
Hata yapma korkusu, birçok insanın potansiyelini sınırlayan güçlü psikolojik engellerden biridir. Kimi insanlar yeni bir işe başlamaktan çekinir, kimi fikirlerini paylaşamaz, kimi ise karar vermeyi sürekli erteler. Bunun temelinde çoğu zaman başarısızlıktan çok hata yapma ihtimali vardır. Çünkü bazı bireyler için hata, yalnızca yanlış bir sonuç değil; yetersizlik, reddedilme, eleştirilme veya değer kaybı anlamına gelir. Bu korku kontrol altına alınmadığında kişinin kariyerini, ilişkilerini, üret
TR
Ömer Said Aydın

Başarısızlık korkusu, bir hedefe ulaşamama ihtimalinin kişide yarattığı endişe, kaygı ve geri çekilme duygusu olarak tanımlanabilir. Özellikle girişimcilik gibi risk ve belirsizlik içeren alanlarda bu korkunun daha yoğun hissedildiğini düşünüyorum. Yeni bir işe başlamak ya da önemli kararlar almak, beraberinde başarısız olma ihtimalini de getiriyor. Bu durum bazen insanı duraksatırken bazen de daha dikkatli hareket etmeye yöneltebiliyor. Bana göre başarısızlık korkusu, yalnızca olumsuz bir duygu
TR
Öznur TOPDAĞ
KeOkula başladığı ilk günden beri başarı odaklı yaşayan ve gerçek başarının sadece alınan notlardan ibaret olduğunu düşünen biri kendi yolunu nasıl çizer? Çevrenin seslerini kısması mümkün mü? İşte tam olarak bu sorularla başladı “başarı” tanımını sorgulamam. İlkokul, ortaokul, lise… Bunların hepsinde öğretmenlerimin ve ailemin deyimiyle çok başarılıydım. Bu durum o zamanlar benim için mutluluğumun tek sebebiydi. Ancak hiçbir zaman gerçek anlamda hangi mesleği yapmak istediğime dair düşünmemiştim.
TR
Büşra ÖZEN KILIÇ

Akademik dayanıklılık, öğrencilerin eğitim yaşamlarında karşılaştıkları akademik güçlükler, başarısızlık deneyimleri ve olumsuz çevresel koşullara rağmen öğrenme süreçlerini sürdürebilme ve akademik hedeflerine ulaşma yönünde çaba göstermeye devam etme kapasitesini ifade eden bir kavramdır. Eğitim bilimleri ve psikoloji alanlarında ele alınan bu kavram, özellikle dezavantajlı koşullarda eğitim gören öğrencilerin başarılarını açıklamak amacıyla geliştirilen önemli bir araştırma alanıdır. Akademik
TRYaren Topaloğlu

Günümüz dünyasında tuhaf, sonu gelmez ve insanı içten içe tüketen bir yarışın, hiç durmadan öğrenmenin telaşı içindeyiz. Sanki bir an dursak, bir kitabı yarım bıraksak ya da yeni çıkan o popüler eğitime katılmasak çağın gerisinde kalıp silinip gidecekmişiz gibi hissediyoruz. İçimizde sosyal medyanın da çok emeği olan ustalıkla büyütülen o geri kalmışlık korkusu, bizi fıtratımıza hiç uygun olmayan, hayatımızda zerre kadar fayda sağlamayacak lüzumsuz bilgilerin peşinde nafile yere koşturuyor. Çoğu
TR
Gözde Cabadak

Almanca'da "Torschlusspanik" diye bir kelime var. Kelimenin kökeni, ortaçağ Avrupa'sındaki surla çevrili şehirlere dayanır: gece belirli bir saatte şehrin büyük kapıları kapatılır, dışarıda kalanlar ise vahşi hayvanlara, eşkıyalara, soğuğa terk edilirdi. "Kapı kapanma paniği" — tam da bu görüntüden doğmuş bir korku. Zamanında içeri girememe, geç kalma, dışarıda kalıp kapatılan bir şeyin ardında kalakalma korkusu. Bugün kimse şehir kapılarından korkmuyor elbette. Ama bu kelime, modern hayatın ort
TR
Ömer Said Aydın

Bir şeyler değişti. Sadece teknoloji değil; zamanı algılayışımız, beklemeye olan tahammülümüz ve hatta duygularımızı yaşama biçimimiz de değişti. Artık neredeyse her platformda içerikleri 2x hızında izleme veya dinleme seçeneği var. Bir podcast'i normal hızında dinlemek uzun geliyor, eğitim videolarını hızlandırıyoruz, dizilerde yavaş ilerleyen sahneleri atlıyoruz. Verimlilik adına kazandığımızı düşündüğümüz dakikalar, sanki bizi sürekli daha fazla şeye yetişmeye zorluyor. Çünkü hepimiz bitmeyen
TR
Esra Abdulazizoğlu

Süper anne sendromu, modern batı kültüründe ve iş yaşamında kadının hem profesyonel kariyerinde hem de ev içi sorumluluklarında kusursuz bir performans sergileme zorunluluğu hissetmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu kavram, bir işe sahip olan, ev ve aile sorumluluklarını yerine getiren, her zaman kontrolü elinde tutan ve tüm bu süreçlerde mükemmel görünen kadın imajını temsil etmektedir. Toplumsal Dayanaklar ve Etiyolojik Faktörler Süper anne sendromunun temelinde, toplumsal cinsiyet rolleri aracıl
TR
Nursena Şahin
DoHayat çok hızlı ve karmaşık mı, her saat başı yeni bir yere mi yetişmemiz gerekiyor? Kendimize ayıracak bir dakikamız bile yok mu? Hayat dediğimiz "karmaşık bir yumak" ve biz o karmaşada ipi çözmeye mi çalışıyoruz? Sanki hiçbir şeye yetişemiyor, sürekli bazı trenleri kaçırıyoruz. Peki hayat bu kadar karmaşık mı gerçekten, yoksa o ipi biz mi dolaştırıyoruz? Geçen her trene binmeye çalışırsak asıl varmak istediğimiz istasyona geç kalıyoruz, fakat bunun farkında olamıyoruz. Bir trenin güzergahı hoş
TRİrem Kırmıt

Zorluklar, sorunlar, sıkıntılar, engeller, bunalımlar, daralmalar; hepsi dünyada yaşayan insan için birer zorunluluktur. Bu gerçeklikler, dünya ve insanın işleyişinde insan için ihtiyaç olan gerekliliklerdendir. Bu durumların var olması sorun değildir. Sorun olarak değerlendirilmediği müddetçe... Çünkü ne dünya ne de insan kusursuzluk, yani sorunsuzluk vadetmemektedir. Kaldı ki, sayılan durumlar da bir kusur değildir. Tıpkı gülün dikeninin olması, onun kusuru olmadığı gibi. Gülün dikeni, gülün k
TR
Hilmi Onur Kaya