
Ey sevgili, hummalı dertlerle bıraktın beni, Çöllerden çöllere gezdirdin beni. Bu dertleri aşacak güç buldum da Yanına varacak bir sebep bulamadım. Aç kollarını ey vefasız mübrem, Susuzluktan kurumuş dudaklarıma bir nefes ver. Geri çevirme nazlı dilhûru, bu son dem Bitsin bu serâb, olalım hemdem.
TR
Yağmur YILMAZ
SeTanım İsim, (sera:bı), Farsça serāb Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından kaynaklanan ve çöllerde sıkça gözlemlenebilen bir optik yanılma. Bu durum, uzaktaki bir cisme bakıldığında, cismin bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi ters görüntüsünün oluşumuyla kendini gösterir. Türkçede ılgım, yalgın, pusarık gibi eşanlamlıları bulunur: "Bu kitapların haricinde herhangi bir menfaat ummak, seraptan su ummak gibi olur." - Necip Fazıl Kısakürek Köken Arapça serāb (سَراب) “çölde görülen hayal” anlamına
TR
Kerem Akıl