
Örüntü, belirli bir kurala göre düzenli bir şekilde tekrar eden veya genişleyen şekil ya da sayı dizileridir. Çevrene baktığında her yerde bir örüntü görebilirsin; haftanın günlerinin hep aynı sırayla gelmesi veya bir çiçeğin yapraklarının dizilişi aslında birer örüntüdür. Haydi, matematiğin bu gizemli düzenini birlikte keşfedelim! Örüntü Nasıl Oluşur? Bir örüntüyü oluşturan en önemli şey onun "kuralıdır". Örüntünün adımları arasındaki bu ilişkiye "genel kural" denir. Eğer bir örüntünün kuralını
TR
Cemile Tikenli
SıKöken Sözcük, etimolojik olarak Arapça ṣfr kökünden türetilen ve "hiçlik, boşluk, boş olan" anlamlarına gelen ṣifr (صِفْر) kelimesine dayanmaktadır. Bu isim, Arapçada "boşalmak, boş kalmak" manasını taşıyan ṣafira (صَفِرَ) fiilinin bir türevidir. Kavramın matematik tarihindeki gelişimi, Sanskritçede "boşluk" ve "hiç" anlamına gelen śūnya (शून्य) sözcüğünün Arapçaya yapılan çevirisiyle şekillenmiştir. Arapça üzerinden Avrupa dillerine de taşınan bu terim; İtalyancadaki zero (zefiro), Fransızcadak
TR
Cemile YAKAÇ

David Hilbert, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında yaşamış, geometrinin aksiyomatik temellerinden değişmezler teorisine kadar pek çok alanda çalışmalar yapmış bir Alman matematikçidir. 1900 yılında sunduğu 23 matematiksel problem ile modern matematik araştırmalarının yol haritasını belirlemiş ve Öklid geometrisini 21 aksiyomdan oluşan sağlam bir mantıksal çerçeveye oturtmuştur. Ayrıca, geliştirdiği "Hilbert Uzayı" kavramıyla modern fonksiyonel analiz ve kuantum mekaniği gibi fiziksel kuram
TRGülbahar Yetiş
PiPisagor, çok çok eski zamanlarda (M.Ö. 570 civarı) Sisam adasında doğmuş bir düşünür, matematikçi ve biraz da gizemli bir filozoftu. İnsanlar ona “sayıların babası” diyordu. Çünkü ona göre evrendeki her şeyin temelinde sayılar vardı ama ona göre bu sadece matematik değil, evrenin diliydi. Bir süre sonra Sisam’da huzur bulamayan Pisagor, Güney İtalya’daki Kroton’a taşındı ve orada kendi okulunu kurdu. Bu okul hem bir matematik kulübü, hem bir müzik atölyesi, hem de biraz gizemli bir kardeşlik top
TR
İbrahim Mert Akbaş
ArKöken Ardışık kelimesi, Yeni Türkçe döneminde türetilmiş bir sözcüktür. Kelimenin, Türkçe art (“arka”) sözcüğünden türetildiği bellidir. Bazı dilbilimsel kaynaklar kelimenin ikinci hecesinin nasıl oluştuğunun tam olarak açıklanamadığını belirtirken, diğer kaynaklar art köküne +Iş- ekinin getirilmesiyle oluşturulduğunu ifade eder. Kullanım Alanları Matematik: Belli bir kurala göre birbirini takip eden sayıları (örn: "ardışık çift sayılar", "ardışık tam sayılar") tanımlayan yerleşik ve temel bir t
TR
Tuğba Aygün

Strobogramatik sayılar, 180° döndürüldüğünde aynı görünüme sahip olan sayılar olarak tanımlanır. Bu özellik, rakamların dönme simetrisi göstermesiyle ilişkilidir. Geçerli Rakamlar Ondalık sistemde yalnızca bazı rakamlar strobogramatik özelliğe sahiptir: 0 → 0 1 → 1 8 → 8 6 ↔ 9 Diğer rakamlar döndürüldüğünde geçerli bir sayı oluşturmaz. Bu nedenle strobogramatik sayılar yalnızca bu rakamlar kullanılarak kurulabilir. Yapı ve Kurallar Tek haneli strobogramatik sayılar: 0, 1 ve 8. Çok haneli sayılar
TR
Feyzanur Çınar
Bazı Arap dilcileri kelimenin Arapça katr kökünden geldiğini, bazıları da Süryânîce veya Berberîce olduğunu ileri sürmektedir. Ancak aslı Latince centenarius (yüzlük) olan kelime Grekçe’ye kentenarion (κεντηνάριον), oradan Süryânîce’ye kantîrâ ve Arapça’ya kıntâr (çoğulu kanâtîr) olarak geçmiştir. Milâttan sonra IV. yüzyılda yaşayan Epiphanius, Romalılar’ın icat ettiğini söylediği centenariusun değerini 100 libra = 1200 ons = 2400 stater = 4800 şekel = 28.800 gramma şeklinde verir (Epiphanius’ T
TRİslam Ansiklopedisi

Dakikalar İçinde Sayılar, Julia Collins tarafından yazılmış, "Popüler Bilim" ve "Dakikalar İçinde" serilerine ait bir eserdir. Anında Açıklanan 200 Temel Kavram alt başlığıyla sunulan kitap, insanlığın en eski icadı olarak tanımlanan ve insanların alfabeyi geliştirmeden önce sembollerle ifade ettiği sayıları konu edinir. Eser, 200 önemli ve sıra dışı sayıyı, görseller, grafikler ve çizimler kullanarak açıklamayı amaçlar. Konusu Eserin konusu, Antik Yunan’dan, Rönesans’tan günümüze tarih boyunca
TR
Muhammed Samed Acar
MoMonte Carlo, bir ya da daha çok olasılık dağılımından rastgele sayılar seçerek bir sistemi (ya da deneyi) taklit eden ve aranan niceliği bu simülasyonlardan yaklaşık olarak hesaplayan yöntemler bütünüdür. İlk uygulamalar nükleer taşınım ve nötron yayılımı problemlerine dayanır; adlandırma Von Neumann ve Ulam’a atfedilir. Yöntem, şans oyunu kavramından farklı olarak fiziksel sistemi tanımlayan olasılık yoğunluk fonksiyonlarından seçilen rastgele değerlerle hesap yapar. Simülasyonun yeri Simülasyo
TR
Beraat Öztorun

Gottfried Wilhelm Leibniz, kendi tabiriyle içinde yaşadığımız mümkün dünyaların en iyisinde "adam olayı çözmüş" dediğim iki kişiden biridir. Felsefesinin temelini, Tanrı'nın kusursuz bir varlık olması sebebiyle yarattığı dünyanın da mümkün dünyaların en iyisi olduğu fikri (Voltaire’in Candide romanında eleştirdiği fikir) oluşturur. Leibniz'e göre Tanrı, olası mümkün dünyalar arasında içinde yaşadığımız dünyayı seçmiştir çünkü bu dünya birbiriyle en çeşitli ve en uyumlu olanken aynı zamanda bu çe
TRFahrettin Özen