BiBazı defterler vardır; satın alındıkları günün heyecanını yıllarca ilk sayfalarında taşırlar. Rafın bir köşesinde beklerler. Kapakları hâlâ temizdir, sayfaları hâlâ serttir. İnsan onları sıradan bir günde kullanmaya kıyamaz. Daha önemli bir zaman gelecektir çünkü. Daha düzenli hissedilen bir dönem, daha net düşüncelerin olduğu bir mevsim, daha “doğru” bir başlangıç anı... O yüzden defter bekler. İnsan da onunla birlikte bekler. Ve fark etmeden, kullanılmamış sayfaların içinde yalnızca mürekkep d
TR
Ebrar Sıla Peri
GeKöken Gelişim, Türkiye Türkçesi gel- fiilinden Türkiye Türkçesi -iş ekiyle türetilmiştir. Kelime, eylemin isim hâline gelmesiyle oluşmuştur. Türkçede bu türetme biçimi, zamanla yerleşmiş ve dilde kalıcı hâle gelmiştir. Kullanım Alanları Biyoloji: Canlıların fiziksel ve zihinsel olarak büyüme ve olgunlaşma süreçlerini ifade etmek için kullanılır. Eğitim: Öğrencilerin bilgi, beceri ve yeteneklerinin zaman içinde ilerlemesini tanımlamak amacıyla kullanılır. Psikoloji: Bireylerin ruhsal ve bilişsel
TR
Fatmanur Mavibaş

Düşünce yapımızın şekillenmesi, alışkanlıkların oluşumu, bağlamın etkisi vs. eğitimin ve özellikle öğrenme süreçlerinin temel unsurlarıdır. Bu kavramlar, kişilik oluşumunu hayat boyu yatay eksende kesen unsurlardır. Deneyim sahasında atılan her adım bir sonrakini şekillendirmekte ve yapılandırmaktadır. Her adımda tekrar tekrar dikkate alınan ve yapılandırılan bu hususlar deneyimin sürekliliği kavramı ile bir bütünlük taşımaktadır. John Dewey’in “Deneyimin Sürekliliği” kavramı ile açıklığa kavuşt
TR
Eyüp Uygun

(Kaynakçayı alfabetik sıraya göre yapmama rağmen bozuluyor bunu dikkate alarak değerlendirirseniz sevinirim.) Çocuk ruh sağlığı, çocuk ve ergenlerin ideal psikolojik sağlık düzeyine ulaşma, bu düzeyi sürdürme ve işlevselliklerini koruma kapasitesi olarak tanımlanmaktadır. Bu dönemde ortaya çıkan ruhsal bozukluklar, çocukların normal gelişim süreçlerini aksatarak bireysel ve toplumsal işlevselliği olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Epidemiyoloji ve Yaygınlık Çocukluk ve ergenlik döneminde görülen
TRMelisa Yıldırım

Sevdiğin birine "seni seviyorum" demek, aslında sadece üç kelime söylemekten ibaret değildir. O üç kelimenin arkasında, kendini tamamen savunmasız bırakma cesareti yatar. Çoğu insan için asıl zor olan, reddedilme ihtimali değil; duygularını dile getirdiği anda kendi üzerindeki kontrolü kaybediyormuş hissine kapılmaktır. Kontrolü Kaybetme Korkusu: Duygularını Açığa Vurulması (Yapay Zeka ile Oluşturulmuştur) " image-element-format="right" image-height="1254" image-source="https://cdn.t3pedia.org/m
TR
Ömer Said Aydın
KiKüçükken İhtiyaç Duyduğum İnsana Dönüştüğümde Bazı insanlar hayatı büyüyerek öğrenir, bazılarıysa büyürken içindeki bazı şeyleri eksik büyütür. Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünür: zaman ilerler, insanlar değişir, hayat devam eder. Ama iç dünyada bazı duygular aynı yerde kalır. Bir yer vardır ki, orası yıllar geçse de aynı soruyu sormaya devam eder: “Ben görülüyor muyum?” İnsan bazen fark etmeden şuna dönüşür: Bir zamanlar eksikliğini yaşadığı şeyi, başkalarına vermeye başlayan kişiye.
TR
Zeynepnur Karagülle

Her Şey Doğruyken Yanlış Gelen Bir Şey Var Zaman zaman, dış dünyanın bütün parametreleri yerli yerinde görünürken, içimde tarifini yapmakta zorlandığım bir uyumsuzluk belirir. Nesnel düzlemde herhangi bir kırılma yoktur: mekân düzenlidir, ilişkiler akışkandır, sözler birbirini takip eder. Fakat bütün bu görünür uyumun altında, yalnızca benim sezebildiğim ince bir kayma, bir eksen sapması hissedilir. Sanki hakikat ile onun temsili arasında milimetrik bir fark oluşmuş ve bu fark, gürültüsüz ama ıs
TR
İrem Naz Acar

Helikopter ebeveynlik; çocuklarının hayatlarına aşırı derecede odaklanan, onlar adına sürekli planlar yapan, her türlü soruna anında müdahale eden ve çocuklarına kendi başlarına hareket etme özerkliği tanımayan anne baba tutumunu ifade eden bir kavramdır. Bu terim ilk olarak 1969 yılında psikoterapist Haim Ginott tarafından, bir ergenin annesini sürekli etrafında dönen bir helikoptere benzetmesi üzerine kullanılmıştır. 【1】Günümüzde bu kavram, sergilenen aşırı korumacı davranışın şiddetine ve tür
TR
Nida Üstün
BaBazı anların içindeyken onların sıradan olduğunu düşünürüz. O an geçer gider, biz de fark etmeden hayatın telaşına karışırız. Oysa insan çoğu şeyin değerini kaybettikten sonra anlıyor. Bir masada edilen sohbetin, birinin gözlerinin içine bakarak gülmenin, eve dönerken hissedilen huzurun ya da sadece sessizce geçirilen bir akşamın bile aslında ne kadar özel olduğunu çok sonradan fark ediyoruz. Çünkü hayat bazen büyük mucizelerde değil, bir daha tekrarlanmayacak küçücük anlarda saklıdır. Belki de
TR
Zeynepnur Karagülle