
Bir yabancıydım kendi evimde Duvarlara çarpıp döndüm bin kere Senin sesinde buldum bir nefes Nefessizlikte boğuldum milyon kere Gözlerinde bir çıkış aradım Karanlıkta tek ışık sandım Senin için geldim, her şeyi yaktım Her şeyi dağıttım, sanırım Senin için geldim, seni umut ederek döndüm Sende ışık gördüm, kendi ışığımı söndürdüm Işığı süzdüm gözümle, kendimde gördüm seni Senin yüzünde, senin yüzünden Yokluğun ağır, altında kaldığım İçimden geçen hep aynı sancı Kendime düşman ettin beni Yalnızlığ
TR
Selahattin Köseoğlu
DoCanlı bir bedende ölü bir ruh taşıyorum Yüzüm güler, gözlerim ağlar, ağzım söyler de ruhum öylece susar... Günler geçer, geceler gider ben uyuyup uyanırım Ruhum sessizce bedenimden çıkmayı bekler Öyle acı veriri ki bu sessiz çığlıklarım bedenime ruhum sızlar... Ruh çıkmak ister beden tutsak etmiştir kendine... Lokman hekim gelse çaresini bulamaz artık Çare ondadır doktor, o ise uzaklarda Ben ve biçare gönlüm onu arar onu bekler O mesut, o mutlu, o habersiz Ölüm fermanım elimde de mührü onun duda
TR
Emine Kılıç