisinde yer alan bireylerin (genellikle 12–25 yaş arası) toplumun yasal normlarına aykırı davranışlarda bulunması durumunu ifade eder. Bu suç davranışları; hırsızlık, şiddet, madde kullanımı, okul terki, kamu düzenini bozma gibi çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir. Gençlik suçları yalnızca bireysel sapma olarak değil, aynı zamanda sosyoekonomik eşitsizlikler, eğitimde fırsat adaletsizliği, aile yapısındaki zayıflıklar, toplumsal dışlanma ve d
TREceay Öz
OsOsmanlı kahvehaneleri, 16. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlı toplum hayatında önemli bir yer edinmiş kamusal mekânlardı. Kahvenin Yemen'den İstanbul'a gelmesiyle birlikte ortaya çıkan bu kurumlar, kısa sürede sadece bir içecek tüketim yeri olmanın ötesine geçerek sosyalleşme, haberleşme, eğlence ve hatta siyasi tartışmaların merkezi haline gelmiştir. Ortaya Çıkışı ve Yayılışı Kahvenin İstanbul'a ilk kez 16. yüzyılın başlarında, Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferini takiben geldiği düşünülmek
TRYunus Emre Yüce