SaKöken Sancaktar kelimesi, Türkçe sancak sözcüğü ile Farsça dār (tutan, taşıyan) sözcüğünün birleşmesinden oluşur. Sancak, Orta Türkçe sançak “mızrak, mızrağa takılı flama” anlamındadır ve Eski Türkçe sanç- “saplamak” fiilinden türetilmiştir. Böylece sancaktar, “sancak taşıyan kimse” anlamına gelir. Kullanım Alanları Askerî Tarih ve Osmanlı Ordusu: Sancaktar, özellikle Osmanlı döneminde savaş sırasında birliğin bayrağını taşıyan ve onu korumakla görevli askerdir. Sancağın düşmesi, birliğin morali
TR
Ayşenur Bayraktar

Ulubatlı Hasan Kimdir? Ulubatlı Hasan, 1453 yılında İstanbul’un Fethi sırasında gösterdiği büyük cesaretle tanınan bir Osmanlı askeridir. Aslen Bursa’nın Ulubat köyünden geldiği için "Ulubatlı" lakabını almıştır. Osmanlı ordusunda görev yapan tecrübeli bir Sekban neferiydi. Bu askerî sınıf, genellikle sınır boylarında görev yapan cesur savaşçılardan oluşuyordu. Ulubatlı Hasan’ın aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet’in sancaktarı olduğu da bilinmektedir. Sancaktar, savaşta ordunun bayrağını taşıyan k
TR
Zozan Demirci
Selçuklular’dan itibaren siyasî ve askerî bir unvan olarak kullanılan mîr-i alem, Arapça emîrin kısaltılmış biçimi mîr ile (bey) alem (sancak, bayrak) kelimelerinden oluşur (emîrü’l-alem → emîr-i alem → mîr-i alem). Livâ ve râye de alemle aynı mânaya gelir. İslâm tarihi kaynaklarında Hayber’in fethine kadar (7/628) daha çok livâ kelimesinin kullanıldığı kaydedilmektedir. İbn Sa‘d da bu tarihten evvel râye kelimesine rastlanmadığını belirtir (eṭ-Ṭabaḳāt, II, 106). Selçuklular’dan önceki dönemlerd
TRİslam Ansiklopedisi

Who was Ulubatlı Hasan? Ulubatlı Hasan was an Ottoman soldier renowned for his great bravery during the Conquest of Istanbul in 1453. He acquired the epithet "Ulubatlı" because he originated from the village of Ulubat in Bursa. He was an experienced Sekban soldier serving in the Ottoman army, a military class typically composed of courageous fighters stationed along the frontiers. It is also known that Ulubatlı Hasan served as the sancaktar of Fatih Sultan Mehmet. The sancaktar was the soldier w
EN
Zozan Demirci
AlKöken Farsça ˁalamdār (علمدار) "sancak taşıyan, sancaktar" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Arapça ʿalem (عَلَم) "bayrak" ve Farsça -dār (دار) "sahip olan, tutan" eklerinin birleşiminden türetilmiştir. Kullanım Alanları Tarihte: Saltanat sancağını taşıyan kimseye Alemdâr-ı hâssa denir. Mecaz: Önder veya lider anlamında kullanılır.
TR
Sümeyra Uzun