
Sacred Plants and Animals in Central Asia (Orta Asya'da Kutsal Bitkiler ve Hayvanlar) is a work by the French historian and orientalist Jean-Paul Roux that examines the sacred relationship between Altaic Turks and nature. Translated into Turkish in 2023 by Dergâh Publications, this work is considered an extension of Roux's book Death Among the Altaic Turks. The book addresses the sacred meanings that the Altaic peoples attribute to plants and animals within a social and cosmological context. Sub
EN
Muhammed Samed Acar

Altay Dağları, sanki masallardan fırlamış gibi görünen devasa zirveleri ve yemyeşil ormanlarıyla Orta Asya'nın tam kalbinde yer alır. Bu bölge, hem çok eski bir tarihe hem de isminde gizli bir parıltıya sahiptir. Sen de bu altın tepelerin arkasında neler olduğunu merak ediyor musun? Haydi, bu gizemli dünyaya birlikte bakalım! Altın Dağların Gizemli Adı Altay isminin nereden geldiğiyle ilgili araştırmacılar çok ilginç fikirler ortaya atmışlardır. Bazı bilim insanlarına göre bu isim "Ala-Tau" yani
TR
Saime Kılıç

Sir Edward Burnett Tylor (2 Ekim 1832, Camberwell, Londra – 2 Ocak 1917, Wellington, Somerset), İngiliz antropolog, etnolog ve folklorist olup, modern antropolojinin kurucularından biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle Primitive Culture (1871) adlı eseriyle tanınan Tylor, kültür kavramını bilimsel bir bağlamda sistematik olarak tanımlamış ve antropolojiyi akademik bir disiplin olarak şekillendirmiştir. “Antropolojinin babası” olarak anılan Tylor, evrimci antropolojiye olan katkıları, “surviv
TR
Elif Laçin

Yada Taşı, Türk kültür tarihinde kar ve yağmur yağdırma gibi hava olaylarını bir nevi büyü yoluyla kontrol etmek amacıyla kullanıldığı bilinen taştır. Yada taşı, Türk lehçelerinde ve İslami kaynaklarda çeşitli isimlerle anılmıştır: Yakutça sata, Kırgızca cay taş, Kazakça jadı taş ve jay taş, Başkurtça balataş ve yeytaş, Uygurca kaştaş, Altayca cada taş ve Tıvaca çat taş şeklinde isimlerle ifade edilmiştir. Arapça İslam kaynaklarında hacerü'l-metar (yağmur taşı), el-câlibü’l-matar; Farsça kaynakl
TR
Yahya B. Keskin

Hayvan üslubu, konargöçer yaşam tarzını benimseyen ve bozkır kültürünü meydana getiren Türk topluluklarının sanat eserlerinde kullandıkları hayvan motiflerinin genel adıdır. İskitler, Hunlar, Göktürkler ve diğer bozkır toplulukları aracılığıyla Türkistan’dan başlayıp batıda Avrupa içlerine ve doğuda Çin’e kadar yayılmış; yapımında maden, ahşap, kemik, deri, dokuma ve taş işçiliği çerçevesinde şekillenen hayvan figürleri kullanılmıştır. Hayvan üslubu, sanat eserlerinde hayvan figürlerinin stilize
TR
Neriman Sena Külünk

Manyak, Altay Türklerinin Şamanizm geleneğinde şaman cüppesi veya tören giysisini ifade eden terimdir. Sibirya bölgesinde yaşayan Altay, Yakut, Hakas, Tuva, Tofa ve Dolgan gibi Türk topluluklarında kullanılan manyak, yalnızca bir giysi olmanın ötesinde, dinî ve kozmik bir anlam taşır. Şaman'ı toplumun diğer üyelerinden ayıran, onu kozmik ve aşkın âlemlerle temas kurabilen bir varlık hâline getiren kutsal bir kült nesnesidir. Manyak, kuşu taklit etmektedir. Manyak, genellikle sığır, geyik, maral
TR
Duygu Şahinler

Şah kaldırma ritüeli, Türkiye’nin Doğu Anadolu bölgesinde, özellikle Kars ve Ardahan çevresinde yerleşik olan Karapapak (Terekeme) Türkleri tarafından sürdürülen, bolluk ve bereketi simgelemek amacıyla meyve ve şekerlemelerle bezenmiş sembolik bir ağacın (şah) düğünlerde müzik eşliğinde taşınması ritüelidir. Bu ritüel günümüzde Kars ve Ardahan'ın yanı sıra göçlerle birlikte Iğdır, Ağrı, Muş, Sivas, Tokat ve Amasya gibi illerde de uygulanmaktadır. Kökeni Şah kaldırma ritüelinin kökenleri, Türkler
TR
Esra Nur Bulut

Merküt (ayrıca Markut, Bürküt), başta Altay, Yakut ve Kırgız Türkleri olmak üzere Türk halklarının mitolojilerinde yer alan, kartal formunda kutsal bir gök kuşudur. Hem bir ata ruhu hem de şamanlara gök yolculuklarında rehberlik eden kudretli bir varlık olarak kabul edilir. Büyüklüğü ve gücüyle doğaüstü bir konuma sahip olan Merküt, Türk kozmolojisinde yaratılış, soy ve şamanik inançlarla iç içe geçmiş önemli bir semboldür. Mitolojideki Yeri ve Önemi Merküt, sıradan bir hayvan figürünün ötesinde
TR
Mehtap Pamuk
SaSarı Uygurlar, Çin Halk Cumhuriyeti’nde resmî olarak tanınan 56 etnik azınlıktan biri olup Türk kökenli küçük bir topluluktur. Nüfuslarının 2000 yılı verilerine göre yaklaşık 13.700 civarında olduğu belirtilmektedir. Bugün en yoğun olarak Çin’in kuzeybatısında, Kansu (Gansu) Eyaleti’ne bağlı Sunan Sarı Uygur Özerk İlçesi ile çevresinde yaşamaktadırlar. Sarı Uygurlar, tarih boyunca coğrafi olarak Türk dünyasının en doğu sınırlarında varlıklarını sürdürmüşlerdir. Geleneksel olarak göçebe bir yaşam
TR
Duygu Şahinler

Mehmet Siyah Kalem, 15. yüzyılda yaşamış, hem Doğu hem de Batı sanatına ilham vermiş bir sanatçıdır. Onun eserleri, toplumların günlük yaşamını, inançlarını ve kültürel yapısını sanatsal bir perspektifle anlatmaktadır. Resimlerinde, Şamanizm ve fantastik öğeler, çarpıcı ve hayali bir dünyayı yansıtır. Bu eserler, yalnızca dönemin sanat anlayışını değil, aynı zamanda hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir yaratıcılığı gözler önüne serer. Göçebe kampı. Topkapı Sarayı, Hazine Kitaplığı. 2153. " ima
TR
Burak Enes