
Hiç emek vermeden, ter dökmeden harika bir başarıya ulaşmak mümkün müdür? "Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz" ifadesi, bir işin hazırlık ve uygulama süreçlerinde emek vermeyen kişilerin, o işin sonuçlarından yararlanma hakkı olmadığını belirten bir atasözüdür. Bu söz, bir alanda başarı kazanmak veya bir ürün elde etmek için öncelikle o işe yoğunlaşılması gerektiğini vurgular. Toplumda iş üretmeyen veya sorumluluk almayan kişilerin, elde edilen verimli sonuçlarda pay sahibi olamayacağı bu
TRAyşenur UZUN

Her Türk’ün hayatında, o bembeyaz taşların sessizce ama vakur bir şekilde yan yana dizildiği o kutsal mekanlara, şehitliklere düşmeli yolu. Bu bir sıradan ziyaret, bir turistik uğrak değil ruhu pasından arındıran, kalbi hizaya sokan bir yerdir. Ben ne zaman o kapıdan içeri adım atsam, adımlarımı yavaşlatır, sesimi kısar ve içimden sadece şu cümleyi geçiririm: "N’olur kabul buyurun beni." Çünkü orası, sıradan bir toprak parçası değil bu vatanın tapu senetlerinin kanla, canla imzalandığı ölümsüzle
TR
Gözde Cabadak

Bir otonom aracın çarpışma anında verdiği ani manevrayı düşünün. Ya da bir kredi başvurusunu reddeden algoritmanın kararını. Ya da bir savaş alanında hedef önceliklendirmesi yapan bir sistem. Bu senaryoların ortak noktası şu: bir "karar" var, bir "sonuç" var, ama geleneksel anlamda bir "fail" yok. Kararı veren şey ne pişmanlık duyabilir, ne hesap verebilir, ne de cezalandırılabilir. İnsan zihni binlerce yıldır sorumluluğu bir özneye bağlamak üzere evrildi. Bir şey ters gittiğinde sorduğumuz ilk
TR
Ömer Said Aydın

Peter Pan Sendromu (PPS), yetişkin yaşa ulaşmış ancak yetişkinlikten beklenen duygu ve sorumluluklarla yüzleşemeyen bireyleri tanımlamak için kullanılan bir psikolojik kavramdır. Kavram, adını yazar James M. Barrie tarafından 1902 yılında yaratılan asla yaşlanmayan ve büyümeyi reddeden kurgusal karakter Peter Pan'dan almıştır. Sendrom, bireyin kronolojik yaşı ile olgunluk düzeyi arasında bir uyumsuzluğun gözlemlendiği durumu ifade eder. Kiley bu durumu, "artık olmak istemediği adam ile olamadığı
TR
Nursena Şahin

Hemen hemen herkes, bir şeylerin gerçekleşmesi için bir şeyler gerçekleştirir. Bazı kişilerin istediklerini elde edebildiklerini, bazı kişilerin ise elde edemediklerini; etseler dahi istedikleri gibi elde edemediklerini gözlemleyebiliriz. Elde edilenlerin de edilemeyenlerin de edilenlerin istenildiği gibi elde edilemeyişinin de atılan adımlar ile doğrudan bağlantısı vardır. Elbette elde edilmek istenenler, elde etmek isteyenlerin elde edebilmesine bağlıysa eğer. Elde edenlerin elde etmelerinin n
TR
Hilmi Onur Kaya

Dil Belası Dilin Âfetleri, insanın dili kullanırken karşılaşabileceği tehlikeleri ve bunların ahlaki, dini ve toplumsal sonuçlarını ele almaktadır. Gazâlî, dilin yanlış kullanıldığında insanı günaha ve zarara sürükleyebileceğini belirtmektedir. Eserde gıybet, yalan, iftira, aşırı konuşma ve boş sözler gibi dilin yol açtığı durumlar ayrıntılı biçimde açıklanmakta; bunlardan korunma yolları İslami kaynaklara dayandırılarak verilmektedir. Eserde, dilin bireysel ve toplumsal düzeyde ortaya çıkardığı
TR
Hüsnü Umut Okur

"Bir öykünün şairi olmak" mümkün mü? Tarihyazımı çoğu zaman “ne oldu?” sorusuna verilen düzenli bir cevap gibi anlatılır. Belgeler bulunur, olaylar sıralanır, kişiler ve tarihler yerli yerine konur. Bu çerçeve tamamen yanlış değildir; ama eksiktir. Çünkü tarih metni yalnızca bir bilgi taşıma hattı değildir. Geçmişin kendisine doğrudan erişemeyiz; geçmiş, bize çoğunlukla metinler, kayıtlar, adlandırmalar vb. araçlar üzerinden gelir. Dolayısıyla tarihyazımında “olay” kadar, o olayı mümkün kılan ve
TR
Mehmet Salih Çoban

Bu atasözü, bir şeydeki problemin veya yolunda gitmeyen durumun, en tepedeki kişiden veya yöneticiden kaynaklandığını anlatır. Tıpkı bir balığın bozulmaya en çabuk kafasından başlaması gibi. Bu durum, bir ailede veya bir grupta, liderin tutumunun tüm grubu etkilediğini gösterir. (Yapay zeka ile oluşturulmuştur) " image-element-format="right" image-source="https://cdn.t3pedia.org/media/uploads/2025/08/16/e35FzJXkqTWAJhL6lY66IJPtpEcBw41s.png"> 🤔 Nereden Gelir? Bu atasözü, eski zamanlardan beri
TR
Nida Üstün

Mızraklı İlmihal, İslam dünyasındaki klasik ilmihal eserlerinden biridir. Dergâh Yayınları’nın “Türk Klasikleri” serisi kapsamında yayımlanan bu edisyon, Prof. Dr. İsmail Kara tarafından yayıma hazırlanmıştır. Eser, Müslüman bireyin günlük ibadetlerini, inanç esaslarını ve ahlaki sorumluluklarını sade bir dille anlatan temel bir dinî rehber niteliği taşımaktadır. İlk olarak 1989 yılında Dergâh Yayınları tarafından yayımlanan kitap, 256 sayfadan oluşmakta olup Temmuz 2023 itibarıyla 13. baskısına
TR
Muhammed Samed Acar
FeTanım Sıfat, Arapça fidā + Farsça -kār Kendine ait olan şeyleri başka bir kişi veya amaç uğruna vermekten veya harcamaktan çekinmeyen; karşıdakinin çıkarlarını kendi çıkarlarının önüne koyan, özverili. Köken Fedakâr kelimesi, Arapça fidā (فِدَاء, "bir şey uğruna bedel ödeme") kelimesi ile Farsça -kār ("yapan, eden") ekinin birleşiminden oluşmuştur. Fidā, Arapça fadā (فَدَى, "feda etmek") fiilinin fiˁāl vezninde masdarıdır. Farsça -kār, yapma, etme veya meslek belirten ek olarak birçok bileşik ke
TR
Sümeyra Uzun