OkKöken Oksimoron kelimesi, İngilizce ve Fransızca “kendi içinde çelişkili ifade” anlamındaki oxymoron sözcüğünden gelmektedir. Eski Yunanca oxýmōron (ὀξύµωρον) “aptallığın uç noktası, retorik bir yöntem” anlamına gelir. Bu sözcük, Eski Yunanca oxýs (ὀξύς) “keskin, sivri” ve mōron (µώρον) “aptal” kelimelerinin birleşiminden türemiştir. Kullanım Alanları Edebiyat: Şiir ve düzyazıda güçlü imgeler oluşturarak zıtlığı ifade etmek için sıkça başvurulan bir sanat olarak kullanılır. Gündelik dil: İroni v
TR
Tuğba Aygün
MeTanım isim. İstiare, bir sözcüğün doğal anlamı dışında, başka bir anlamı ifade etmek için simgesel ve mecazi bir şekilde kullanılması; anlam kaydırması. Köken Metafor kelimesi, Fransızca métaphore veya İngilizce metaphor sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük, Eski Yunanca metaphorá (μεταφορά) “1. transfer, başkalaşım, 2. retorikte anlam kaydırması” sözcüğünden türetilmiştir. Metaphorá, Eski Yunanca metaphérō (μεταφέρω) “değiştirme, taşıma, başkalaştırma” fiilinden gelir. Metaphérō, Eski Yunanca phérō
TR
Meryem Şentürk Çoban
HiTanım Güzel ve etkili söz söyleme sanatı ve yeteneği. Konuşmacının duygu, düşünce ve fikirlerini belirli bir düzen içinde, dinleyiciyi etkilemeyi ve ikna etmeyi hedefleyen bir biçimde ifade etmesini içerir. Câmide hutbe okuma, hutbe îrad etme, hatiplik. Köken Hitabet kelimesi, Arapça "ḫaṭāba" (konuşma, hitap etme) kökünden türetilmiştir. Geçmişte hutbelerde ve dini konuşmalarda sıkça kullanılmıştır. Tarih boyunca, özellikle siyaset ve liderlik alanlarında etkili bir araç olmuştur. Kullanım Alanl
TR
Ahsen Karakaş
RiKöken Arapça rḳḳ kökünden türetilen ve "duyarlılık göstermek, acımak, ince olmak" anlamlarına gelen riḳḳa(t) (رِقّة) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Kelimenin temelinde yer alan raḳḳa fiili, hem fiziksel bir inceliği hem de kalbin yumuşamasını ifade eder. Türkçedeki yazılı kayıtlarda tespit edilen en eski kullanımı, 1330 yılına ait olan Aşık Paşa’nın Garib-name isimli eserine kadar uzanmaktadır. Kullanım Alanları Edebiyat ve Retorik: Metinlerdeki üslup zarifliğini ve seslerin estetik uyumunu tan
TR
Milena Bennu CAN

Köken Fransızcada "bir noktalama işareti" manasında kullanılan virgule sözcüğünden dilimize aktarılmıştır. Bu terim, Latincede "ince dal, sürgün, çubuk" anlamlarına gelen virgula kelimesinden alıntıdır. Latince olan bu sözcük ise; "değnek, baston, dal" manasını taşıyan virga isminin +ul° ekiyle küçültülmüş formudur. Kullanım Alanları Sentaks: Cümle içinde art arda sıralanan benzer görevdeki kelime gruplarının arasını belirlemek için kullanılır. Linguistik: Yazılı metinlerde anlam karışıklığını ö
TR
ZUŞAN ÖNER

Bugün bir lise öğrencisi geldi; projelerinden, yapmak istediklerinden ve artık bulunduğu kaba sığmadığından bahsetti. "Neler yapabilirim, nasıl yapabilirim?" üzerine konuşmak istedi. Bazen hayatımızda adımlarımızı hızlı atmak istiyoruz ama sonuca odaklanırken sonuca gittiğimiz yolu görmüyoruz. Bu genç ile muhabbet ederken değindiğim bir konudan sizlere de bahsetmek istedim. Günümüzde ülkemizde TEKNOFEST, Take Off vb. etkinliklerin artmasıyla hepimiz fikir üretmeye, tasarımcı düşünce yapısına ada
TR
Muhammet Ali Demir
LaKöken Lafzi kelimesi, Türkçeye Arapçadan geçmiş bir sözcüktür. Arapçada "söz, kelime" anlamına gelen lafẓ kelimesinden türetilen ve "söze ait, sözle ilgili" anlamına gelen lafẓī sözcüğünden alıntıdır. Kullanım Alanları Hukuk: Hukuk metodolojisinde; kanun maddelerinin veya hukuki metinlerin, kelimelerin dil bilgisi kurallarına ve sözlükteki ilk anlamlarına bağlı kalınarak yapılan yorum biçimini ("lafzi yorum") tanımlamak amacıyla teknik bir terim olarak kullanılır. Edebiyat: Klasik edebiyatta ve
TR
Ayberk Purutçuoğlu

Shakespeare'in yazdığı "Julius Caesar" adlı oyun, MÖ 44 yılında gerçekleşen Jül Sezar'ın suikastını ve sonrasındaki olayları konu alan tarihi bir trajedidir. Oyun, Sezar'ın yükselen gücünden endişe duyan bir grup senatörün, aralarında Sezar'ın yakın arkadaşı Brutus'un da bulunduğu bir komplo kurarak Sezar'ı öldürmesiyle başlar. Kitabın Konusu Oyun, Roma’nın lideri Jül Sezar’ın, Senato üyeleri (özellikle Brütüs ve Cassius) tarafından öldürülmesini ve bu ihanetin yarattığı kaosu anlatır. Brütüs, S
TR
Emirhan Fındık

Etkili konuşma, bireyin duygu, düşünce, bilgi ve görüşlerini açık, anlaşılır, ikna edici ve hedef kitleye uygun biçimde sözlü olarak aktarabilme yetisidir. Bu beceri, yalnızca bireysel iletişimi geliştirmekle kalmaz; aynı zamanda sosyal, akademik ve mesleki yaşamda da başarının temel taşlarından birini oluşturur. Etkili konuşma becerisine sahip bireyler, topluluk önünde kendilerini daha rahat ifade eder, güven verir, ikna gücünü artırır ve liderlik yeteneklerini sergiler. Bu nedenle söz konusu b
TR
Hümeyra Yılmaz
“Kök” demek olan asl kelimesinden gelen ve “esaslı, köklü; soylu, nesep sahibi” mânasındaki bu isim, XIX. yüzyılın son çeyreğinden itibaren yenileşme devrinde yazılmış edebiyat bilgileri kitaplarında Fransız retoriğinin tesiriyle üslûba ait bir terim olarak ortaya çıkmıştır. İlk defa Abdurrahman Fehmi’nin Tedrîsât-ı Edebiyye’sinde, Fransızca “noblesse”in karşılığı ve üslûbun umumi vasıflarından biri olmak üzere yer alan bu kelime sonraları “edeb-i kelâm” ve “mümtâziyet” gibi terimlerle karıştırı
TRİslam Ansiklopedisi