
Gorée Adası, Senegal'in başkenti Dakar açıklarında yer alan, 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Afrika'dan Amerika ve Avrupa'ya yapılan transatlantik köle ticaretinin stratejik merkezlerinden biri olarak işlev görmüş ve günümüzde bu tarihsel miras bağlamında UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde koruma altına alınmış tarihi bir adadır. Tarihsel süreç içerisinde sırasıyla Portekiz, Hollanda, İngiltere ve Fransa'nın idari kontrolüne giren bölge; esirlerin nakil öncesinde bekletildiği köle evleri ve Atlanti
TR
Yusuf Bilal Akkaya

Paris'te bir cami inşa etme fikri 19. yüzyılın ortalarına kadar uzansa da bu projenin gerçek anlamda hayata geçirilmesi I. Dünya Savaşı'nın ardından mümkün olmuştur.【1】 Aslında 1846 yılında Société Orientale (Doğu Derneği) tarafından ve daha sonra 1894-1895 yıllarında Fransız Afrikası Komitesi öncülüğünde çeşitli projeler gündeme getirilmiş; hatta Osmanlı Sultanı II. Abdülhamid ile Mısır ve Fas gibi ülkelerin liderlerinden maddi destek sözü bile alınmıştı.【2】 Ancak Fransa'daki siyasi gerilimler,
TR
Fatma Yaşar

Bengal Kıtlığı, 1769–1773 yılları arasında Britanya Doğu Hindistan Şirketi’nin (East India Company – EIC) idaresi altındaki Bengal bölgesinde meydana gelen geniş çaplı bir açlık felaketidir. 1770 yılı, kıtlığın doruk noktası olarak kabul edilir. Olay, Güney Asya tarihindeki en yıkıcı sosyo-ekonomik felaketlerden biri olarak değerlendirilmektedir. Kıtlık yalnızca doğal koşullardan değil, aynı zamanda sömürge yönetiminin uyguladığı ekonomik ve idari politikaların sonuçlarından da kaynaklanmıştır.
TR
Yeşim Can
XhXhosa Sığır Kıyımı (The Xhosa Cattle-Killing), 1856-1857 yılları arasında Güney Afrika'nın Doğu Cape bölgesinde, Xhosa halkı arasında gerçekleşen ve toplumsal, ekonomik ve siyasi sonuçları bakımından belirleyici olan tarihsel bir olaydır. Olay, Nongqawuse adlı genç bir Xhosa kızının, atalarının dirileceği ve sömürgeci güçlerin bölgeden sürüleceği yönündeki kehanetlerine dayanarak, yerel halkın sığırlarını topluca itlaf etmesi ve ekinlerini yok etmesiyle gerçekleşmiştir. Hareket sonucunda on binl
TRYunus Emre Yüce
PrPrimitivizm, modern sanat ve kültür kuramlarında hem biçimsel hem ideolojik anlamda kökleri derinlere uzanan bir kavramdır. Latince "primus" (ilk) kelimesinden türeyen bu terim, genellikle Batı dışı kültürlerin veya tarihsel olarak erken dönem insan topluluklarının sanat, yaşam tarzı ve düşünce biçimlerine duyulan romantik bir hayranlığı ifade eder. Primitivist düşünce, uygarlığın ilerledikçe yozlaştığını ve özgün insan doğasına dönmenin bir tür estetik ya da ahlaki kurtuluş olacağını varsayar.
TR
Yahya B. Keskin
EsKöken Esaret kelimesi, Arapça ˀsr kökünden türeyen “tutsak olma, esirlik” anlamındaki isāra(t) (إسارة) sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük, yine aynı kökten gelen asīr (أسير) “esir, tutsak” kelimesinden türemiştir. Kullanım Alanları Siyasi ve tarihî bağlam: Sömürgecilik, işgal, mandater yönetimler gibi toplumsal yapıları tanımlarken “esaret” kavramı sıkça kullanılır. Hukukî bağlam: Klasik İslam hukukunda, savaşta elde edilen tutsaklar için uygulanabilecek statüler (azat, kölelik, fidye vs.) tartı
TR
Tuğba Aygün

İngilizcenin küresel bir dil haline gelmesinde Britanya İmparatorluğu’nun sömürge politikaları başat rol oynamıştır. 17. yüzyıldan itibaren İngiltere'nin Kuzey Amerika, Karayipler, Güney Asya, Afrika ve Okyanusya'daki yayılması, bu coğrafyalarda İngilizcenin resmi ve idari bir dil olarak yerleşmesine yol açmıştır. Sömürgelerde kurulan eğitim sistemleri ve bürokratik yapılar İngilizcenin yayılmasını pekiştirmiştir. Bu süreç, yalnızca yönetimsel bir zorunluluk değil; aynı zamanda kültürel bir dönü
TRMuhammed Sonğuralp

Sömürgecilik Üzerine Söylev, Martinikli şair ve düşünür Aimé Césaire'in 1950 yılında kaleme aldığı ve postkolonyal düşüncenin temel metinlerinden biri olarak kabul edilen önemli bir manifestodur. Césaire, bu eserinde sömürgeciliğin Batı medeniyetinin ilerleme ve kapitalizm söylemleriyle iç içe geçmiş doğasını sert bir dille eleştirir. Afrika ve Asya'daki sömürgeci idareler hâlâ iktidardayken ve milyonlarca insan esaret altındayken yazılan bu metin, Batı'nın iki yüzlü hümanizm anlayışını sorgular
TR
Muhammed Samed Acar
MoWilliam L. Cleveland’ın "Modern Ortadoğu Tarihi" adlı eseri, Ortadoğu’nun modern tarihine kapsamlı bir bakış sunmaktadır. Kitap, 19. yüzyıldan başlayarak günümüze kadar uzanan süreçte, bölgedeki siyasi, toplumsal ve ekonomik değişimleri incelemektedir. Cleveland, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayarak modern Ortadoğu’nun oluşum sürecini, küresel güçlerin etkisi, yerel dinamikler ve bölgesel dönüşümler üzerinden analiz etmektedir. Eser, tarihsel olayları tarafsız bir şekilde ele a
TR
Ahsen Karakaş
1837’de doğdu. Babası Uman ve Zengibar sultanı olan Seyyid Saîd b. Sultan’dır. Sultan Saîd’in yedinci oğlu olan Bergaş’ın annesi ise Fatala isminde Habeşistanlı bir câriye idi. Seyyid Saîd’in ölümü üzerine (1856) oğulları Uman ve Zengibar Sultanlığı’na hâkim oldular. Bergaş babasının ölümünden hemen sonra 1856 ve 1859 yıllarında ağabeyi Mâcid’den ülke idaresini almak üzere teşebbüse geçtiyse de başarılı olamadı. 1859’daki ikinci teşebbüsünden sonra Bombay’a sürgüne gönderildi ve orada iki yıl ka
TRİslam Ansiklopedisi