
Özbekistan (resmi adıyla Özbekistan Cumhuriyeti), Orta Asya’nın merkezinde yer alan; doğusunda Tanrı Dağları’nın batı uzantıları, batısında ise Turan Ovası bulunan, topraklarının önemli bir bölümü Kızılkum Çölü ile kaplı bir ülkedir. Yüz ölçümü yaklaşık 447.400 km² olan ülke, denize kıyısı olmayan ve komşularının da denize kıyısı bulunmayan dünyadaki iki "çift karasal" ülkeden biridir.【1】 Güncel verilere göre 37,7 milyon olan nüfusuyla Orta Asya’nın en kalabalık ülkesi konumundadır.【2】 Nüfusun b
TR
Bahtışen Kabak
Ebü’l-Muîn en-Nesefî’nin, Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin hem hocası hem ders arkadaşı olduğu yolundaki kayıtları dikkate alınırsa Semerkant’ta III. (IX.) yüzyılın ilk yarısında doğduğu söylenebilir. Tabakat kitapları Sa‘d b. Ubâde’nin soyundan geldiği hususunda görüş birliği içindedir. Nesefî’nin verdiği soy zincirine göre İyâzî onuncu göbekte Sa‘d b. Ubâde’ye ulaşmaktadır. Kaynaklar, İyâzî’nin Mâtürîdî ile birlikte Ebû Bekir el-Cûzcânî’den ders aldığını kaydeder; İyâzî, ancak o devrin diğer âlimler
TRİslam Ansiklopedisi
SeAmin Maalouf’un Semerkant'ı, tarihsel olayları ve edebî hayali ustalıkla bir araya getiren, okuyucuyu Orta Çağ’ın İslam dünyasına götüren bir romandır. Konu ve Ana Temalar Roman, 11. yüzyılın büyük şairi ve filozofu Ömer Hayyam’ın yaşamını, rubailerini ve bu eserlerin etrafında dönen entrikaları konu alır. Hikaye iki ana dönemde geçer: Ömer Hayyam’ın yaşadığı Orta Çağ dönemi ve 20. yüzyılın başlarında İran’daki politik karmaşa dönemi. Ana eksende, Hayyam’ın Rubaiyat’ı (rubai türündeki şiirlerini
TR
Ömer Said Aydın

Semerkant kâğıdı, Orta Asya’nın tarihsel ticaret ve kültür merkezlerinden biri olan Semerkant şehrinde üretilen, 300 yıldan fazla süre saklanabilen, yüksek kalitesiyle tanınmış bir kâğıt türüdür. Orta Çağ boyunca özellikle İslam dünyasında bilim, sanat ve ticaretin gelişimine önemli katkılarda bulunmuş, bu nedenle oldukça değerli bir malzeme olarak kabul edilmiştir. Günümüzde, kâğıt üretiminde kullanılan tekniklerin evrimini anlamak için önemli bir referans noktasıdır. Semerkant kağıdının cilala
TR
Nazlı Kemerkaya

Emir Timur (1336-1405), tarihin en önemli hükümdarlarından ve askerî dehalarından biridir. 14. yüzyılın sonlarında Asya'da büyük bir imparatorluk kurmuştur. Savaşlardaki başarılarının yanı sıra bilime ve sanata olan ilgisiyle de tanınır. Genç yaşta bir savaşta ayağından yaralanması nedeniyle "topal" anlamına gelen Farsça Timurlenk adıyla da anılmıştır. Ancak bu durum, onun büyük hedeflere ulaşmasını engellememiştir. Kurduğu devlet, kısa sürede Asya'nın en büyük güçlerinden biri hâline gelmiştir.
TR
Kasım Emre Anıl

Timurlular, yaklaşık 650 yıl önce yaşamış olan Timur adında bir liderin kurduğu büyük bir devlettir. Bu devlet, bugünkü Özbekistan, İran, Afganistan ve Hindistan gibi birçok ülkenin toprakları üzerinde kurulmuştu. Tıpkı bir ağacın kök salıp büyümesi gibi, Timurlular da Orta Asya'da kök salmış ve büyük bir medeniyet inşa etmişlerdir. Onları sadece kazandıkları savaşlarla değil, aynı zamanda bilim ve sanata verdikleri değerle de tanımalıyız. Timurlular, yaşadıkları dönemin en güçlü devletlerinden
TR
Kasım Emre Anıl
Semerkant’ta doğmuş olması muhtemeldir. Bazı kaynaklarda yine Ebü’l-Leys es-Semerkandî ismiyle bilinen ve 294 (906) yılında vefat eden bir Mu‘tezilî âlimle zaman zaman karıştırılmıştır. Hanefî mezhebinin meşhur fakihleri arasında yer alan Nasr b. Muhammed müfessir, fakih ve zâhid diye tanınırken diğeri hâfız lakabıyla bilinir. Babasından yaptığı rivayetler dikkate alınarak ilk hocasının babası olduğu söylenebilir. Fıkıh alanındaki asıl hocası “Küçük Ebû Hanîfe” diye meşhur olan Belhli Ebû Ca‘fer
TRİslam Ansiklopedisi
Karahanlılar’dan İlig Nasr b. Ali b. Mûsâ b. Satuk’un iki oğlundan biri olan Ebû İshak İbrâhim, Mâverâünnehir’i zaptetmek üzere harekete geçtiği ve ilk defa tarih sahnesine çıktığı 428’de (1036-37) Böri Tegin unvanını taşıyordu. Onun esas hedefi, 403 (1012-13) yılında babasının ölümüyle kaybedilen Mâverâünnehir’i yeniden ele geçirmekti. Bu amaçla Mâverâünnehir’in hâkimleri Ali Tegin oğullarına karşı saldırıya geçti ve Hucend’i zaptetti. Ancak bu mücadeleler sırasında onlara esir düştü. Kısa bir
TRİslam Ansiklopedisi
Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Semerkant’ın yakın köylerinden Rüstüfağn’a nisbetle Rüstüfağnî diye zikredilmesine rağmen bazıları onu Rüstüğfenî diye kaydetmiştir. Kaynaklarda Rüstüfağn’a nisbet edilmesine ve başka bir yere gittiğine dair bir kayda rastlanmamasına bakılırsa orada doğup yetiştiğini söylemek mümkündür. İlk öğrenimini Rüstüfağn’da gördüğü, ardından büyük bir ihtimalle tahsil hayatına Semerkant’ta devam ettiği de düşünülebilir. Kaynakların büyük bir kısmı 345 (956) yılında vefa
TRİslam Ansiklopedisi