BaKöken Basiret kelimesi, Arapça bṣr (بصر) kökünden türeyen baṣīra(t) (بصيرة) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Arapçada bu kelime, “içten kavrayış, sezgi, derin anlayış” anlamlarına gelir. Aynı kökten gelen baṣar (بصر) ise “görme yetisi” anlamındadır; bu nedenle basiret, mecazî olarak “gözle değil anlayışla görme” fikrini taşır. Kullanım Alanları Dinî ve tasavvufî metinlerde, kişinin hakikati dış gözle değil, kalp ve gönül gözüyle kavraması anlamında kullanılır. Günlük dilde ve edebî anlatımda, bir
TR
SÜMEYRA ŞEYBAN
EsKöken "Esin" kelimesi, Eski Türkçedeki "es-" (esmek) fiilinden türemiştir. Kullanım Alanları Edebiyat: Şairlerin ve yazarların eserlerini oluştururken ilham kaynağını anlatmak için kullanılır. Sanat: Ressamların, müzisyenlerin ve diğer sanatçıların yaratıcılık süreçlerini tanımlamakta kullanılır. Günlük Dil: Aniden gelen yaratıcı fikirler veya etkiler için söylenir.
TR
Muhammed Said Alevcan
KuKullanılabilirlik sezgisi (İng. availability heuristic), bireylerin bir olayın sıklığını veya bir olayın olasılığını, o olayın örneklerinin veya ilişkili durumların akla gelme kolaylığına dayanarak değerlendirdiği zihinsel bir süreçtir. İnsanlar, olasılık veya sıklık gibi karmaşık yargılama görevleriyle karşılaştıklarında, bu zorlu görevleri daha basit zihinsel işlemlere indirgemek için sınırlı sayıda sezgisel yöntem kullanırlar. Kullanılabilirlik sezgisi, bu yöntemlerden biridir. Bu sezgisel yo
TRYunus Emre Yüce
DüKöken: Arapçadan Türkçeye geçmiş olup, "düşünmek" fiilinden türetilmiştir. Kullanım Alanları: Felsefe: Düşünce, insanın dünyayı ve varoluşu anlamlandırma çabasında kullanılan temel bir kavramdır. Psikoloji: Zihinsel süreçlerin bir parçası olarak düşünce, algı, bellek ve dikkatle ilişkilidir. Edebiyat: Yazarlar, hikayelerde veya şiirlerde karakterlerin düşüncelerini yansıtabilir. Günlük Dil: Kişiler arasında tartışmalar, görüşler ve fikirler oluşturulurken kullanılır.
TR
Furkan Üresin
ZiBir odaya girdiğinde neden kendini huzursuz hissettiğini bilmiyorsun… Bir ismi dilinin ucuna getiriyorsun ama hatırlayamıyorsun… Birini tanıdığın an, “ondan hoşlanmadığını” hissediyorsun ama nedenini açıklayamıyorsun. Tüm bu “anlamsız” tepkiler aslında zihninin derinliklerinden gelen sessiz fısıltılar olabilir. Psikoloji bu sesi yıllardır tanımaya, anlamaya çalışıyor. Hiç nedenini bilmeden birine karşı aniden antipati hissettiniz mi? Ya da yıllar önce yaşadığınız bir olayın etkisinin hâlâ kararl
TR
Nida Üstün
HiKökeni Arapça kökenli bir kelimedir. Arapça "hiss" (ﺣﺲّ) kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kullanım Alanları Psikoloji ve edebiyat gibi alanlarda, içsel duygulanım ve ruh hâllerini tanımlamak için kullanılır. Fizyoloji ve anatomi bağlamında, dış dünyadan gelen uyarıların algılanmasıyla ilgili olarak geçer. Günlük konuşma ve metaforik anlatımlarda, bir şeyi önceden anlamak ya da sezmek anlamında kullanılır. Sanat ve müzik eleştirilerinde, bir eserin verdiği duygusal etkiyi tanımlamak amacıyla da t
TRElanur Elmas Hizal

Türkü, insanların duygularını, yaşadıkları olayları ve hayallerini hem şiir hem de müzikle anlatan özel bir halk ezgisidir. Türküler, bazen neşeli bir oyun havası, bazen hüzünlü bir ağıt, bazen de kahramanlık dolu bir hikâye gibi karşımıza çıkar. Hem söylenir hem çalınır; çoğu zaman da bağlama (saz) eşliğinde dinlenir. Türkü Nereden Geliyor? “Türkü” kelimesi, “Türk” sözcüğünden türemiştir. Eskiden “Türkî” denirmiş. Farklı Türk toplulukları bu ezgilere farklı adlar verir: Azerbaycan’da “mahnı”, K
TR
Elif Laçin
SeKöken Türkçe kökenli bir kelimedir. Türkçe sez- fiiline gelen +gU ekiyle türetilmiştir. Kullanım Alanları Edebiyat: Sezgi sözcüğü, bireyin içsel duygu ve algılarını ifade etmek amacıyla şiir, roman, hikâye gibi edebi metinlerde kullanılır. Felsefe ve Bilim: Bilgi edinme süreçlerinde, özellikle epistemoloji ve fenomenoloji gibi disiplinlerde sezgi, akıl yürütme veya deneyim dışı doğrudan kavrayışı anlatmak için kullanılır. Günlük Konuşma: İnsanların açıklama veya kanıta dayanmadan bir durumu ya d
TRAyşe İkbal Özsakın
ÖnKöken Önsezi kelimesi, Eski Türkçe öŋ ya da yöŋ (“ön yüz, çehre, doğu yönü”) sözcüğünden türeyen ön- fiil köküne dayanmaktadır. Bu kök, “öne çıkmak, yönelmek” anlamlarını taşır. Üzerine getirilen +I(g) ekiyle isimleşmiş biçimi zamanla “önceden fark etme, hissetme” anlamına evrilmiştir. Modern Türkçede ise “henüz gerçekleşmemiş bir durumu sezgisel olarak algılama” anlamında kullanılmaktadır. Kullanım Alanları Psikoloji ve Bilişsel Bilimler: “Sezgi”, bireyin bilinçdışı düzeyde edindiği bilgileri,
TR
Ayşenur Bayraktar
İrKöken Arapça ʿirfān عِرْفَان, ʿrf kökünden türetilmiştir. Arapça ʿarafa عَرَفَ “bildi, tanıdı, ayırt etti” fiilinin fiʿlān vezninde masdar hâli olan ʿirfān, Türkçeye bilme, anlama anlamıyla geçmiştir. Kullanım Alanları Bilgi ve Anlayış: İrfan, bilgi ve anlayışı ifade etmek için kullanılır. Sezgi ve Ruhsal Uyanıklık: Gerçekleri sezme ve derin anlayış gerektiren durumlardadır. Kültürel Anlamda: İrfan, kültürel ve toplumsal birikim, aynı zamanda yüksek düşünce düzeyini ifade eder. Tasavvuf: İrfan,
TR
Ahsen Buyurkan