Adnânîler’in Temîm kabilesine mensuptur. İsim zincirinde yer alan Abdî nisbesinden dolayı Abdülkays’tan olduğu ileri sürülürse de bu doğru değildir; anılan nisbe dedelerinden Abdullah b. Dârim’le ilgilidir. Dedelerinden Abdullah b. Zeyd’in taşıdığı Esbezî (Far. esb “at”) nisbesinin Bahreyn’deki Esbez adlı yerden veya bu bölgedeki Esbeziyyûn denilen ata tapan bir topluluktan geldiği rivayet edilir (Belâzürî, s. 113). Münzir b. Sâvâ’nın kaynaklarda “melikü’l-Bahreyn, sâhibü’l-Esbez, hâkimü Hecer”
TRİslam Ansiklopedisi
Enûşervân, Nûşîrevân, Nûşervân şeklinde de kaydedilen bu kelime, Pehlevîce’de “ölümsüz ruh” anlamına gelen ve Zerdüşt metinlerinde ölüler için övgü sıfatı olarak kullanılan enûşeg-rüvânın değişik bir şekli olup genellikle Kisrâ I. Hüsrev’i II. Hüsrev Pervîz’den ayırt etmek için kullanılmıştır. I. Hüsrev Pehlevîce eserlerde olduğu gibi (Pahlavi Texts, s. 55, 115; Dînkerd, s. 571, 654) Arapça ve Farsça kaynaklarda da bu unvanla zikredilmiştir. 531’de babası Kubâd’ın yerine tahta geçen Enûşirvân’ın
TRİslam Ansiklopedisi
Deylem’in sınırlarını tam olarak tesbit etmek oldukça güçtür. Zira bu sınırlar, Deylem halkının bu bölgeye sonradan ilhak ettikleri topraklar sebebiyle zaman zaman değişmiştir. Meselâ Büveyhîler’in zirvede olduğu IV. (X.) yüzyılda Deylem ismi Hazar denizinin güneyindeki bütün eyaletleri içine almaktaydı. İslâm coğrafyacılarından İstahrî, Deylem’in güneyde Kazvin, Azerbaycan ve Rey’in bir bölümü ile doğuda Taberistan ve Rey’in diğer bölümü, kuzeyde Hazar denizi, batıda Azerbaycan’ın bir bölümü ve
TRİslam Ansiklopedisi
Bazı kaynaklarda, 9 (630) veya 10. (631) yılda Medine’ye gelen ve Hz. Peygamber ile görüşerek müslüman olan Şeybânoğulları heyeti içinde yer aldığı (İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe, V, 90; İbn Hacer, III, 361-362), İslâm’ı kabul ettikten sonra Bahreyn bölgesinde mürtedlere karşı savaştığı rivayet edilir. Sâsânîler’e bağlı merzübân ve dihkanların, Güney Arabistan’dan göç ederek Sevâd bölgesine yerleşen Arap kabilelerine karşı baskıları artınca Müsennâ b. Hârise Medâin’e giderek Sâsânî imparatoruna şikây
TRİslam Ansiklopedisi
SaSabarlar, 463-558 yılları arasında Karadeniz’in kuzeyinde ve Kafkaslarda mühim rol oynamış ve iz bırakmış Türk kökenli bir boydur. Sabarların Slav, Moğol veya Fin-Ugor kökenli oldukları iddiaları eskimiş, Türk oldukları gerek taşıdıkları isim gerek tarihi ve kültürel durumlarıyla anlaşılmıştır.1. İbrahim Kafesoğlu, Türk Milli Kültürü, 49. baskı (İstanbul: Ötüken, 2024), 151–153. ">【1】 Tarihçe Sabarlar hakkındaki bilgiler parçalı şekilde İslam ve Bizans kaynaklarından elde edilmektedir. Bunun
TR
Sümeyye Aytepe
Kuruluşu Büyük İskender dönemine kadar uzanır; Yunanca’da Susia olarak bilinir. Tûs’un kuruluşunun Pîşdâdîler hânedanından Cemşîd’e dayandırılması (Müstevfî, s. 183) şehrin Sâsânîler’den önce varlığını ortaya koymaktadır. Bugün şehrin harabeleri Horasan eyaletinde Meşhed’in yaklaşık 25 km. kuzeybatısında yer almaktadır. İbn Hurdâzbih, Tûs’u Nîşâbur-Serahs yolu üzerinde gösterir. Ya‘kūbî, Tûs şehrinde yaşayan halkın büyük çoğunluğunun İranlı olduğunu söyler. İstahrî şehrin Nîşâbur’un kuzeydoğusun
TRİslam Ansiklopedisi
Eser, olayları ele alış tarzı bakımından üç bölüme ayrılabilir. Birinci bölüm Hz. Âdem’den başlayarak ondan sonra gelen peygamberleri, bedevî Araplar’ın tarihini, Âd ve Semûd gibi kavimleri, Habeş, Fars ve Yemen meliklerini, Hz. Dâvûd, Belkıs, Hz. Süleyman ve İsrâiloğulları’nın tarihini ihtiva eder. Olayları tarihî sıraya bakmaksızın genel hatlarıyla ele alan Dîneverî’nin asıl gayesi, Acemler’in tarihiyle onlara komşu kavimler arasında münasebet kurmaktır. Bir Fars (İran) tarihi olan ikinci bölü
TRİslam Ansiklopedisi