SaKöken Sadır kelimesi, Arapça ṣdr kökünden gelen ṣadr (صَدْر) sözcüğünden alıntıdır. Sözcüğün temel anlamı “göğüs” olmakla birlikte, zamanla mecazi anlamlar da kazanmıştır. Bu mecazi kullanımlar arasında “bir şeyin başı”, “mecliste ön sıra veya baş köşe” gibi anlamlar öne çıkar. Kaynak fiili olan ṣadara (صَدَرَ), “başladı, bir şeyden kaynaklandı” anlamındadır. Dolayısıyla sadır, bir şeyin kaynağını, merkezini veya ilk aşamasını ifade eden soyut bir isim haline gelmiştir. Kullanım Alanları Fizikse
TR
Tuğba Kalender
1136 (1723-24) yılında devrin idarî yapısına göre Bolu’ya bağlı Çarşamba kazasının Beylik köyünde doğdu. Babası Hüseyin Bey, Fâtih Sultan Mehmed devri sadrazamlarından Rum Mehmed Paşa’nın neslindendir. Bazı eserlerde Bolulu veya Teberdar lakaplarıyla anılır. Moralı Beşir Ağa’nın Dârüssaâde ağalığı zamanında İstanbul’a gelerek Eskisaray Baltacılar Ocağı’na alındı; kitâbetteki başarısı sebebiyle bir süre sonra kapı hasekisi, ardından da Dârüssaâde ağası yazıcılığı başhalifesi oldu. Bu görevi dolay
TRİslam Ansiklopedisi
Sultan II. Mahmud devlet teşkilâtında giriştiği ıslahat sırasında Sadrazam Rauf Paşa’nın unvanını 30 Mart 1838 tarihli bir hatt-ı hümâyunla “başvekil” olarak değiştirdi. Bu unvan padişahın ölümünden sonra 3 Temmuz 1839’da Hüsrev Paşa’nın sadrazam tayin edilmesiyle sona erdi. Sultan II. Abdülhamid’in 4 Şubat 1878’de Ahmed Vefik Paşa’yı “başvekil” tayin etmesi ise Osmanlı Devleti’nde 1876’dan beri yürürlükte bulunan Meşrutiyet’in bir gereği sayılabilir. Gerçekten Ahmed Vefik Paşa bu makamı “mes‘ûl
TRİslam Ansiklopedisi
Belgrad yakınlarındaki Yagodina’da doğdu. Asıl adı Mehmed olup mühründe babasının adı Nâsırüddin olarak belirtilmiştir. 1689’daki Belgrad Seferi sırasında henüz küçük yaşta iken Alâiyeli Gül Yûsuf Ağa’nın hizmetine girdi. İvaz lakabıyla anılması bu hizmete veriliş şekliyle ilgili olmalıdır. Efendisinin öldürülmesinden sonra yine Alâiyeli Koca Ebûbekir Ağa’ya intisap etti. Onun vezirlikle Cidde’ye tayininde (1721) kethüdâsı idi. Hac farîzasını da bu sırada yerine getirdi. İvaz Mehmed Ağa, 25 Şâba
TRİslam Ansiklopedisi
Türünün Türkçe’de ilk örneği olup Nevşehirli Damad İbrâhim Paşa’nın emriyle yazılmış ve ona ithaf edilmiştir. Dîbâcesinde adı Hadîka-i Vüzerâ şeklinde geçerse de eser Hadîkatü’l-vüzerâ adıyla tanınmış ve bu adla yayımlanmıştır. Hadîkatü’l-vüzerâ, Osman Gazi’nin oğlu olduğu ileri sürülen Alâeddin Paşa’dan Râmi Mehmed Paşa’ya kadar (ö. 1707) doksan üç sadrazamın biyografisini ihtiva eder. Ancak bu dönemde vezîriâzamlık makamında bulunanlardan bazıları kitapta yer almamaktadır. Nitekim Orhan Gazi’n
TRİslam Ansiklopedisi
Bazı eserlerde adı Derviş Mehmed olarak da geçer. Boşnak asıllı olup Enderun’da yetişti. Daha sonra Bostancı Ocağı’nda kethüdâ oldu. 1013 Şâbanında (Ocak 1605) bostancıbaşılık görevinde bulunuyordu (TSMA, nr. E. 7911). I. Ahmed’in annesi Handan Sultan nezdinde itibar sahibi olduğu zikredilir (Peçuylu, II, 316). I. Ahmed’in Bursa ziyareti sırasında İstanbul muhafızlığında bulundu. 18 Ocak 1606’da vezâretle kaptanıderyâlığa getirildi (BA, KK, Ruûs, nr. 256, s. 31) ve kendisinden önceki kaptanın ha
TRİslam Ansiklopedisi
AsKöken Âsaf kelimesi, Arapçadaki Āṣaf biçiminden Türkçeye geçmiş olup tarihsel olarak “vezir, bilge devlet adamı” anlamında kullanılmış bir unvandır. Arapçadaki bu biçim, kökenini İbranicede geçen Āsaph ben Berekyah adından alır. Tevrat’a göre bu kişi, Hz. Süleyman’ın bilgeliğiyle tanınan baş veziridir. Özel ad olarak kullanılan Āsaph, İbranice āsaph fiilinden türemiştir ve “toplamak, bir araya getirmek”, özellikle “ürün veya hasat toplamak” anlamına gelir. Bu kökten hareketle Âsaf adı, bilgeliği
TRÖmer Faruk Talas
1156 (1743) yılı ortalarında Safranbolu’da doğdu. Zülüflü baltacılardan İbrâhim Ağazâde Ali Ağa’nın oğludur. 1173’te (1760) İstanbul’a, Sarı Mustafa Paşa Kethüdâsı diye bilinen amcası Kaptanıderyâ Benli Hacı Mustafa Paşa’nın yanına gitti. Bunun oğlu İbrâhim Beyefendi ile birlikte kitâbet ve inşâ dersleri aldı. Daha sonra Baltacı Ocağı’na girdi ve burada Kaptanıderyâ Mustafa Paşa Biraderzâdesi diye meşhur oldu. Ardından Silâhdar Seyyid Mehmed Efendi’ye intisap etti ve Halife unvanıyla anılmaya ba
TRİslam Ansiklopedisi