
Osmanlı İmparatorluğu denince zihnimizde genellikle saraylar, fetihler, diplomatik mücadeleler ve devasa bir bürokratik mekanizma canlanır. Ancak koca bir imparatorluğun kalbi aslında saray odalarında değil; mahalle aralarındaki o ahşap evlerde, yani toplumu ayakta tutan en küçük hücrede, "aile" yapısında atıyordu. İlber Ortaylı’nın ufuk açıcı eseri "Osmanlı Toplumunda Aile", makro tarihin gölgesinde kalan bu mikro dünyaya ışık tutuyor. Şer’iyye sicillerinden, seyahatnamelerden ve zengin arşiv b
TRGökçe Baykurt
Asıl adı Huzeyfe olup geçirdiği bir yüz felci yüzünden gözleri küçüldüğü için “Uyeyne” (küçük gözlü) lakabıyla tanınmıştır. Dedesinin babası Bedr’e nisbetle Uyeyne b. Bedr diye de anılır. Babasının ölümünden sonra Fezâre kabilesinin reisi olmuş, Câhiliye döneminde İkinci Ficâr Savaşı’nın başlamasına yol açan Ukâz panayırı baskınını kendisi düzenlemiştir. Hz. Peygamber, Uyeyne ile ilk defa Dûmetülcendel seferi sırasında karşılaştı; o dönemde kuraklık yaşanan Benî Fezâre’ye ait Vâdilkurâ’dan emniy
TRİslam Ansiklopedisi
Resûl-i Ekrem döneminde düşmanı yerinde etkisiz hale getirerek Medine üzerine saldırma planından vazgeçirmek için düzenlenen seriyyelerden biridir. 8 yılının Cemâziyelâhirinde (Ekim 629) vuku bulan bu seriyye bazı kaynaklarda gazve diye nitelendirilir (Vâkıdî, II, 769). Benî Cüzâm kabilesinin toprakları içinde bir su kaynağı olarak zikredilen, Vâdilkurâ bölgesine yakın bir mesafedeki Zâtüsselâsil’in (Selâsil) etrafında Kudaâ’nın kollarından Belî, Uzre ve Belkayn (Kayn) gibi Arap kabilelerinin ik
TRİslam Ansiklopedisi

When we think of the Ottoman Empire, our minds typically conjure images of palaces, conquests, diplomatic struggles, and a vast bureaucratic machinery. Yet the heart of this vast empire did not beat in the chambers of the palace, but in the wooden houses between neighborhoods—in the smallest cell sustaining society: the family structure. İlber Ortaylı’s groundbreaking work, "The Family in Ottoman Society", sheds light on this micro-world long overshadowed by macro-history. Drawing on Şer’iyye si
ENGökçe Baykurt
Sîfülbahr, Medine’nin batısında Kızıldeniz sahilinde bir yerin adıdır. Benî Cüheyne kabilesinin arazisi olup, Kureyş kabilesinin ticaret kervanlarının güzergâhında bulunuyordu. Hicretten sonra Resûl-i Ekrem, Medine’ye sığınan müslümanları tehdit eden Mekke müşriklerinin ticaret kervanlarını sıkıştırmaya, 1. yılın Ramazan ayında (Mart 623) ilk defa buradaki Îs mevkiine Hamza b. Abdülmuttalib kumandasında gönderdiği seriyye ile başladı. Hudeybiye Antlaşması’nın müslüman olup Medine’ye sığınanların
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte masdar olarak “bir malı yerden kaldırıp almak”, isim olarak “buluntu mal” anlamına gelen lukata İslâm hukukunda “mâliki bilinmeyen, fakat mubah mal grubunda da yer almayan buluntu mal” veya “üzerindeki hakkını terketme niyeti olmaksızın mâlikinin iradesi dışında kaybolmuş ve bir başkası tarafından bulunmuş sahibi bilinmeyen mal” mânasında kullanılır. Malı bulana mültekıt, bulup alma işine de iltikāt denilir. Buluntu çocuk anlamındaki lakīt ile kaybolan hayvan karşılığındaki dâlle teriml
TRİslam Ansiklopedisi
Gamre (Gamr), Arap yarımadasının Necid bölgesi yakınında bir yerin ismidir. Esedoğulları’nın oturduğu Gamre suyu civarındaki bu bölgeye Gamrımerzûk da denilirdi. Esedoğulları, Uhud Gazvesi’nin hemen ardından daha sonra peygamberlik iddiasında bulunacak olan Tuleyha b. Huveylid’in kışkırtmasıyla müslümanlara âni bir akın yapmayı planlamışlar, ancak durumdan haberdar olan Hz. Peygamber’in gönderdiği 150 kişilik kuvvet tarafından dağıtılmışlardı (bk. KATAN SEFERİ). Esedoğulları, Hendek Gazvesi’nde
TRİslam Ansiklopedisi
Sözlükte “bildirmek, öğretmek, işaret koymak” mânalarına gelen i‘lâm (çoğulu i‘lâmât), terim olarak şer‘î bir hükmü ve altında kararı veren hâkimin imza ve mührünü taşıyan yazılı belge demektir. Daha çok i‘lâmât-ı şer‘iyye olarak kullanılır. Her i‘lâm belgesi davacının iddiasını, dayandığı delilleri, davalının cevabını, varsa def‘in sebeplerini, verilen hükmün gerekçelerini ve nasıl karar verildiğine dair kayıtları ihtiva eder. İ‘lâm belgelerini diğer şer‘iyye sicilleri kayıtlarından ayıran en ö
TRİslam Ansiklopedisi
Bağdat’ın Kerh mahallesinde doğdu (Hatîb, XIII, 199). Sâmerrâ yakınındaki Kerh-i Bâceddâ veya Şehrizor civarındaki Kerh-i Cüddân’dan olduğu da kaydedilmektedir (Yâkūt, IV, 255). Hıristiyan veya bir rivayete göre Vâsıtlı Sâbiî bir ailenin oğlu olan Ma‘rûf’un çocukluğunda ailesi tarafından hıristiyan bir hocaya teslim edildiği, teslîs inancına karşı çıktığı için hocası kendisini dövünce ailesini terkedip kaçtığı, yıllar süren bu ayrılığı sırasında sekizinci imam Ali er-Rızâ ile karşılaştığı, onun
TRİslam Ansiklopedisi
Kur’an ve hadis metinlerinin yorumu konusunda fıkıh usulünde geliştirilen terminoloji içinde önemli bir yere sahip olan mutlak ve mukayyed lafzın delâletinin vasıf, şart, zaman, mekân gibi kayıtlarla sınırlandırılmış olup olmadığını belirten bir kavram çiftidir. Mutlak için “gayri muayyen bir ferdi veya fertleri gösteren ve herhangi bir sıfatla kayıtlanmış olmayan lafız”, mukayyet için de “gayri muayyen bir ferdi veya fertleri gösteren ve herhangi bir sıfatla kayıtlanmış olan lafız” şeklinde bir
TRİslam Ansiklopedisi