
10 Mayıs, dünya genelinde psikologların mesleki faaliyetlerini, toplumsal refaha katkılarını ve ruh sağlığı alanındaki kritik rollerini vurgulamak amacıyla Dünya Psikologlar Günü olarak kaydedilmektedir. Bu tarih, bireysel ve toplumsal ruh sağlığının korunması, desteklenmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde psikolojik hizmetlerin bilimsel temellerine dikkat çekmek için kapsamlı bir zemin oluşturur. Psikologların Mesleki Tanımı ve Bilimsel Temelleri Psikolog, hem insanların hem de hayvanların zihin
TR
Miray GÜR

Majör depresyon, bireyin günlük yaşamını önemli ölçüde etkileyen, duygu durumunda belirgin ve sürekli bir çöküş ile karakterize edilen psikiyatrik bir bozukluktur. Klinik depresyon ya da majör depresif bozukluk (MDD) olarak da adlandırılan bu durum, yalnızca geçici bir üzüntü hali değil, işlevselliği bozan ve müdahale gerektiren ciddi bir zihinsel sağlık sorunudur. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre majör depresyon, dünya genelinde en yaygın ruh sağlığı bozukluklarından biridir ve bireyin kişisel, sosy
TR
Nida Üstün

Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu (Binge Eating Disorder), bireyin belirli kısa bir zaman diliminde (genellikle 2 saat veya daha kısa sürede), çoğu kişinin aynı sürede tüketebileceğinden daha fazla miktarda yiyecek tüketmesiyle karakterize edilen bir yeme bozukluğudur. Bu nöbetler sırasında birey, yiyecek alımı üzerinde kontrol kaybı yaşadığını belirtir ve yemeyi durdurmakta güçlük çeker. Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu'nun (TYB) ayırt edici özelliği, tekrarlayan tıkınırcasına yeme nöbetlerinin ardından
TR
Miray GÜR

Carl Ransom Rogers, 8 Ocak 1902'de Şikago, Illinois’de doğdu. Katı dini görüşlere sahip bir çiftçi ailesinin ortanca çocuğuydu. Küçük yaşlarda bilimsel konulara ilgi geliştirdi ve Wisconsin Üniversitesi’nde ziraat eğitimi aldı. Ancak, bu alanda devam etmeyerek psikolojiye yöneldi. Columbia Üniversitesi’nde psikoloji eğitimi aldı ve 1931 yılında klinik ve eğitim psikolojisi alanında doktora derecesini tamamladı. Kariyer Başlangıcı ve Psikoterapi Alanına Yöneliş Eğitimini tamamladıktan sonra, 1928
TR
Miray GÜR

Borderline Kişilik Bozukluğu (BKB), kişilik gelişiminde yaşanan ciddi bozukluklarla karakterize edilen, duygusal düzensizlikler, kimlik sorunları, impulsif davranışlar ve aşırı uçlardaki ilişki dinamikleriyle tanımlanan psikiyatrik bir hastalıktır. BKB, genellikle ergenlik veya genç yetişkinlik dönemlerinde belirginleşerek kişilerin günlük ve mesleki yaşamlarını, sosyal ilişkilerini ve psikolojik iyilik hallerini önemli ölçüde etkileyebilir. Kişilik bozuklukları arasında en karmaşık ve tedavi sü
TR
Meryem Betül Kaya

Viktor Emil Frankl (1905-1997), Avusturyalı nörolog ve psikiyatrist olup anlam odaklı terapi yaklaşımı olan logoterapinin kurucusu olarak bilinmektedir. Frankl, bireyin temel güdüsünün haz arayışı (Freud’un psikanalizi) veya güç isteği (Adler’in bireysel psikolojisi) değil, anlam arayışı olduğunu ileri sürmüştür. II. Dünya Savaşı sırasında Nazi toplama kamplarında edindiği deneyimler, onun psikolojiye ve psikoterapiye yaklaşımını şekillendirmiştir. Frankl’ın en önemli çalışmaları arasında İnsanı
TR
Meryem Betül Kaya

The Girl in the Window (Camdaki Kız) is a psychological novel by Gülseren Budayıcıoğlu, known for psychological themes. Drawing from her extensive background in psychiatry, the author weaves a compelling narrative that reflects real-life experiences. According to Budayıcıoğlu, The Girl in the Window is based on a true story. Scope and Themes The novel centers around the life of Nalan, the protagonist, and explores her inner conflicts and deep-rooted traumas. Themes such as psychological trauma,
EN
Ömer Said Aydın
MuMunchausen Syndrome (Factitious Disorder) is a psychological condition characterized by individuals intentionally presenting symptoms of illness or deliberately causing harm to themselves in order to assume "the sick role". This syndrome involves individuals claiming physical or psychological illnesses and seeking medical intervention for treatment. The term "Munchausen Syndrome" is derived from the 1785 novel Baron Munchausen's Narrative of His Marvellous Travels and Campaigns in Russia by Rudo
EN
Ömer Said Aydın

Histriyonik Kişilik Bozukluğu, erken yetişkinlik döneminde başlayan, yaşamın pek çok alanında aşırı duygusallık ve sürekli ilgi odağı olma ihtiyacı ile kendini gösteren süreğen bir psikiyatrik durumdur. Bireyler, sosyal, mesleki ve kişisel ilişkilerinde dramatik, dışa dönük ve baştan çıkarıcı davranışlar sergilerler. Hastalık, kişinin kendi davranışlarını sorunlu olarak algılamadığı, egoyla uyumlu bir yapıya sahiptir. Bireylerin içgörüden yoksun olmaları ve davranışlarının patolojik boyutunu gör
TR
Nida Üstün
EgKöken Kelime, Fransızca "varoluşçuluk, varoluşçu felsefe veya yaşam tarzı" anlamına gelen existentialisme sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu sözcük, Fransızca existence (varoluş, mevcudiyet) kelimesine "+ism" ekinin getirilmesiyle türetilmiştir. Fransızca sözcüğün kökeni ise Latince aynı anlama gelen exsistentia sözcüğüdür. Latince terim, "ortaya çıkmak, zuhur etmek, olmak" anlamındaki exsistere fiilinden türetilmiştir. Bu fiilin kökünde ise "durmak, dikilmek, sıkı durmak, kavi olmak" anlamların
TR
Cemile YAKAÇ