
Gorée Adası, Senegal'in başkenti Dakar açıklarında yer alan, 15. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar Afrika'dan Amerika ve Avrupa'ya yapılan transatlantik köle ticaretinin stratejik merkezlerinden biri olarak işlev görmüş ve günümüzde bu tarihsel miras bağlamında UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde koruma altına alınmış tarihi bir adadır. Tarihsel süreç içerisinde sırasıyla Portekiz, Hollanda, İngiltere ve Fransa'nın idari kontrolüne giren bölge; esirlerin nakil öncesinde bekletildiği köle evleri ve Atlanti
TR
Yusuf Bilal Akkaya
EsKökenEsaret kelimesi, Arapça ˀsr kökünden türeyen “tutsak olma, esirlik” anlamındaki isāra(t) (إسارة) sözcüğünden gelmektedir. Bu sözcük, yine aynı kökten gelen asīr (أسير) “esir, tutsak” kelimesinden türemiştir.Kullanım AlanlarıSiyasi ve tarihî bağlam: Sömürgecilik, işgal, mandater yönetimler gibi toplumsal yapıları tanımlarken “esaret” kavramı sıkça kullanılır.Hukukî bağlam: Klasik İslam hukukunda, savaşta elde edilen tutsaklar için uygulanabilecek statüler (azat, kölelik, fidye vs.) tartışılı
TR
Tuğba Aygün
XhXhosa Sığır Kıyımı (The Xhosa Cattle-Killing), 1856-1857 yılları arasında Güney Afrika'nın Doğu Cape bölgesinde, Xhosa halkı arasında gerçekleşen ve toplumsal, ekonomik ve siyasi sonuçları bakımından belirleyici olan tarihsel bir olaydır. Olay, Nongqawuse adlı genç bir Xhosa kızının, atalarının dirileceği ve sömürgeci güçlerin bölgeden sürüleceği yönündeki kehanetlerine dayanarak, yerel halkın sığırlarını topluca itlaf etmesi ve ekinlerini yok etmesiyle gerçekleşmiştir. Hareket sonucunda on binl
TRYunus Emre Yüce

Sömürgecilik Üzerine Söylev, Martinikli şair ve düşünür Aimé Césaire'in 1950 yılında kaleme aldığı ve postkolonyal düşüncenin temel metinlerinden biri olarak kabul edilen önemli bir manifestodur. Césaire, bu eserinde sömürgeciliğin Batı medeniyetinin ilerleme ve kapitalizm söylemleriyle iç içe geçmiş doğasını sert bir dille eleştirir. Afrika ve Asya'daki sömürgeci idareler hâlâ iktidardayken ve milyonlarca insan esaret altındayken yazılan bu metin, Batı'nın iki yüzlü hümanizm anlayışını sorgular
TR
Muhammed Samed Acar

İngilizcenin küresel bir dil haline gelmesinde Britanya İmparatorluğu’nun sömürge politikaları başat rol oynamıştır. 17. yüzyıldan itibaren İngiltere'nin Kuzey Amerika, Karayipler, Güney Asya, Afrika ve Okyanusya'daki yayılması, bu coğrafyalarda İngilizcenin resmi ve idari bir dil olarak yerleşmesine yol açmıştır. Sömürgelerde kurulan eğitim sistemleri ve bürokratik yapılar İngilizcenin yayılmasını pekiştirmiştir.Bu süreç, yalnızca yönetimsel bir zorunluluk değil; aynı zamanda kültürel bir dönüş
TRMuhammed Sonğuralp
PrPrimitivizm, modern sanat ve kültür kuramlarında hem biçimsel hem ideolojik anlamda kökleri derinlere uzanan bir kavramdır. Latince "primus" (ilk) kelimesinden türeyen bu terim, genellikle Batı dışı kültürlerin veya tarihsel olarak erken dönem insan topluluklarının sanat, yaşam tarzı ve düşünce biçimlerine duyulan romantik bir hayranlığı ifade eder.Primitivist düşünce, uygarlığın ilerledikçe yozlaştığını ve özgün insan doğasına dönmenin bir tür estetik ya da ahlaki kurtuluş olacağını varsayar. B
TR
Yahya B. Keskin
MoWilliam L. Cleveland’ın "Modern Ortadoğu Tarihi" adlı eseri, Ortadoğu’nun modern tarihine kapsamlı bir bakış sunmaktadır. Kitap, 19. yüzyıldan başlayarak günümüze kadar uzanan süreçte, bölgedeki siyasi, toplumsal ve ekonomik değişimleri incelemektedir. Cleveland, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayarak modern Ortadoğu’nun oluşum sürecini, küresel güçlerin etkisi, yerel dinamikler ve bölgesel dönüşümler üzerinden analiz etmektedir. Eser, tarihsel olayları tarafsız bir şekilde ele a
TR
Ahsen Karakaş

“Zombi” denilince akla çoğu zaman beyaz gözlü, yavaş hareket eden, beyin yemek isteyen korkutucu yaratıklar gelir. Ama bu efsanevi figürün kökeni ve zaman içinde geçirdiği değişimler düşündüğünüzden çok daha ilginç. Gelin, zombilerin tarih sahnesindeki yolculuğunu bu kez biraz daha derinlemesine, akademik perspektifle inceleyelim.Zombi Nedir ve Nereden Geliyor? Zombi kelimesi, Batı Afrika’daki “nzambi” veya “zumbi” kavramlarından türemiştir ve “ruh”, “yaşam gücü” ya da “ilahi varlık” gibi anlaml
TR
Oksana Gülünay

Terra nullius, Latince “sahipsiz toprak” anlamına gelen bir hukuk terimidir. Uluslararası hukukta, hiçbir devletin egemenliği altında bulunmayan veya herhangi bir devlet tarafından resmî olarak sahiplenilmeyen toprakları tanımlamak için kullanılır. Bu kavram, tarih boyunca keşifler, sömürgecilik ve sınır anlaşmazlıkları bağlamında sıkça gündeme gelmiştir.Tarihsel KullanımıRoma hukukunda terra nullius kavramı, henüz sahiplenilmemiş veya terk edilmiş toprakları ifade etmek için kullanılmıştır. Ort
TR
Doğan Eşkinat

Sömürgecilik, güçlü ülkelerin, başka ülkelerin topraklarına giderek orada hâkimiyet kurması ve o topraklardaki kaynakları kendi çıkarları için kullanmasıdır. Bu durum, Antikçağ’dan günümüze kadar farklı şekillerde yaşanmıştır. Eskiden olduğu gibi, günümüzde de etkileri devam etmektedir. Şimdi bu konuyu daha kolay bir dille inceleyelim.Avrupa Sömürgeciliğinin Başlangıcı ve İlk Keşifler" image-alternate="" image-element-format="right">Sömürgecilik Nasıl Başladı?Çok eski zamanlarda, güçlü devlet
TR
Nurten Yalçın