
Bir nehir kavşağıydı sözlerRuh denizinden sıcaklara dökülürlerYanan yakan kadar acı dökerUğraştıkça zehir döker.Bir yanı ulu çınar gölgesiBir yanı mor sümbül pençesiYolun ucu değil ta kendisiMutluluktu aralığın sisi.İki satır arası kandan ibaretKorkulu rüyalarımdı hayal etSavunma güneşli günleri banaKaranlık saltanattı bir tek.Bir viran gibi yaprak döker bu kışKokun sanki bana bir nameli bakışİçimde sessiz sedasız bir yakarışYavaş yavaş korkularım başladı.Büründü karanlık, döküldü kelimelerBu du
TR
Sevde Öznur Çalışkan

KökenSâhir kelimesi Arapçada iki farklı kökten türemiştir ve Türkçede iki ayrı anlamda kullanılır. Birinci anlamıyla ساهر (sāhir), “seher” kökünden gelir ve “geceleri uykusuz kalan, uyumayan kimse” demektir. İkinci anlamıyla ساحر (sāḥir), “sihir” kökünden türemiştir ve “büyü yapan, sihirbaz” ya da mecaz anlamda “büyüleyici, etkileyici kimse veya şey” anlamına gelir. Bu ikinci anlamdan sâhire (kadın büyücü), sâhirâne (büyüleyici şekilde) ve sâhir-pîşe (büyücülüğü huy edinmiş) gibi türevler de ort
TR
Gürkan Pur