İmKökenİmarethane kelimesi, iki kök bileşenin birleşiminden oluşur: Arapça ˁimāra(t) (عمارة) ve Farsça χāne (خانه). Arapça ˁimāra(t), ˁamara (عَمَرَ) fiilinden türetilmiş olup “canlandırmak, bayındır hâle getirmek” anlamına gelir; bu bağlamda ˁimāra(t) kelimesi “bayındırlık, yapı, kamusal bina” gibi anlamlar kazanmıştır. Farsça χāne ise “ev, yapı, mekân” anlamına gelir ve Orta Farsçadaki χānag sözcüğünden türemiştir. Bu iki unsurun birleşimiyle oluşan imarethane, “kamu yararına kurulmuş, barınma v
TR
Ayşenur Bayraktar
AfKökenAfetzede kelimesi, Arapça âfet (“felaket, yıkım”) sözcüğü ile Farsça -zede (“uğramış, maruz kalmış”) ekinin birleşiminden oluşmuştur. -Zede, “vurmak, çarpmak” anlamındaki Farsça zadan fiilinin geçmiş zaman sıfatıdır ve bir duruma ya da etkiye maruz kalmış olmayı ifade eder. Böylece afetzede, “felakete uğramış kişi” anlamına gelir. Türkçede deprem, sel, yangın gibi doğal afetlerden zarar gören insanları tanımlamak için kullanılır. Kullanım Alanları:Günlük Dil ve Medya Söylemi: Doğal afetlerd
TR
Salih Gölcük

Osmanlı Para Vakfı Sistemi, Osmanlı İmparatorluğu’nda nakit sermayenin vakfedilmesiyle kurulan ve bu sermayenin belirli oranlarla borç verilerek işletilmesi sonucu elde edilen gelirlerin sosyal, dini, kültürel ve hayri hizmetlerin finansmanına tahsis edildiği vakıf türüdür. Genellikle mahalle ölçeğinde faaliyet gösteren bu vakıflar, fakirlerin temel ihtiyaçlarının karşılanması, eğitim kurumlarının giderlerinin temini, imaret, cami ve medrese gibi yapıların bakımının sağlanması ve ekonomik sıkınt
TR
Denizcan Taşci