İlKökenİlinti kelimesi, Türkiye Türkçesinde “bağ kurmak, ilişkilendirmek” anlamındaki ilin- fiilinden türetilmiştir. Bu fiile, isim yapım eki olan +(In)tI ekinin getirilmesiyle oluşturulmuştur. Yeni Türkçe dönemine ait bir türev olan ilinti, hem soyut ilişkileri (ilgi, bağ) hem de halk ağzında “teğel” ya da “sıkıntı, iç daralması” gibi somut ya da duygusal bağlamları ifade etmek için kullanılır.Kullanım AlanlarıSosyal Bilimler ve Psikoloji: “İlmek”, sosyal bilimler, iletişim ve psikoloji alanların
TRAyşe İkbal Özsakın

Osmanlı Devleti, yalnızca siyasi ve askerî kurumlarıyla değil, sosyal bilimlerde oluşturduğu güçlü gelenekle de dikkat çeker. Medreseler aracılığıyla gelişen bu bilgi sistemi, İslam düşünce mirasını devralarak felsefe, kelam, mantık, psikoloji ve hukuk alanlarında özgün katkılar üretmiştir. Osmanlı düşüncesinin temelinde, bu disiplinler arasında kopukluk değil, bütünlük vardır. Bu nedenle Osmanlı sosyal bilimleri hem teorik hem de pratik boyutlarıyla toplumsal düzeni şekillendiren önemli bir zem
TR
Nida Öztürkmen

Çeviribilim; çeviri eylemini kuramsal temelleri, betimleyici yaklaşımları ve uygulamalı yönleriyle ele alan bir akademik disiplindir. Bu alan, bir yandan farklı diller arasındaki anlam aktarımı süreçlerini araştırırken diğer yandan bu süreçlerin kültürel, toplumsal ve bilişsel yönlerini ele alır. Çeviribilim, çokdilli ve çokdisiplinli bir nitelik taşır; dilbilim, kültürel çalışmalar, felsefe, göstergebilim, tarih ve sosyoloji gibi alanlarla ilişki içerisindedir.Çeviri ve Çeviribilim Arasındak
TR
Özge Buslu

İnsan Kaynakları Analitiği (İKA), örgütlerin insan kaynakları yönetimi faaliyetlerinde karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla veri temelli yöntem ve araçlardan yararlanılmasını ifade eden bir yaklaşımdır. İnsan Kaynakları Analitiği (İKA); insan kaynakları uygulamalarına ilişkin nicel ve nitel verilerin toplanması, analiz edilmesi ve bu verilerden anlamlı sonuçlar çıkarılması sürecini kapsar. İnsan kaynağı ile ilgili stratejik hedeflerin, ölçülebilir göstergelere dayalı biçimde yönetilmesini
TRSerkan Karakurt
KoTanımİsimGeçerli durumHer türlü durum ve şartını ortaya çıkardığı durum.Belirli bir zaman diliminde, ekonomik, sosyal, siyasi veya kültürel alanlarda meydana gelen genel durum ve şartlar bütünü.İçinde bulunulan dönemin koşullarına göre şekillenen, olayların ve durumların birbiriyle ilişkili hali.Köken"Konjonktür" kelimesi, Fransızca "conjoncture" (şartlar, durum) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Bu kelime, Latince "conjunctura" (birleşme, bağlantı) kökünden türemiştir.Kullanım AlanlarıEkonomi: P
TR
Ahsen Karakaş
DeDerinlemesine görüşme, bireylerin yaşam deneyimlerini, inanç yapılarını ve toplumsal gerçeklik algılarını kendi anlatıları üzerinden anlamayı amaçlayan nitel bir veri toplama tekniğidir. Yapılandırılmamış ya da yarı yapılandırılmış biçimde uygulanabilen bu yöntem, araştırmacı ile katılımcı arasında diyalojik bir etkileşim ortamı kurar. Nicel yöntemlerle ulaşılamayan öznel anlam katmanlarına ulaşmayı hedefleyen derinlemesine görüşmeler, özellikle toplumsal olguların bireysel düzeyde nasıl yaşandı
TR
Yağmur Yıldız Parıltı

Goodhart Yasası, sosyal bilimler ve ekonomi literatüründe ölçütlerin hedef haline getirildiğinde güvenilirliğini yitirdiğini ifade eden temel bir ilkedir. Charles Goodhart tarafından 1975 yılında geliştirilen bu yasa, özellikle ekonomik politika ve para politikası bağlamında ortaya çıkmıştır. Yasanın temel önermesi şu şekildedir: “Bir ölçüt, hedef haline getirildiği anda artık iyi bir ölçüt değildir.” Bu yasa, ölçütlerin hedef haline gelmesiyle birlikte ortaya çıkan davranışsal ve sistematik değ
TR
Hatice Mehlika Biten

editKöken“Üçgen” kelimesi, Türkçedeki üç (sayı adı) sözcüğüne, -gen eki getirilerek türetilmiştir. “-gen” eki, biçim adları oluşturmakta kullanılır ve bu yapı, Türkçede “çokgen”, “beşgen”, “altıgen” gibi örneklerle de görülür. Ancak bu ekin Fransızca kökenli -gone biçiminden etkilenmiş olması muhtemeldir. Fransızca’daki triangle gibi geometri terimlerinin etkisiyle, yerli kök olan “üç” sözcüğüyle birleşerek Türkçeleştirilmiş bir terim olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle kelime hem yerli hem de B
TR
Emel Gürbüz
YoKökenTürkçe kökenli bir kelimedir. Türkçe yor- fiiline gelen +Im ekiyle türetilmiştir.Kullanım AlanlarıEdebiyat ve Dil Bilimi: Bir yazının ya da sözün anlaşılması güç yönlerini açıklamak ve metnin anlamını açığa çıkarmak için kullanılır. Özellikle edebi metinlerin tefsiri ve eleştirel analizlerinde önemli bir kavramdır.Sosyal Bilimler ve Güncel Olay Analizi: Olayların veya durumların belirli bir görüş ya da bakış açısına göre açıklanması ve değerlendirilmesi anlamında yorum yapılır. Bu kullanım
TRAyşe İkbal Özsakın
NüKökenNufūs (نفوس) kelimesi, Arapça nefs (نفس) "can, kişi" sözcüğünün çoğuludur. Kelime, 19. yüzyılda "tahrir-i nüfus" deyiminden hareketle, "istatistikte popülasyon" anlamını kazanmıştır.Kullanım AlanlarıSosyal Bilimler: Nüfus sayımı, yoğunluğu, yapısı gibi demografik analizlerde kullanılır.Hukuk ve Sosyal Politikalar: Bir bölgede yaşayan insanların sayısını belirleme ve nüfus kâğıdı, nüfus kaydı gibi yasal işlemlerde önemli bir terimdir.Ekonomi: Çeşitli nüfus gruplarının özellikleri, ekonomik p
TR
Sümeyra Uzun