"GDivan edebiyatının özgün şairlerinden biri olan Şeyh Gâlib, bu gazelinde alışılmış aşk anlayışına farklı bir gözle yaklaşır. Gelenekte âşık, sevgilinin cefalarına katlanır, bundan şikâyet etse de asla vazgeçmez. Oysa bu beyitlerde gördüğümüz âşık, sevgilinin zulmünden usanmış, ona sırt çevirmeye hazırlanan bir kişidir. Gazel Gönül ders-i gamın çokdan unutdu hâtırın hôş tut O murgı başka bir sayyâd tutdu hâtırın hôş tut Seninle ey sitem-hû germ-ülfet olmayız artık Soğuk sözler beni cândan soğutdu
TR
Meryem Şentürk Çoban
VaVâsûht, klasik Türk edebiyatında âşığın sevgiliden ve aşktan usanarak yüz çevirmesini, sevgilinin cefalarına katlanmak yerine ondan vazgeçmesini konu alan bir şiir tarzıdır. Farsça kökenli bu terim, “sûhten” (yanmak, âşık olmak) fiiline “vâ-” ön ekinin getirilmesiyle oluşmuş olup “usanmak, yüz çevirmek, terk etmek” anlamına gelir. Bu yönüyle klasik divan şiirindeki geleneksel aşk anlayışına zıt bir tavrı temsil eder. Geleneksel divan şiirinde âşık, sevgilinin cefasına katlanmayı yücelik sayarken
TR
Meryem Şentürk Çoban
XVII. yüzyılın ilk çeyreği içinde İstanbul’da doğdu. Asıl adı Mehmed’dir. Meşhur divan şairi Nedîm’den ayırt edilmesi için “Kadîm” lakabıyla anıldı. Babasının berber olduğu belirtilmektedir. Şeyhülislâm Ebû Saîd Mehmed Efendi’ye mülâzım olduktan sonra müderrisliğe başladı. Uzun yıllar çeşitli medreselerde müderrislik yaptı (Şeyhî Mehmed Efendi, vr. 291b; Uşşâkīzâde İbrâhim, vr. 202b). 1064’te (1654) 40 akçe ile Cenâbî Efendi Medresesi’nde bulundu. Ardından Sâdî Efendi (1068/1657), Süleyman Subaş
TRİslam Ansiklopedisi