
Hypnic jerks (also known as hypnic myoclonus, hypnagogic jerk, or sleep-start) is a physiological phenomenon characterized by sudden, involuntary, and brief contractions of one or more muscles at the onset of sleep. These contractions are often accompanied by a sudden sensation of “falling,” “being pulled into emptiness,” or a “startle” as the individual begins to drift into sleep. Hypnic jerks typically occur during the transition to the first stage of non-rapid eye movement (NREM) sleep. They
EN
Nursena Güller

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT); bireyin işlevsiz öfke, korku ve hüzün gibi uyumsuz duygusal süreçlerini ve davranış kalıplarını yeniden yapılandırmayı hedefleyen bir ekoldür. Bu yaklaşımın temelini oluşturan psikolojik sorunlar; Aaron T. Beck'in ifadesiyle "otomatik düşüncelerden", Ebu Zeyd el-Belhi'nin kavramıyla ise "ahadisü'n-nefs" beslenir.Judith S. Beck, Bilişsel Davranışçı Terapi: Temelleri ve Ötesi, çev. ed. Muzaffer Şahin (Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık, 2023), 137. Abu Zayd al-Balk
TR
Sümeyye Alan
NeKöken Fransızca "ölü sevici" manasına gelen nécrophile sözcüğünden dilimize aktarılmıştır. Kullanım Alanları Psikiyatri: Kişinin cinsel dürtülerini canlı varlıklar yerine ölü bedenlere yöneltmesiyle karakterize edilen ağır bir parafilik bozukluğu tanımlamak için kullanılır. Tıp: Otopsi veya suç mahalli incelemelerinde, ceset üzerinde saptanan istismar bulgularını ve bu yöndeki tıbbi kanıtları belirtmek amacıyla kullanılır. Hukuk: Failin suç işleme motivasyonlarını analiz ederken veya yargılama s
TR
ZUŞAN ÖNER
MaKöken Arapça mrḍ kökünden gelen maraḍ (مرض) “hastalık” sözcüğünden türemiştir. Bu sözcük Arapça mariḍa “hasta idi” fiilinin faˁal veznidir. Aynı kök, Akatça marāṣu “hasta olmak” fiiliyle eş kökenlidir. Osmanlı Türkçesinde “maraż” sözcüğüne +i nispet eki getirilerek oluşturulmuştur: marażī. Kullanım Alanları Tıp literatüründe, patolojik durumları nitelendirmek için kullanılır. Psikopatoloji alanında, hastalıklı düşünce ve davranış biçimlerini betimlemek amacıyla tercih edilir. Edebi metinlerde, k
TR
Ayşenur Bayraktar

Histriyonik Kişilik Bozukluğu, erken yetişkinlik döneminde başlayan, yaşamın pek çok alanında aşırı duygusallık ve sürekli ilgi odağı olma ihtiyacı ile kendini gösteren süreğen bir psikiyatrik durumdur. Bireyler, sosyal, mesleki ve kişisel ilişkilerinde dramatik, dışa dönük ve baştan çıkarıcı davranışlar sergilerler. Hastalık, kişinin kendi davranışlarını sorunlu olarak algılamadığı, egoyla uyumlu bir yapıya sahiptir. Bireylerin içgörüden yoksun olmaları ve davranışlarının patolojik boyutunu gör
TR
Nida Üstün

Hikikomori, en başta Japonya'da tanımlanmış ağırlıklı olarak gençlerde görülen ve çoğunlukla uzun süreli bir sosyal geri çekilme durumunu ifade eden psikopatolojik ve sosyal bir sendromdur. Terim, Japoncada "geri çekilme ve mahkum olma" anlamına gelir. Hem sosyal temastan kaçınma eylemini hem de bu durumu yaşayan kişiyi tanımlamak için bir isim olarak kullanılır. Bu durum, ergenlerin ve genç yetişkinlerin, aylarca, hatta yıllarca evlerinin, genellikle de ebeveynlerinin evindeki tek bir odaya kap
TR
Nursena Şahin
PaKöken Eski Yunanca kökenli bir kelimedir. Eski Yunanca "pathos" kelimesinden türemiştir. Fransızca "pathologie" kelimesinden Türkçeye geçmiştir. Kullanım Alanları Tıp ve Sağlık Bilimleri: Hastalıkların nedenlerini, gelişimini, etkilerini ve sonuçlarını hücresel ve dokusal düzeyde inceleyen uzmanlık alanıdır. Hastane ve Laboratuvar Hizmetleri: Biyopsi, otopsi, sitoloji gibi yöntemlerle hastalık tanısının konulmasında kullanılır. Veterinerlik: Hayvan hastalıklarının patolojik incelemelerinde de be
TRElif Kaya
BeThe Beck Anxiety Inventory (BAI) is an inventory developed by Aaron T. Beck and his colleagues that aims to measure anxiety symptoms. The scale consists of 21 items. It focuses specifically on identifying the cognitive components of anxiety. Its primary purpose is to provide a concrete score for measuring anxiety levels in a psychiatric patient sample. Initial translation studies were conducted by Nesrin H. Şahin (1992), and initial validity and reliability studies were conducted by Mustafa Ulus
ENSeher Gökalp
EmKöken Emboli kelimesi, Fransızca "damar tıkanması" anlamına gelen embolie sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Bu terim, Eski Yunancada "araya girme, kesinti" manasındaki embolḗ (εμβολή) sözcüğünden +ia ekiyle türetilmiştir. Kelimenin kökeni, Eski Yunanca "atmak" anlamındaki bállō (βάλλω, βολ-) fiiline dayanmakta olup, bu fiilin en+ ön ekiyle birleşerek fiilden türetilmesiyle oluşmuştur. Kullanım Alanları Tıp (Genel Patoloji): Damar içinde dolaşan bir pıhtı, yağ ya da hava kabarcığının damarı tıkamas
TR
ZUŞAN ÖNER
PsPsikodinamik kuram, insan davranışının bilinç dışı motivasyonlar, içgüdüsel dürtüler ve erken çocukluk deneyimleri tarafından şekillendirildiğini öne süren bir yaklaşımdır. Bu kuram, bireyin farkında olmadığı psikolojik çatışmaların, kişilik gelişimini ve ruh sağlığını derinden etkilediğini savunur. Sigmund Freud'un çalışmalarıyla temelleri atılan bu yaklaşım, özellikle terapi süreçlerinde, bireylerin mevcut sorunlarının kökenlerini bilinç dışına itilmiş anılarda ve duygularda arar. Kuram, birey
TR
Muhammed Samed Acar