
Hikikomori is a psychopathological and social syndrome, initially identified in Japan, predominantly observed among adolescents and young adults, characterized by prolonged social withdrawal. The term originates from Japanese, meaning "to withdraw" or "to be confined." It is used both to describe the act of avoiding social contact and the individuals who experience this condition. This phenomenon is marked by adolescents and young adults confining themselves to a single room in their homes—typic
EN
Nursena Şahin

Johatsu, Japoncada kelime anlamıyla "buharlaşma" veya "buharlaşmış insanlar" anlamına gelen ve bireylerin kendi istekleriyle mevcut yaşamlarını, ailelerini, işlerini ve kimliklerini hiçbir iz bırakmadan geride bırakarak ortadan kaybolma eylemini tanımlayan sosyolojik bir terimdir. Tarihsel Gelişim Bu olgu tarihsel süreçte ilk olarak 1960'lı yıllarda, boşanma süreçlerinin zorlu olması nedeniyle mutsuz evliliklerinden kaçmak isteyen kişilerin eşlerini terk etmesiyle toplumsal literatüre girmiştir.
TR
Nursena Şahin

Kodokushi, Japonca bir terim olup, kişilerin sosyal bağlarının kopması nedeniyle evlerinde tek başlarına, yalnız ve kimsesiz şekilde hayatlarını kaybetmesini ifade eder. Bu ölüm biçiminde, bireylerin vefatı genellikle uzun süre boyunca kimse tarafından fark edilmemekte ve cesetler uzun süre sonra keşfedilmektedir. Kodokushi, genel olarak yalnız yaşayan kişilerin intihar gibi doğal olmayan veya açıklanamayan nedenlerle evlerinde hayatını kaybetmesi şeklinde de ele alınmaktadır. Köken ve Genel Çer
TR
Nursena Şahin

Sabah asansöre bindiğinizde karşınıza çıkan o tanıdık yüz... Aslında adını bile bilmediğiniz biri değil mi? Yıllardır aynı katta, aynı merdivenleri paylaşıyorsunuz ama aranızda geçen tek diyalog "günaydın" ile sınırlı kalıyor. Modern şehir hayatının en tuhaf paradoksu belki de bu: duvarımızın diğer tarafında yaşayan insanı, kilometrelerce uzaktaki bir tanıdıktan daha az tanıyoruz. Eskiden mahalle kültürü farklıydı. Kapı komşusu, gerçekten "komşu" demekti. Birbirinin çocuğuna göz kulak olan, acil
TR
Nida Üstün

Bireycilik, bireyin özerkliğini, bağımsızlığını, kişisel tercihlerini ve hedeflerini toplumsal bütünün önüne alan felsefi ve toplumsal bir yaklaşım olarak tanımlanır. Bu yönelim, bireyin kendi yaşamı üzerinde söz sahibi olabilme, kendi değer sistemine göre karar verebilme ve dışsal baskılardan görece bağımsız biçimde hareket edebilme kapasitesini ön plana çıkarır. Bireyciliğin temelinde, bireyin yalnızca toplumsal bir varlık değil, aynı zamanda özgün düşünceleri, istekleri ve amaçları olan bağım
TR
Ömer Said Aydın

Günümüzde yalnızlık, modern yaşam tarzlarının ve dijital dönüşümlerin etkisiyle yeni boyutlar kazanmıştır. Kentleşme, bireysel yaşam biçimlerinin yaygınlaşması, iş dünyasındaki rekabet ve toplumsal hareketliliğin artması yalnızlığı daha belirgin kılmıştır. Bunun yanı sıra sosyal medya ve dijital iletişim araçlarının sunduğu sürekli bağlantılılık hâline rağmen, bireylerin gerçek sosyal ilişkilerinin azalması, “dijital yalnızlık” veya “bağlantılı yalnızlık” gibi kavramların tartışılmasına neden ol
TR
Ömer Said Aydın
Sözlükte “âciz, zavallı, yoksul; tepkisiz, hareketsiz” anlamlarına gelen miskîn sıfatı cüzzamlıların niteliklerine uyduğu için bu hastalığa isim olmuş ve halktan ayrı tutulan cüzzamlıların barındırıldığı müstakil binalara (leprosarium) miskinhâne, miskinler tekkesi, miskinler dergâhı ve meczûmîn zâviyesi gibi isimler verilmiştir. Bunlara tekke, zâviye veya dergâh denilmesinin sebebi, genellikle tarikat pîrinin türbesi yanında bulunan ve insanların müstakil bir grup halinde yaşamalarına elverişli
TRİslam Ansiklopedisi

Kodokushi is a Japanese term referring to the phenomenon in which individuals die alone at home, severed from all social ties, and remain undiscovered for extended periods. In such cases, the person’s death typically goes unnoticed by family, friends, or neighbors for days, weeks, or even months, with the body only being discovered much later by chance or due to logistical reasons. Kodokushi is also commonly understood to encompass situations where isolated individuals die at home due to unnatur
EN
Nursena Şahin

The 2016 film Manchester by the Sea has secured a unique position in contemporary American cinema with its dramatic structure, simple narrative style, and character-driven approach. Written and directed by Kenneth Lonergan, the film sparked intense discussion among both festival circles and mainstream audiences at the time of its release. With its quiet settings, long takes, and introverted character relationships, the film has developed a cinematic language that upholds formal consistency withi
EN
Nida Üstün

Gösteri Toplumu, Fransız düşünür Guy Debord tarafından geliştirilmiş ve modern kapitalist toplumları açıklamak için kullanılan bir sosyolojik kuramdır. Debord’a göre, gösteri yalnızca görsel ve medya temsilleriyle sınırlı olmayıp, bireylerin sosyal ilişkilerini, kültürel tüketim biçimlerini ve yaşam deneyimlerini yapılandıran bir olgudur. Gösteri, gerçek yaşamın yerini alarak bireyleri pasif gözlemci hâline getirir. Tarihsel ve Toplumsal Bağlam Gösteri Toplumu kavramı, özellikle II. Dünya Savaşı
TR
Yeşim Can